Hatamın onun dikkatinden kaçacağını umuyorum.I hope my mistake will escape his notice.
Arabamın anahtarını kaybetmen dikkatsizlikti.It was careless of you to lose my car key.
Benim sesimle, köpeğim kulaklarını dikti.At the sound of my voice, my dog pricked up his ears.
Gerçekten benim dikkatsizliğimdi.It was very careless of me.
Söylediğimi dikkatlice dinle.Listen carefully to what I say.
Muzu dik bir dağ yolunda buldum.I found the banana on a steep mountain road.
Dikkatimi derse verdim.I concentrated my attention on the lecture.
Dakik olmaya dikkat ederim.I make a point of being punctual.
Dikkat kesildim.I was all ears.
Kendime bir elbise yapabileyim diye dikiş dikmeyi öğreniyorum.I'm learning to sew so that I can make myself a dress.
Ben, yeni bir dikiş makinesi satın aldım.I bought a new sewing machine.
Öğretmenimin söylediği her şeyi dikkatlice not ettim.I carefully took down everything that my teacher said.
Ben dikkatli bir adamım.I'm a careful man.
Ben cevapları dikkatlice yazdım.I wrote the answers carefully.
Onun yüzüne dikkatlice baktım.I looked at his face carefully.
Ben bahçeye güller diktim.I planted roses in the garden.
Dikkatimi okumaya odaklamaya çalıştım.I tried to focus my attention on reading.
Ona bir uyarı verdim, o buna hiç dikkat etmedi.I gave him a warning, to which he paid no attention.
Ben onu dikkatle dinlemeye çalıştım.I tried to listen to him carefully.
Onu kızdıracak bir şey söylememek için dikkat ettim.I was careful not to say anything to make him angry.
Yazmadan önce cümleleri aklımda düzenlemeye dikkat ederim.I make a point of arranging sentences in my mind before writing them down.
Kulaklarımı diktim.I pricked up my ears.
Bana dik dik bakan kız öfkeliydi.The girl staring back at me was angry.
Sorunları dikkatlice düşünmeliyiz.We must think over the issues carefully.
Daha dikkatli olmalıydık.We should have been more careful.
Çevre sorunlarına dikkat etmeliyiz.We must pay attention to environmental problems.
Kazalar çoğunlukla dikkatsizlikten kaynaklanır.Accidents often result from carelessness.
Dikkatsizlik kazaları ortaya çıkarır.Accidents arise from carelessness.
Zamanı boşa harcamamak için dikkatli olmalısın.You must be careful not to waste time.
Bisiklet sürerken çok dikkatli olamazsın.You cannot be too careful in riding a bicycle.
Araba sürerken yayalara dikkat et.Look out for pedestrians when you drive a car.
Kendine dikkat etmelisin.You must be careful of yourself.
Anahtarı arabada bırakmak senin dikkatsizliğindi.It was careless of you to leave the key in the car.
Arabana dikkat et.Look out for the car.
Dikkatli sür.Drive carefully.
İşlek bir caddeden geçerken dikkatli ol.Be alert when you cross a busy street!
Anahtarı arabanda bırakman senin dikkatsizliğin.It was careless of you to leave the key in your car.
Araba sürerken dikkat etmelisiniz.You must take care when you drive a car.
Genç insanlarda olduğu gibi, o, sağlığına çok dikkat etmez.As is often the case with young men, he does not pay much attention to his health.
Parmaklarına dikkat et!Watch your fingers!
Birkaç kitabı dikkatle okumak, birçok kitabı rastgele okumaktan daha iyidir.It is better to read a few books carefully than to read many at random.
Çok dikkatli olmalıyız.We should be very careful.
Sözleşmeyi imzalamadan önce dikkatlice incelesen iyi olur.You'd better examine the contract carefully before signing.
Kız, arkadaşından daha dikkatli değildi.The girl was not more careful than her friend.
Bahçıvana bazı ağaçlar diktirdim.I had the gardener plant some trees.
Arabayı dikkatli sürmek önemlidir.It is important to drive carefully.
Diyetime dikkat etmeli miyim?Should I watch my diet?
Işığın kırmızıya döndüğüne dikkat etmedim.I didn't notice the light turn red.
İğneye iplik geçiremediğim için dikiş dikmeyi sevmiyorum.I don't like sewing because I can't thread the needle.
Sağlığımıza dikkat etmeliyiz.We must be careful of our health.
İnsanlara dik dik bakmak kabalıktır.It's impolite to stare at people.
İnsanoğlu çevreye dikkat etmezse çevre insanoğlunu yok edebilir.If mankind doesn't take care of the environment, the environment may eliminate mankind.
Bebek dikkatli bir adım daha attı.The baby took another careful step.
Ben bir bilet alırken çantama dikkat et.Keep an eye on my bag while I buy a ticket.
Ben biletimi alırken çantama dikkat et.Keep an eye on my suitcase while I get my ticket.
Öğretmene dikkat etmeniz gerekir.You must pay attention to the teacher.
Öğretmeninin söylediğine dikkat etmelisin.You must pay attention to what your teacher says.
Öğretmen güncel olaylara öğrencilerin dikkatini çekmeye çalıştı.The teacher tried to interest the students in current events.
Öğretmen İngilizce kompozisyonumdaki birkaç hataya dikkat çekti.The teacher pointed out several mistakes in my English composition.
Öğretmen açıklamamı dikkatle dinledi.The teacher listened attentively to my explanation.