Ana içeriğe geç
Sözlük

dike ile cümle

dike kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Bu nedenle her şaman kendisini temsil eden bir ağaç diker.Fast jeder Ast wieder ein Baum für sich!
Bütün çöl kerkenkeleleri gibi, dikenli çöl kertenkelesi de zamanının çoğunu oyuklarda geçirir.Wie die meisten Haselhühner verbringen auch die Kragenhühner den größten Teil der Zeit auf dem Boden.
Eğer iyi hissetmeni engellemesini isteseydim onu dikenli olarak falan yaratırdım.Hätte ich nicht gewollt, dass es sich gut anfühlt, dann hätte ich Stacheln oder so drangebastelt.
Bu dikenler onları balık yiyen hayvanlara karşı koruması içindir.Diese können zur Verteidigung gegen Fische, die am Schwamm fressen wollen eingesetzt werden.
Oyun sırası gelen oyuncular bir taşın üzerine totu diker.Die Spieler einer Mannschaft spielen der Reihe nach Steine.
High Accuracy Radial Velocity Planet Searcher - Yüksek seçicili dikey hız gezegen araştırıcısı) ile saptandı.Die radialen Geschwindigkeiten wurden vom High Accuracy Radial velocity Planet Searcher (HARPS) gemessen.
App Store arama sonuçları iPhone'de dikey hareket eder.Myprospekt.de bringt Schweinebauchanzeigen aufs iPhone.
Baş dikey olup, üsten prothorax tarafından gizlendiğinden görülmez.Der Kopf ist fast vollständig vom Prothorax verdeckt.
Bayrak mavi, sarı ve yeşil renklerin 1:2:1 oranında dikey olarak konumlandırılmasından oluşmaktadır.Die livische Flagge besteht aus den Farben Grün, Weiß und Blau, welche im Verhältnis 2:1:2 stehen.
Sırtında 2 sıra dikeni bulundurur.Hinten hat sie eine doppelte Neigung.
Video tek kamerayla kesintiz şekilde ve dikey açıyla çekilmiştir.Der Sex findet allein und abgewandt von der Kamera statt.
Sırtında iki yüzgeci ve dikenleri vardır.Es verfügt über zwei Vollgeschosse und ein Mansardwalmdach.
Bu bitkinin ilginç ismi, aslında bir boğa boynuzuna benzeyen dikenlerinin şeklinden gelir.Der Aalstrich hat seinen Namen von seiner Form, die der Gestalt eines Aals ähnelt.
Daha sonra mahallenin ikiye bölünmesin den dolayı aşağı dikencik ve yukarı dikencik olarak ad almıştır.Puis, pour ne pas l'abandonner, il saisit des deux mains les palissades.
Günlük dikey göç yaparlar.Do you make daily builds?
Tayfı, aynı süre içinde dikeyhız değişimi gösterir.La police de caractère change par la même occasion.
Zombilere diken atar ve saldırısı Cattail'ınkine benzer.C'est le plus stupide des généraux et ses attaques ressemblent à celle de Tigre.
Söylenenin aksine dikenlerini fırlatmazlar.Ceux-ci, contrairement à leur nom, ne jetaient pas de grenades.
Bunun için Krimehild Siegfried’in elbisesinin üzerine, tam o bölgeye bir haç diker.Elle coudra une croix à cet emplacement sur les vêtements de Siegfried.
Dikey yüzeylerde hareket edebilir.Les touches peuvent apparaître en surface.
Bu basılım 1916 yılına kadar tüm pullarda yatay, dikey ve örgü kâğıtlarda uygulandı.Elle y vend des tapis et des tissus en porte-à-porte ou sur les marchés jusqu'en 1984.
En aciz ve cahil yeniçeri bile bu makama göz dikebilirdi.Les recherches les plus pénibles et les plus ingrates ne l’ont point rebuté.
High Accuracy Radial Velocity Planet Searcher - Yüksek seçicili dikey hız gezegen araştırıcısı) ile saptandı.Ces mesures ont été faites à l'aide du High Accuracy Radial velocity Planet Searcher (HARPS).
24 km/sn'lik bir Dikey hızı olan yıldız, Güneşin sadece %40'ı kadar bir metallikliğe sahiptir.Un déplacement à une vitesse de l'ordre de 2 000 km/s n'utiliserait que 40 % de la radiation solaire captée.
Daha az olduğunda ise, dikey olarak alçalır.Plus il est faible, plus il réduit l'éblouissement.
Her oyuncu bu üçgenin içine kendi misketlerini diker.Chaque nation apporte sa contribution à ce système tri-national.
"Bir adam dikenli tel çitine takılır.Un homme est en difficulté avec sa tringle à rideaux.
Bacaklar kahverengi renktedir ve tibia II diken bulundurur.Mais le jeune général a les deux jambes gelées et le typhus.
Ama indikleri bölge dikenli telli idi.Le contraire signifiait que les terres seraient stériles.
Hera onu Hesperidlerin bahçesine diker.Hercule dans le jardin des Hespérides.
