O sadece benim dikkatimi çekmek istiyor.He just wants my attention.
Tom parmak izlerini bıçaktan dikkatlice sildi.Tom carefully wiped his fingerprints off the knife.
Annenin tavsiyesini dikkate almalısın.You should take into consideration the advice of your mother.
Hedefe odaklan. Başka her şey dikkat dağıtır.Focus on the goal. Everything else is a distraction.
O beni sabırla ve çok dikkatle dinledi.She listened to me patiently and very attentively.
O beni sabırla ve çok dikkatli olarak dinledi.She listened to me patiently and very carefully.
Eğer dikkatli değilsen yine bir hata yaparsın.If you're not careful, you'll make a mistake again.
Eğer dikkatli olmazsan, bir hata daha yaparsın.If you're not careful, you'll make another mistake.
Dikkatli olmazsan, bir daha başarısız olacaksın.If you aren't careful, you'll fail again.
Dikkat edin de ateş sönmesin.Don't let the fire burn out.
Dikkat et! Elbise kolun çorbanın içinde.Careful! Your sleeve is in the soup.
Tom biraz daha dikkatli olsaydı yaralanmazdı.Tom wouldn't have gotten hurt if he'd been a little more careful.
Daha dikkatli olsaydım bu durumda olmazdım.I wouldn't be in this situation if I had been more careful.
Tom sözleşmeyi dikkatle okuduktan sonra imzaladı.Tom signed the contract after reading it carefully.
Tom'un onu dikkate alacağından eminim.I'm sure Tom will take that into consideration.
Ben yalnızca bütün olasılıkları dikkate almaya çalışıyorum.I'm just trying to consider all possibilities.
Tom ne yediği ve içtiği hakkında dikkatlidir.Tom is careful about what he eats and drinks.
Dikkatli olmazsak hepimiz öldürüleceğiz.We'll all be killed if we aren't careful.
Tom Mary'ye gülleri nereye dikeceğini söyledi.Tom told Mary where to plant the roses.
Tom ne yediği konusunda çok dikkatlidir.Tom is very careful about what he eats.
Tom, ne yediğine çok dikkat eder.Tom is very careful about what he eats.
Tom bile önerimizi dikkate almadı.Tom wouldn't even consider our offer.
O ihtimali dikkate almıyorum.I'm not discounting that possibility.
Tom her zaman sınıfta dikkat eder.Tom always pays attention in class.
Tom Mary'nin dikkatini çekmeye çalıştı.Tom tried to get Mary's attention.
Neden hiç dikkat etmiyorsun?Why don't you ever pay attention?
Tom dikiz aynasını kontrol etti.Tom checked the rearview mirror.
O ihtimali dikkate alacağım.I'll consider that possibility.
Gelecek sefer daha dikkatli olacağım.I'll be more careful next time.
Ben Tom'un ona dikkat etmesini sağlayacağım.I'll have Tom take care of it.
Dikkat etmiyordun.You weren't paying attention.
Her şeye dikkat edeceğim.I'll take care of everything.
Tom dikkat etmiyordu.Tom wasn't paying attention.
Tom Mary'ye dikkat ediyor.Tom is taking care of Mary.
Onların dikkatlerini dağıtmaya çalışacağım.I'll try to distract them.
Dikkatimi toplamıyordum.I wasn't paying attention.
Dikkat ediyor musun?Are you paying attention?
Güllerin dikenleri var.Roses have thorns.
Ben çok dikkatliydim.I was so careful.
Dikkatli ol, tamam mı?Be careful, OK?
Bu belgelere dikkatle bakman önemlidir.It's important that you look at these documents carefully.
Bir sarkıt ve dikit arasındaki fark nedir?What is the difference between a stalactite and a stalagmite?
Sen benim neden sigarayı bıraktığıma gerçekten dikkat eder misin?Do you really care why I quit smoking?
Sen bizim ne tür müzik dinlediğimize dikkat ediyor musun?Do you care what kind of music we listen to?
Tom dikkatsiz bir sürücüdür.Tom is a careless driver.
Onun kolayca dikkati dağılır.She's easily distracted.
Çok dikkatli olacağım.I'll be very careful.
Trende şemsiyeni bırakmak senin dikkatsizliğindi.It was careless of you to leave your umbrella on the train.
Lütfen caddeyi geçerken dikkatli olun.Please be careful when crossing the street.
Köpeğe dikkat et.Beware of dog.
Dikkat köpek var.Beware of dog.
Lütfen fırtınalara ve yüksek dalgalara karşı dikkatli olun.Please be careful of gales and large waves.
Ben yine de seni dikkatli olman için uyarmalıyım.I must warn you to be careful anyway.
Dikkat goril var.Beware of the gorilla.
Giysilerini dikmiyorum.I'm not sewing your clothes.
Dikkatli ol. O çok keskin.Be careful. It's very sharp.
Bir çapa ile çalışırken dikkatli ol.Be careful when working with a hoe.
Onlar elma ağaçları dikti.They planted apple trees.
Tom pantolonunu çıkardı ve dikkatli bir şekilde bir sandalyenin arkasına astı.Tom took off his pants and carefully hung them over the back of a chair.
Tom dikkatli olsaydı, bu kaza olmazdı.If Tom had been careful, this accident wouldn't have happened.