dikbaşlı ile cümle
dikbaşlı kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Tom'un dikbaşlı biri olduğunu biliyorum.I know Tom is headstrong.
Keisuke oldukça dikbaşlıdır ve kaybetmekten nefret etmektedir.Lucia is a competitive person who hates losing.
Capulet Ne şimdi, benim dikbaşlı! nereye gadding olmuştur?CAPULET How now, my headstrong! where have you been gadding?
Yüreklerinizi RABbe adayın, bundan böyle dikbaşlı olmayın.Circumcise therefore the foreskin of your heart, and be no more stiff-necked.
‹‹Ama atalarımız gurura kapıldı; dikbaşlılık edip buyruklarına uymadılar."But they and our fathers dealt proudly and hardened their neck, didn't listen to your commandments,
Defalarca azarlandığı halde dikbaşlılık eden, Ansızın yıkıma uğrayacak, çare yok.He who is often rebuked and stiffens his neck will be destroyed suddenly, with no remedy.
‹‹Ey dikbaşlılar, doğruluktan uzak olanlar, Dinleyin beni!Listen to me, you stout-hearted, who are far from righteousness:
Keisuke oldukça dikbaşlıdır ve kaybetmekten nefret etmektedir.Lucía es una persona competitiva y odia perder.
Dikbaşlılık ettiler, eski kölelik yaşamlarına dönmek için kendilerine bir önder bularak başkaldırdılar.Setelah dihidupkan kembali, mereka mengira perang masih berlangsung; Kresna meladeni mantan musuh-musuhnya.
Dikbaşlılık ettiler, eski kölelik yaşamlarına dönmek için kendilerine bir önder bularak başkaldırdılar.怨屋優先接受了先前的被他報復的對象久里濱的委託,將其社會性抹殺。
Dikbaşlılık ettiler, eski kölelik yaşamlarına dönmek için kendilerine bir önder bularak başkaldırdılar.세종은 일찍 문종에게 대리청정을 하게 하여 왕위계승을 둘러싼 혼란을 미연에 방지하고자 하였다.
Ferdi (Tolga Sarıtaş): Ali'nin dikbaşlı öğrencisi.Kuciakov brat: Chceme zahraničných vyšetrovateľov.
‹‹Ama atalarımız gurura kapıldı; dikbaşlılık edip buyruklarına uymadılar.Aber unsre Väter wurden stolz und halsstarrig, daß sie deinen Geboten nicht gehorchten,
‹‹Ama atalarımız gurura kapıldı; dikbaşlılık edip buyruklarına uymadılar.Ale oni a naši otcovia prevádzali pýchu a zatvrdili svoju šiju a nepočúvali na tvoje prikázania.
‹‹Ama atalarımız gurura kapıldı; dikbaşlılık edip buyruklarına uymadılar.Ale oni i ojcowie nasi hardzie sobie poczynali, i zatwardzili kark swój, i nie słuchali rozkazania twego.
‹‹Ama atalarımız gurura kapıldı; dikbaşlılık edip buyruklarına uymadılar.Ali oni, očetje naši, so ravnali prevzetno in postali so trdovratni in niso poslušali zapovedi tvojih
‹‹Ama atalarımız gurura kapıldı; dikbaşlılık edip buyruklarına uymadılar.Dar părinţii noştri s'au îngîmfat şi şi-au înţepenit grumazul. N'au urmat poruncile Tale,
‹‹Ama atalarımız gurura kapıldı; dikbaşlılık edip buyruklarına uymadılar.저희와 우리 열조가 교만히 하고 목을 굳게 하여 주의 명령을 듣지 아니하고
‹‹Ama atalarımız gurura kapıldı; dikbaşlılık edip buyruklarına uymadılar.Maar onze voorouders waren trotse, hardnekkige mensen, die weigerden naar Uw geboden te luisteren.
‹‹Ama atalarımız gurura kapıldı; dikbaşlılık edip buyruklarına uymadılar.Mais nos pères se livrèrent à l`orgueil et raidirent leur cou. Ils n`écoutèrent point tes commandements,
‹‹Ama atalarımız gurura kapıldı; dikbaşlılık edip buyruklarına uymadılar.Men de, våre fedre, var overmodige og hårdnakkede og hørte ikke på dine bud.