Femur I ve II arka taraflarında diken bulundurmaz.On distingue parfois Amsabang I et Amsabang II.
Örneğin "Dikensiz gül olmaz." atasözü "Gül dikensiz olmaz" şeklinde söylenemez.Une autre vidéo populaire est celle où il est expliqué pourquoi le rose n'est pas une « vraie » couleur.
Üç diyarın tasvirleri Ulukayın’ın üzerine dünyada yer aldıkları şekilde, dikey olarak işlenir.Trois courtes années achèvent ce qui fut considéré comme le chantier du siècle ».
Transept bazilika planını dikey biçimde keserek, kilise alanını haç işareti biçiminde vurgulayan çapraz nef.Charpente Détail de la charpente Fonts baptismaux La croix sur la place de l'église.
Karolin doğum gününde Anna'ya kırmızı bir pelerin diker.Rose souhaite faire une grande surprise à Robert pour son anniversaire.
Bu genellikle dikey asal gerilme mika büyüme ile aynı prensibi izler.Ce choix pose immédiatement le même problème de partage de suprématie qu'avec Fignon.
1918-1919 yıllarında çizgileri Diken ve Gıdık dergilerinde yer aldı.Entre 1917 et 1919, il fait un certain nombre de séjours dans des lieux de cure et maisons de santé.
Dikenli karıncayiyenler yavrularını 7-8 hafta kesesinde muhafaza eder.L'oisillon est nourri par ses deux parents pendant 7 à 8 semaines.
Vücut yanlarındaki pullar az dikenlidir.Les marques sur le corps sont rares.
Güzel çiçeklerin dikenleri vardır.Las flores hermosas tienen espinas.
Bir diken Atatürk'ün parmağına batar, çocuk bir dikenin nasıl Atatürk'ün elini delebildiğini sorar.El chico pregunta cómo puede una espina picar la mano de Atatürk.
Kırmızı gül dikenleriyle birlikte kullanılır; çünkü kan dökme özelliğini gösterir.El rojo siempre va arriba, ya que representa la sangre.
De Weldon bayrağı diken altı askerin yaşayan üç tanesinin hayatından hareketle heykeli yapmıştır.De Weldon hizo los retratos al natural de tres de los seis hombres alzando la bandera.
Dikey biçimde iniş ve kalkış yapabilir.Tiene la capacidad de aterrizar y despegar.
"İnsan namazda kıyamda iken dikey, rükûda yatay bir halde bulunur.Uniéndose a la oración, el pueblo hace suya la plegaria mediante la aclamación: «Amén».
Bir çadır dikerler ve düğün yaparlar.Un árbol de Noel y una boda.
Seçenekleme Dikey bir çizgi seçenekleri ayırır.Selectable: Permite seleccionar entre una lista de elementos.
Göz çizgisini işaret eden, ortasında (biri dikey, biri yatay) kesişen eğik çizgilerle bir yuvarlak çizdiler.Morado y con grandes labios, de un solo ojo, viste una capa morada.
Batan diken varsa ve görünüyorsa çıkarılır.Cuando uno está calmado y reflexivo, el camino le será revelado.
Sonunda dikenli dallardan yarı baygın çocuğun kafasına taç yapılır ve bağlanır veya çarmıha çivilenir.Al final, la víctima medio muerta será coronada con espinos y atada o clavada a una cruz de madera.
Başka bir kuruma dikey geçiş yapmak için 7 yıl görev yapma zorunlulukları vardır.Aún quedan tres siglos para que ésta sea una verdadera realidad administrativa.
Dışı dikenlerle kaplı olsa da içi zarafet doludur.Por si no te diste cuenta las calles están llenas de agujeros.
Zaman bu resimde dikey doğrultuda akar.El tiempo corre a lo largo de la dirección vertical en esta imagen.
Örneğin "Dikensiz gül olmaz." atasözü "Gül dikensiz olmaz" şeklinde söylenemez.Así que cuando digo "no comercial en términos de radio", estoy siendo vaga.
İlk üretilen BA-20ler de aynen FAI modelinde olduğu gibi dikey yüzeyli zırh taşıyordu.Los primeros BA-20 tenían la misma torreta con lados verticales del FAI.
Dikenler de kıvrılarak düzleşir.Los ejercicios regulares también reducen los sofocos.
Acanthopholis (anlamı: Dikenli pul) Acanthopholis, Nodosauridae ailesinden bir ankylosaurid dinozordur.Hoy Acanthopholis se considera un miembro de los Nodosauridae dentro de Ankylosauria .
Bacakları uzun dikenlerle kaplıdır.Está cubierto de pelos largos.
İki katı birbirine bağlayan bu yapılar yatay, dikey ya da dairesel biçimlerde olabilirler.Las algas que pueden dividirse en dos dimensiones pueden formar talos con forma de hoja o cuerpos.
Bu resimler sadece iki siyah dikey çizgi ve mavi boyanmış üçgen sekilerden oluşur.Las marcas eran tres bandas blancas y dos negras pintadas de forma alterna.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod