Dikkatle dinliyorum.I am all ears.
Ayaklarınıza dikkat edin.Watch your toes.
Adımına dikkat et.Watch your step.
Dikkatli ol.Watch your step.
Adımına dikkat et, merdivenler diktir.Watch your step. The stairs are steep.
Adımına dikkat et. Zemin kaygan.Watch your step. The floor is slippery.
Adımına dikkat et, yoksa kayıp düşeceksin.Watch your step, or you will slip and fall.
Adımına dikkat et, yoksa bagajda yoculuk yapacaksın.Watch your step, or else you will trip on the baggage.
İster yavaş ister hızlı sür, dikkatli sür.Whether you drive fast or slow, drive carefully.
Başkalarının duygularına dikkat etmelisiniz.You should be careful of the feelings of others.
Birçok kaza dikkatsizlikten ortaya çıkar.Many accidents arise from carelessness.
Kiloma çok dikkat ederim.I watch my weight very carefully.
Halk diktatöre karşı ayaklandı.The masses rose against the dictator.
Önemli şey dikkatli dinlemektir.The important thing is to listen carefully.
Büyük bir caddeyi geçerken dikkatli olmalısın.You should be careful when crossing a big street.
Öncelikle, ne yediğimiz ve ne içtiğimiz hakkında dikkatli olmalıyız.In the first place, we must be careful about what we eat and drink.
Ağacı kim dikti?Who planted the tree?
Birine gözlerini dikerek bakmak kabalıktır.It is rude to stare at someone.
Kimse ona dikkatimi çekmedi.No one called my attention to it.
Hiç kimse onun söylediğine dikkat etmemiş gibi görünüyor.Nobody seems to have paid attention to what he said.
Ölümcül hatalar dikkatsizlikten ortaya çıkar.Fatal errors arise from carelessness.
Sorumu dikkatlice cevapla.Answer my question carefully.
Onu dikkatli sürdüğün sürece arabamı kullanabilirsin.You can use my car as long as you drive it carefully.
Eğer dikkatli olmazsan, kendini inciteceksin.You will hurt yourself if you're not careful.
Dikkatli olmak zorundasın yoksa onu yine ıskalayacaksın.You've got to be careful or else you'll miss it again.
Ne kadar çok dikkatli olursan o kadar az hata yaparsın.The more careful you are, the fewer mistakes you make.
Dikkatli sürmek kazaları önler.Careful driving prevents accidents.
Eğer dikkatlice bakarsan bazı böcekler bulacaksın.If you look carefully, you'll find some insects.
Dikkatli bir gözlem sana farkı gösterecektir.A careful observation will show you the difference.
Lütfen dikkatle dinleyin.Please listen carefully.
Dik açı doksan derecedir.A right angle has ninety degrees.
Cadde boyunca kiraz ağaçları dikildi.Cherry trees are planted along the street.
Caddeyi geçerken çok dikkatli olamazsın.You cannot be too careful in crossing the street.
Caddeyi geçerken arabalara dikkat etmelisin.You should look out for cars when you cross the street.
Caddenin kesiştiği yerdeki arabalara dikkat et.Look out for cars in crossing the street.
Yazım ve noktalama işaretleri konusunda daha dikkatli olmalısınız.You must be more careful about spelling and punctuation.
Biz bahçeye bitki diktik.We have planted the garden.
Bahçıvan bahçenin ortasına bir gül ağacı dikti.The gardener planted a rose tree in the middle of the garden.
Düşmemek için dikkatli olun.Take care not to fall.
Trene bindiğinde dikkatli ol.Watch your step when you get on the train.
Büyük bir şehirde hırsızlığa karşı çok dikkatli olun.Beware of thefts in a big city.
Genç bitkiler kışın saksıya dikilir.The young plants are potted during the winter.
Kafana dikkat!Watch your head!
Caddeyi geçerken arabalara dikkat et.When you cross the street, watch out for cars.
Yol buzlu, bu yüzden dikkatli ol.The road is icy, so take care.
Yolu geçerken dikkat etmelisin.You must take care when you cross the road.
Caddeyi dikkatsizce geçen biri kendini büyük tehlikeye atar.A jaywalker exposes himself to great danger.
Caddeyi geçerken trafik konusunda dikkatli olmalısın.You must be careful of the traffic when you cross the street.
Yolu geçerken dikkatli olmalısın.You must be careful in crossing the road.
Caddeyi geçerken dikkatli ol.Take care when you cross the street.
Yoldan karşıya geçerken arabalara dikkat et.Look out for cars when you cross the road.
Yoldaki büyük ve küçük taşlar için dikkatli ol!Watch out for big and small stones on the road!
Satış fiyatlarının kırmızı mürekkeple yazılmasına dikkat ediyorum.I notice the sale prices are written in red ink.
İki oğlan arasında dikkat çekici farklılıklar vardı.Striking differences existed between the two boys.
Japonlar grup ya da organizasyona bireyden daha fazla dikkat etmektedir.The Japanese pay more attention to the group or the organization than to the individual.
O biraz daha dikkatli olsaydı, o başarılı olurdu.If he had been a little more careful, he would have succeeded.
Onun gençliğini dikkate alsan iyi olur.You had better take his youth into account.
O çok dikkatli bir sürücüdür.He is a very careful driver.
İngilizcede dikkate değer bir ilerleme kaydetti.He has made remarkable progress in English.
Onun konuşması dikkatimizi çekti.His speech captured our attention.