‹‹Ama atalarımız gurura kapıldı; dikbaşlılık edip buyruklarına uymadılar.Men våra fäder, de voro övermodiga; de voro hårdnackade, så att de icke hörde på dina bud.
‹‹Ama atalarımız gurura kapıldı; dikbaşlılık edip buyruklarına uymadılar.Men vore Fædre blev overmodige og halsstarrige og hørte ikke på dine Bud;
‹‹Ama atalarımız gurura kapıldı; dikbaşlılık edip buyruklarına uymadılar.Mutta he, meidän isämme, olivat ylimielisiä; he olivat niskureita eivätkä totelleet sinun käskyjäsi.
‹‹Ama atalarımız gurura kapıldı; dikbaşlılık edip buyruklarına uymadılar.Nhưng tổ phụ chúng tôi cư xử cách kiêu hãnh cứng cổ mình, không nghe các điều răn của Chúa,
‹‹Ama atalarımız gurura kapıldı; dikbaşlılık edip buyruklarına uymadılar.Nhưng tổ_phụ chúng_tôi cư_xử cách kiêu_hãnh cứng_cổ mình , không nghe các điều răn của Chúa ,
‹‹Ama atalarımız gurura kapıldı; dikbaşlılık edip buyruklarına uymadılar.Õk pedig, a mi atyáink, felfuvalkodának, és megkeményíték nyakukat és nem hallgaták parancsolataidat;
‹‹Ama atalarımız gurura kapıldı; dikbaşlılık edip buyruklarına uymadılar.Oni pak a otcové naši pyšně sobě počínali, a zatvrdivše šíji svou, neposlouchali přikázaní tvých.
‹‹Ama atalarımız gurura kapıldı; dikbaşlılık edip buyruklarına uymadılar.Pero ellos y nuestros padres actuaron con soberbia; endurecieron su cerviz y no escucharon tus mandamientos
‹‹Ama atalarımız gurura kapıldı; dikbaşlılık edip buyruklarına uymadılar.Tetapi leluhur kami angkuh dan tegar hati; perintah-perintah-Mu tak mereka taati
‹‹Ama atalarımız gurura kapıldı; dikbaşlılık edip buyruklarına uymadılar.Но они и отцы наши упрямствовали, и шею свою держали упруго, и не слушали заповедей Твоих;
‹‹Ama atalarımız gurura kapıldı; dikbaşlılık edip buyruklarına uymadılar.Но те и бащите ни се възгордяха, закоравиха врата си и не послушаха Твоите заповеди;
‹‹Ama atalarımız gurura kapıldı; dikbaşlılık edip buyruklarına uymadılar.והם ואבתינו הזידו ויקשו את ערפם ולא שמעו אל מצותיך׃
‹‹Ama atalarımız gurura kapıldı; dikbaşlılık edip buyruklarına uymadılar.ولكنهم بغوا هم وآباؤنا وصلّبوا رقابهم ولم يسمعوا لوصاياك
‹‹Ama atalarımız gurura kapıldı; dikbaşlılık edip buyruklarına uymadılar.但 我 們 的 列 祖 行 事 狂 傲 、 硬 著 頸 項 不 聽 從 你 的 誡 命
‹‹Ama atalarımız gurura kapıldı; dikbaşlılık edip buyruklarına uymadılar.但 我 們 的 列祖 行事 狂傲 、 硬 著 頸項 不 聽從 你 的 誡命
Bu halk dikbaşlı ve inatçıdır. Seni onlara gönderiyorum. Onlara, ‹Egemen RAB şöyle diyor› diyeceksin.A kemény orczájú fiakhoz és makacs szívûekhez küldelek téged, és ezt mondjad nékik: Így szól az Úr Isten!
Bu halk dikbaşlı ve inatçıdır. Seni onlara gönderiyorum. Onlara, ‹Egemen RAB şöyle diyor› diyeceksin.이 자손은 얼굴이 뻔뻔하고 마음이 강퍅한 자니라 내가 너를 그들에게 보내노니 너는 그들에게 이르기를 주 여호와의 말씀이 이러하시다 하라
Bu halk dikbaşlı ve inatçıdır. Seni onlara gönderiyorum. Onlara, ‹Egemen RAB şöyle diyor› diyeceksin.Quelli ai quali ti mando sono figli testardi e dal cuore indurito. Tu dirai loro: Dice il Signore Dio
Bu halk dikbaşlı ve inatçıdır. Seni onlara gönderiyorum. Onlara, ‹Egemen RAB şöyle diyor› diyeceksin.Sú to synovia tvrdej tvári a zatvrdilého srdca, ku ktorým ťa posielam, a povieš im: Takto hovorí Pán Hospodin.
