dike ile cümle
dike kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Hemipenis çatallıdır ve her tarafı dikenlidir. [1]The hemipenis is forked and spiny all over.[1]
Dikensi hücreSpinous cell
Broşlama tezgahları, tezgah hareketinin yatay ya da dikey olmasına göre birbirlerinden ayrılırlar.The machines are distinguished by whether their motion is horizontal or vertical.
Dikey broşlama makinelerinin vuruş mesafesi genellikle 1.5 metrenin altındadır.Vertical broaching machines rarely have a stroke longer than 60 in (1.5 m).[18]
Dikey tezgahlar daha az yer kapladıkları için kullanıcılar tarafından daha çok tercih edilir.Vertical machines are more popular because they take up less space.[1]
Güzel çiçeklerin dikenleri vardır.Hübsche Blumen haben Dornen.
İğne kullanmadan dikiş dikebilir misiniz?Können Sie nähen, ohne eine Nadel zu verwenden?
Mary çok iyi dikiş dikebilir.Maria kann sehr gut nähen.
Dikenli Köyü halkı; içten, samimi, hoşgörülü ve hazırcevaptır.Zur Gemeinde gehören die Ortsteile Kaliß, Neu Kaliß, Heiddorf und Raddenfort.
Sağa-sola doğru olanlara yatay yol, yukarı aşağı olanlara dikey yol denir.Die verschränkte Streckenführung links liegen lassen, also rechts in den (unbefestigten) Weg.
Omuz dikenlerinin de savunma amaçlı veya görsel amaçlı olması tartışmalıdır.Ob diese Schulterstacheln zur Verteidigung oder visuellen Zwecken dienten, ist umstritten.
Episkopi Cantonment Ağrotur askerî üssünde bulunmaktadır, fakat Dikelya da buradan yönetilmektedir.Episkopi Cantonment liegt in der Militärbasis Akrotiri, jedoch wird von hier aus auch Dekelia verwaltet.
Filipinler'de çiftçiler bambu sırıklarını şans getirsinler diye tarlalarının etrafına dikerler.Auf den Philippinen werden Bambuskreuze von Landwirten als Glücksbringer aufgestellt.
Bunun yanında topraklarına göz diken komşu ahalilerin ordularına karşı da tedbirli olmaya çalışıyorlar.Nachdem das gelungen ist, rüstet man sich auch gegen das mächtige Nachbarland.
Bu dikenler büyüdükleri omurlardan yedi ya da on bir kat daha büyüktür.Diese Fortsätze waren sieben- bis elfmal höher als die Rückenwirbel, die sie trugen.
Bunun için Krimehild Siegfried’in elbisesinin üzerine, tam o bölgeye bir haç diker.Sie solle diese Stelle auf Siegfrieds Kleidung durch ein Kreuzchen markieren.
Göz çizgisini işaret eden, ortasında (biri dikey, biri yatay) kesişen eğik çizgilerle bir yuvarlak çizdiler.Deren Mitten sind über einen Steg mit einer Membran verbunden, welche die Grube abdeckt.
Bu nedenle her şaman kendisini temsil eden bir ağaç diker.Fast jeder Ast wieder ein Baum für sich!
Bütün çöl kerkenkeleleri gibi, dikenli çöl kertenkelesi de zamanının çoğunu oyuklarda geçirir.Wie die meisten Haselhühner verbringen auch die Kragenhühner den größten Teil der Zeit auf dem Boden.
Eğer iyi hissetmeni engellemesini isteseydim onu dikenli olarak falan yaratırdım.Hätte ich nicht gewollt, dass es sich gut anfühlt, dann hätte ich Stacheln oder so drangebastelt.
Bu dikenler onları balık yiyen hayvanlara karşı koruması içindir.Diese können zur Verteidigung gegen Fische, die am Schwamm fressen wollen eingesetzt werden.
Oyun sırası gelen oyuncular bir taşın üzerine totu diker.Die Spieler einer Mannschaft spielen der Reihe nach Steine.
High Accuracy Radial Velocity Planet Searcher - Yüksek seçicili dikey hız gezegen araştırıcısı) ile saptandı.Die radialen Geschwindigkeiten wurden vom High Accuracy Radial velocity Planet Searcher (HARPS) gemessen.
App Store arama sonuçları iPhone'de dikey hareket eder.Myprospekt.de bringt Schweinebauchanzeigen aufs iPhone.
Baş dikey olup, üsten prothorax tarafından gizlendiğinden görülmez.Der Kopf ist fast vollständig vom Prothorax verdeckt.
Bayrak mavi, sarı ve yeşil renklerin 1:2:1 oranında dikey olarak konumlandırılmasından oluşmaktadır.Die livische Flagge besteht aus den Farben Grün, Weiß und Blau, welche im Verhältnis 2:1:2 stehen.
Sırtında 2 sıra dikeni bulundurur.Hinten hat sie eine doppelte Neigung.
Video tek kamerayla kesintiz şekilde ve dikey açıyla çekilmiştir.Der Sex findet allein und abgewandt von der Kamera statt.
