Bu çalıyı dikmeme yardım edebilir misin?Can you help me replant this shrub?
Birisi onları dikmiş olmalı.Someone must've planted them.
Tom bir gül çalısı dikti.Tom planted a rose bush.
Tom bir gül fidanı dikti.Tom planted a rose bush.
Arkadaşlarını dikkatlice seç.Pick your friends carefully.
Arkadaşlarınızı dikkatlice seçin.Pick your friends carefully.
Sami kendi kızına çok dikkat etti.Sami paid a lot of attention to his daughter.
O kesinlikle dikkatli.He's certainly attentive.
Dikkat et, köpek ısırır!Be careful, dog biting!
Sami kızların ona dikkat etmesini istiyordu.Sami wanted girls to pay attention to him.
Sami, Leyla'ya dikkat etti.Sami paid attention to Layla.
Emilien kızarmış dikenli incir yemek istiyor.Emilien wants to eat fried prickly pears.
Bu ağacı üç yıl önce diktim.I planted this tree three years ago.
Sami silahı Leyla'nın dikiş sepetine koydu.Sami put the gun in Layla's sewing basket.
Sami karısını uyandırmamak için dikkatliydi.Sami was careful not to wake his wife.
Sami boş yatak odasına dikkatlice girdi.Sami carefully entered the empty bedroom.
Sami dikkat çekmemeye çalışıyor.Sami is keeping a low profile.
Sami'nin cüzdanı Leyla'nın dikkatini çekti.Sami's wallet caught Layla's eye.
Sami yılanın dikkatini dağıtmaya çalıştı.Sami tried to distract the snake.
Sami, Leyla'ya dik dik bakıyordu.Sami glared at Layla.
Sami dikkatsiz bir katildi.Sami was a careless killer.
Kasılmalara dikkat edin.Be careful with contractions.
Ön bahçeye neden yeniden ağaç diktin?Why did you replant the front yard?
Tom'a onu dikkatle yapması için yalvardım.I begged Tom to do that carefully.
Sami, Leyla'ya çok fazla dikkat etti.Sami paid so much attention to Layla.
Sami çok dikkatliydi.Sami was very watchful.
Dikkatli bir şoför müsünüz?Are you a careful driver?
Sami dikiş alıyordu.Sami was getting stitches.
Sami, Leyla'ya dik dik baktı.Sami looked Layla straight in the eye.
Sami dikkat çekmeyi severdi.Sami liked drawing attention.
Sami çiçekler dikti.Sami planted flowers.
Sami her şeye dikkat etti.Sami took care of everything.
Tom kadar dikkatsiz değildim.I wasn't as careless as Tom.
Tom kadar dikkatli değildim.I wasn't as careful as Tom was.
Sami dikkat çekmeye çalışıyordu.Sami was trying to get attention.
Tom, Mary'ye hiç dikkat etmedi.Tom didn't pay any attention to Mary.
Üzgünüm. Daha dikkatli olmam gerekirdi.I'm sorry. I should have been more careful.
Neden dikiz aynasına bakmaya devam ediyorsun?Why do you keep looking in your rear-view mirror?
Tom çok dikkatli bir sürücüydü, ama yine de bir trafik kazasında öldü.Tom was a very careful driver, but he still died in a traffic accident.
Vücuduna dikkat etmen gerek.You need to take care of your body.
Tom'un dikkatli olacağını biliyorum.I know that Tom will be careful.
Neden herkes sana dik dik bakıyor?Why's everyone staring at you?
Herkes bize dik dik bakıyordu.Everybody was staring at us.
Sami gerçekten dikkatli olmak zorunda.Sami has to be really careful.
Sami dikkat istedi.Sami wanted attention.
Sami, Leyla'ya dik dik bakmaya devam etti.Sami continued to stare at Layla.
Sami dik dik bana bakıyordu.Sami was staring at me.
Tom'a dikkatlice baktım.I looked at Tom carefully.
Herkes ona dikkatlice baktı.Everyone looked at it carefully.
Dikkatli olmazsan kendine zarar vereceksin.You're going to hurt yourself if you aren't careful.
Tom kolesterolüne dikkat etmeye başladı.Tom started watching his cholesterol.
Tom, Mary'nin dikkatini çekti.Tom caught Mary's attention.
Daha dikkatli olman gerek.You ought to be more careful.
Tom'un dikkati dağılmış olduğunu biliyorum.I know Tom was distracted.
Tom'un dikbaşlı biri olduğunu biliyorum.I know Tom is headstrong.
Tom'un kafasının dikine giden biri olduğunu biliyorum.I know Tom is headstrong.
Belki bir dahaki sefere dikkatli olmanı söylediğimde beni dinlersin.Maybe next time you'll listen to me when I tell you to be careful.
Tom'u kızdırmamak için dikkatli olmalısın.You must be careful not to make Tom angry.
Tom birkaç ağaç dikti.Tom planted some trees.
Bu çiçekleri diken kişi Tom'du.Tom was the one who planted these flowers.