Bu halk dikbaşlı ve inatçıdır. Seni onlara gönderiyorum. Onlara, ‹Egemen RAB şöyle diyor› diyeceksin.Тия чада, при които те изпращам, са безочливи и коравосърдечни; а ти да им думаш: Така казва Господ Иеова.
Bu halk dikbaşlı ve inatçıdır. Seni onlara gönderiyorum. Onlara, ‹Egemen RAB şöyle diyor› diyeceksin.והבנים קשי פנים וחזקי לב אני שולח אותך אליהם ואמרת אליהם כה אמר אדני יהוה׃
Bu halk dikbaşlı ve inatçıdır. Seni onlara gönderiyorum. Onlara, ‹Egemen RAB şöyle diyor› diyeceksin.والبنون القساة الوجوه والصلاب القلوب انا مرسلك اليهم. فتقول لهم هكذا قال السيد الرب.
Bu halk dikbaşlı ve inatçıdır. Seni onlara gönderiyorum. Onlara, ‹Egemen RAB şöyle diyor› diyeceksin.這 眾 子 、 面 無 羞 恥 、 心 裡 剛 硬 . 我 差 你 往 他 們 那 裡 去 、 你 要 對 他 們 說 、 主 耶 和 華 如 此 說
Bu halk dikbaşlı ve inatçıdır. Seni onlara gönderiyorum. Onlara, ‹Egemen RAB şöyle diyor› diyeceksin.這眾子 、 面無 羞恥 、 心裡剛 硬 . 我 差 你 往 他 們那裡 去 、 你 要 對他 們說 、 主 耶和華 如此 說
Capulet Ne şimdi, benim dikbaşlı! nereye gadding olmuştur?Capulet Ako teraz, môj tvrdohlavý! Kde si bol gadding?
Capulet Ne şimdi, benim dikbaşlı! nereye gadding olmuştur?Capulet Bagaimana sekarang, keras kepala saya! mana saja kau gadding?
Capulet Ne şimdi, benim dikbaşlı! nereye gadding olmuştur?CAPULET Comment maintenant, mon entêtement! où avez-vous été en vadrouille?
Capulet Ne şimdi, benim dikbaşlı! nereye gadding olmuştur?Capulet Cum acum, încăpăţânat mea! în cazul în care ai fost gadding?
Capulet Ne şimdi, benim dikbaşlı! nereye gadding olmuştur?CAPULET 어떻게 지금, 내 고집! 어디 gadding 있었나요?
Capulet Ne şimdi, benim dikbaşlı! nereye gadding olmuştur?Capulet Hoe nu, mijn eigenzinnig! waar ben je geweest gadding?
Capulet Ne şimdi, benim dikbaşlı! nereye gadding olmuştur?Capulet Hur nu, min envisa! var har du varit spökade ut?
Capulet Ne şimdi, benim dikbaşlı! nereye gadding olmuştur?Capulet Hvordan nu, mine egenrådig! Hvor har du været gadding?
Capulet Ne şimdi, benim dikbaşlı! nereye gadding olmuştur?Capuleti Come ora, il mio testardo! dove sei stato gadding?
Capulet Ne şimdi, benim dikbaşlı! nereye gadding olmuştur?Capulet Jak nyní, můj tvrdohlavý! Kde jsi byl gadding?
Capulet Ne şimdi, benim dikbaşlı! nereye gadding olmuştur?CAPULET Kaj zdaj, moj svojeglavega! Kje si bil gadding?
Capulet Ne şimdi, benim dikbaşlı! nereye gadding olmuştur?Capulet Làm thế nào bây giờ, cứng đầu của tôi! nơi mà bạn có được gadding?
Capulet Ne şimdi, benim dikbaşlı! nereye gadding olmuştur?Capulet Miten nyt, itsepäinen! Missä olet ollut gadding?
Capulet Ne şimdi, benim dikbaşlı! nereye gadding olmuştur?Capulet Nos, az én makacs! hol voltál gadding?
Capulet Ne şimdi, benim dikbaşlı! nereye gadding olmuştur?Capuleto Como agora, meu teimoso! onde você esteve gadding?