Pirinç bu alanda dikilecek.Rice will be planted in this field.
Arpa, bu alanda dikilecek.Barley will be planted in this field.
Dikkatli tutun.Handle with care!
Gelecek sefer dikkatli olacağım.I'll be careful next time.
Tom'un haricinde herkes dikkatlice dinledi.Everyone but Tom listened carefully.
O kuralları dikkatlice takip etmek istiyor.He wants to keep a close eye on the rules.
Çok daha dikkatli olacağım.I am going to be much more careful.
Dikkatli oluyorsun.You're treading on thin ice.
Bebeği çok dikkatli tut.Hold the baby very carefully.
Şu andan itibaren çok daha dikkatli olmaya çalışacağım.I'm going to try to be much more careful from now on.
Buna dikkat etmelisin!You need to take note of this!
Dikiş makinesinin fişini taktın mı?Have you plugged in the sewing machine?
Mary yolu geçerken çok dikkatli olmalıdır.Mary should be very careful while crossing the road.
Ben çok dikkatli bir kişiyim.I'm a very careful person.
Aldatılmamak için dikkatli ol.Be careful not to be deceived.
Dikkatini verebilir misin?Can you pay attention?
Tom nasıl dikkatlice dinleyeceğini biliyor.Tom knows how to listen attentively.
Lütfen beni dikkatle dinleyin.Please listen to me carefully.
Erkekler hakkında dikkatli olalım.Let's be careful about men.
Dikkat et, o adam yüzüne gülen kuyunu kazan biri.Watch outーthat guy is a real snake in the grass.
Dikkatli ol! Çorba çok sıcak.Be careful! The soup is very hot.
Lütfen beni dikkatlice dinle.Please listen to me attentively.
Neden kaktüslerin dikenleri olduğunu biliyor musun?Do you know why cacti have spines?
Keşke Tom'un söylediğine daha dikkat etseydim.I wish I had paid more attention to what Tom said.
Lütfen sözlerine dikkat eder misin?Will you please watch your language?
Bugün ekstra dikkatli olalım.Let's be extra careful today.
Benzerlikleri dikkate alarak başlayalım.Let's begin by considering the similarities.
Bunun hakkında bir şey söylemeden önce gerçeklerimizi dikkatlice kontrol edelim.Let's check our facts carefully before we say anything about this.
Tom çok dikkatli sürdü.Tom drove very carefully.
Diktatör bir askeri darbeyle iktidarı ele geçirdi.The dictator seized power in a military coup.
Tom sana çok dikkat ediyor gibi görünmüyordu.Tom didn't seem to be paying much attention to you.
Tom Mary'ye çok dikkat ediyor gibi görünmüyordu.Tom didn't seem to pay much attention to Mary.
Onların giysilerini ben dikmem.I don't sew their clothes.
Dikkatlice baktığında bile hiçbir şey görmüyorlar.Even when one looks carefully, they see nothing.
Ben hâlâ dikkatli olmaya çalışıyorum.I still try to be careful.
Her kare bir dikdörtgendir.Every square is a rectangle.
Bir dikdörtgenin dört dik açısı vardır.A rectangle has four right angles.
Tom'un sınıfta daha fazla dikkat etmesi gerekiyor.Tom needs to pay more attention in class.
Gerçekten daha fazla dikkat etmeni istiyorum.I really want you to pay more attention.
Bir şeye söz vermeden önce dikkatlice düşün.Think carefully before you promise anything.
Benim daha dikkatli olmam gerekiyor.I need to be more alert.
O, gerçekten benim dikkatimi çekti.She really caught my attention.
O gerçekten benim dikkatimi çekti.He really caught my attention.
Mary cevabını dikkatli bir şekilde düşündü.Mary considered her answer carefully.
Mary cevabını çok dikkatli bir şekilde düşündü.Mary considered her answer very carefully.
Tom onun cevabını çok dikkatli bir şekilde düşündü.Tom considered his answer very carefully.
Tom onun cevabını dikkatli bir şekilde düşündü.Tom considered his answer carefully.
Çevrenize dikkat edin.Pay attention to your surroundings.
Her zaman çevrenizdekilere dikkat edin.Always pay attention to your surroundings.
Her zaman çevrenize dikkat edin.Pay attention to your surroundings at all times.
Tom Mary'nin dikkatini çekmek için kollarını salladı.Tom waved his arms to get Mary's attention.
O, onun dikkatini çekme umuduyla kollarını salladı.She waved her arms in hopes of getting his attention.
Ben, bir ağaç diktim.I planted a tree.
Ben bir ağaç diktim.I've planted a tree.
Bazen cesaret dikkatten daha değerlidir.Sometimes courage is more valuable than caution.
Biz ağaç dikiyorduk.We were planting trees.
Ev özellikle dikkat çekici değildi.The house wasn't particularly remarkable.
O onun dik dik bakışından sakındı.He avoided her gaze.
Ne söylediğine dikkat et.Pay attention to what you're saying.
Ne dediğine dikkat et.Be careful what you say.