Sırtında iki yüzgeci ve dikenleri vardır.Es verfügt über zwei Vollgeschosse und ein Mansardwalmdach.
Bu bitkinin ilginç ismi, aslında bir boğa boynuzuna benzeyen dikenlerinin şeklinden gelir.Der Aalstrich hat seinen Namen von seiner Form, die der Gestalt eines Aals ähnelt.
Daha sonra mahallenin ikiye bölünmesin den dolayı aşağı dikencik ve yukarı dikencik olarak ad almıştır.Puis, pour ne pas l'abandonner, il saisit des deux mains les palissades.
Günlük dikey göç yaparlar.Do you make daily builds?
Tayfı, aynı süre içinde dikeyhız değişimi gösterir.La police de caractère change par la même occasion.
Zombilere diken atar ve saldırısı Cattail'ınkine benzer.C'est le plus stupide des généraux et ses attaques ressemblent à celle de Tigre.
Söylenenin aksine dikenlerini fırlatmazlar.Ceux-ci, contrairement à leur nom, ne jetaient pas de grenades.
Bunun için Krimehild Siegfried’in elbisesinin üzerine, tam o bölgeye bir haç diker.Elle coudra une croix à cet emplacement sur les vêtements de Siegfried.
Dikey yüzeylerde hareket edebilir.Les touches peuvent apparaître en surface.
Bu basılım 1916 yılına kadar tüm pullarda yatay, dikey ve örgü kâğıtlarda uygulandı.Elle y vend des tapis et des tissus en porte-à-porte ou sur les marchés jusqu'en 1984.
En aciz ve cahil yeniçeri bile bu makama göz dikebilirdi.Les recherches les plus pénibles et les plus ingrates ne l’ont point rebuté.
High Accuracy Radial Velocity Planet Searcher - Yüksek seçicili dikey hız gezegen araştırıcısı) ile saptandı.Ces mesures ont été faites à l'aide du High Accuracy Radial velocity Planet Searcher (HARPS).
24 km/sn'lik bir Dikey hızı olan yıldız, Güneşin sadece %40'ı kadar bir metallikliğe sahiptir.Un déplacement à une vitesse de l'ordre de 2 000 km/s n'utiliserait que 40 % de la radiation solaire captée.
Daha az olduğunda ise, dikey olarak alçalır.Plus il est faible, plus il réduit l'éblouissement.
Her oyuncu bu üçgenin içine kendi misketlerini diker.Chaque nation apporte sa contribution à ce système tri-national.
"Bir adam dikenli tel çitine takılır.Un homme est en difficulté avec sa tringle à rideaux.
Bacaklar kahverengi renktedir ve tibia II diken bulundurur.Mais le jeune général a les deux jambes gelées et le typhus.
Ama indikleri bölge dikenli telli idi.Le contraire signifiait que les terres seraient stériles.
Hera onu Hesperidlerin bahçesine diker.Hercule dans le jardin des Hespérides.
Femur I ve II arka taraflarında diken bulundurmaz.On distingue parfois Amsabang I et Amsabang II.
Örneğin "Dikensiz gül olmaz." atasözü "Gül dikensiz olmaz" şeklinde söylenemez.Une autre vidéo populaire est celle où il est expliqué pourquoi le rose n'est pas une « vraie » couleur.
Üç diyarın tasvirleri Ulukayın’ın üzerine dünyada yer aldıkları şekilde, dikey olarak işlenir.Trois courtes années achèvent ce qui fut considéré comme le chantier du siècle ».
Transept bazilika planını dikey biçimde keserek, kilise alanını haç işareti biçiminde vurgulayan çapraz nef.Charpente Détail de la charpente Fonts baptismaux La croix sur la place de l'église.
Karolin doğum gününde Anna'ya kırmızı bir pelerin diker.Rose souhaite faire une grande surprise à Robert pour son anniversaire.
Bu genellikle dikey asal gerilme mika büyüme ile aynı prensibi izler.Ce choix pose immédiatement le même problème de partage de suprématie qu'avec Fignon.
1918-1919 yıllarında çizgileri Diken ve Gıdık dergilerinde yer aldı.Entre 1917 et 1919, il fait un certain nombre de séjours dans des lieux de cure et maisons de santé.
Dikenli karıncayiyenler yavrularını 7-8 hafta kesesinde muhafaza eder.L'oisillon est nourri par ses deux parents pendant 7 à 8 semaines.
Vücut yanlarındaki pullar az dikenlidir.Les marques sur le corps sont rares.
Güzel çiçeklerin dikenleri vardır.Las flores hermosas tienen espinas.
Bir diken Atatürk'ün parmağına batar, çocuk bir dikenin nasıl Atatürk'ün elini delebildiğini sorar.El chico pregunta cómo puede una espina picar la mano de Atatürk.
Kırmızı gül dikenleriyle birlikte kullanılır; çünkü kan dökme özelliğini gösterir.El rojo siempre va arriba, ya que representa la sangre.
De Weldon bayrağı diken altı askerin yaşayan üç tanesinin hayatından hareketle heykeli yapmıştır.De Weldon hizo los retratos al natural de tres de los seis hombres alzando la bandera.