Ana içeriğe geç
Sözlük

dibi ile cümle

dibi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
11
ORT. KELİME
Plankton yokluğunda bu siyah kaya denizin dibindeki tortudur.ويمثل الصخر الأسود الترسب في قاع البحر عند غياب العوالق.
Plankton yokluğunda bu siyah kaya denizin dibindeki tortudur.なかった時の堆積物です 隕石が衝突した結果こうなります
RABbin azarlamasından, Burnundan çıkan güçlü soluktan, Denizin dibi göründü, Yeryüzünün temelleri açığa çıktı.Bởi lời hăm he của Ðức Giê-hô-va, Bởi gió xịt ra khỏi lỗ mũi Ngài, Ðáy biển bèn lộ ra, Nền thế gian bị bày tỏ.
RABbin azarlamasından, Burnundan çıkan güçlü soluktan, Denizin dibi göründü, Yeryüzünün temelleri açığa çıktı.Dasar laut tersingkap dan alas bumi terbuka waktu TUHAN membentak musuh-Nya dengan murka
RABbin azarlamasından, Burnundan çıkan güçlü soluktan, Denizin dibi göründü, Yeryüzünün temelleri açığa çıktı.Door Zijn vreselijke adem en Zijn bestraffende woord spleet de zee open en kwam de zeebodem bloot.
RABbin azarlamasından, Burnundan çıkan güçlü soluktan, Denizin dibi göründü, Yeryüzünün temelleri açığa çıktı.Havets bäddar kommo i dagen, jordens grundvalar blottades, för HERRENS näpst, för hans vredes stormvind.
RABbin azarlamasından, Burnundan çıkan güçlü soluktan, Denizin dibi göründü, Yeryüzünün temelleri açığa çıktı.Havets Bund kom til Syne, Jordens Grundvolde blottedes ved HERRENs Trusel, for hans Vredes Pust.
RABbin azarlamasından, Burnundan çıkan güçlü soluktan, Denizin dibi göründü, Yeryüzünün temelleri açığa çıktı.이럴 때에 여호와의 꾸지람과 콧김을 인하여 물 밑이 드러나고 땅의 기초가 나타났도다
RABbin azarlamasından, Burnundan çıkan güçlü soluktan, Denizin dibi göründü, Yeryüzünün temelleri açığa çıktı.ויראו אפקי ים יגלו מסדות תבל בגערת יהוה מנשמת רוח אפו׃
RABbin azarlamasından, Burnundan çıkan güçlü soluktan, Denizin dibi göründü, Yeryüzünün temelleri açığa çıktı.فظهرت اعماق البحر وانكشفت أسس المسكونة من زجر الرب من نسمة ريح انفه.
RABbin azarlamasından, Burnundan çıkan güçlü soluktan, Denizin dibi göründü, Yeryüzünün temelleri açığa çıktı.耶 和 華 的 斥 責 一 發 、 鼻 孔 的 氣 一 出 、 海 底 就 出 現 、 大 地 的 根 基 也 顯 露
RABbin azarlamasından, Burnundan çıkan güçlü soluktan, Denizin dibi göründü, Yeryüzünün temelleri açığa çıktı.耶和華 的 斥責 一 發 、 鼻孔 的 氣 一 出 、 海底 就 出現 、 大地 的 根基 也 顯露
‹‹RAB İzebel için de, ‹İzebeli Yizreel Kentinin surları dibinde köpekler yiyecek› diyor.Aj o Jezábeli hovoril Hospodin a riekol: Psi budú žrať Jezábeľ medzi múrami Jizreela.
‹‹RAB İzebel için de, ‹İzebeli Yizreel Kentinin surları dibinde köpekler yiyecek› diyor.Ano i proti Jezábel mluvil Hospodin, řka: Psi žráti budou Jezábel mezi zdmi Jezreelskými.
‹‹RAB İzebel için de, ‹İzebeli Yizreel Kentinin surları dibinde köpekler yiyecek› diyor.Dan mengenai Izebel, TUHAN berkata bahwa badannya akan dimakan anjing di dalam kota Yizreel
‹‹RAB İzebel için de, ‹İzebeli Yizreel Kentinin surları dibinde köpekler yiyecek› diyor.De HERE heeft ook gezegd dat de honden van Jizreël uw vrouw Izébel zullen verscheuren bij de stadsmuur.
‹‹RAB İzebel için de, ‹İzebeli Yizreel Kentinin surları dibinde köpekler yiyecek› diyor.Domnul a vorbit şi despre Izabela, şi a zis: ,,Cînii vor mînca pe Izabela lîngă întăritura Izreelului.
‹‹RAB İzebel için de, ‹İzebeli Yizreel Kentinin surları dibinde köpekler yiyecek› diyor.Ðức Giê-hô-va cũng phán về Giê-sa-bên, mà rằng: Chó sẽ ăn thịt Giê-sa-bên tại thành lũy Gít-rê-ên.
‹‹RAB İzebel için de, ‹İzebeli Yizreel Kentinin surları dibinde köpekler yiyecek› diyor.Ðức_Giê - hô-va cũng phán về Giê-sa-bên , mà rằng : Chó sẽ ăn thịt Giê-sa-bên tại thành_lũy Gít-rê-ên .
‹‹RAB İzebel için de, ‹İzebeli Yizreel Kentinin surları dibinde köpekler yiyecek› diyor.És Jézabel felõl is szóla az Úr, mondván: Az ebek eszik meg Jézabelt Jezréel kõfala elõtt;
‹‹RAB İzebel için de, ‹İzebeli Yizreel Kentinin surları dibinde köpekler yiyecek› diyor.이세벨에게 대하여도 여호와께서 말씀하여 가라사대 개들이 이스르엘 성 곁에서 이세벨을 먹을지라
‹‹RAB İzebel için de, ‹İzebeli Yizreel Kentinin surları dibinde köpekler yiyecek› diyor.L`Éternel parle aussi sur Jézabel, et il dit: Les chiens mangeront Jézabel près du rempart de Jizreel.
‹‹RAB İzebel için de, ‹İzebeli Yizreel Kentinin surları dibinde köpekler yiyecek› diyor.Men også om Jesabel har HERREN talet og sagt: Hundene skal æde Jesabel på Jizre'els Mark!
‹‹RAB İzebel için de, ‹İzebeli Yizreel Kentinin surları dibinde köpekler yiyecek› diyor.Myöskin Iisebelistä on Herra puhunut sanoen: Koirat syövät Iisebelin Jisreelin muurin luona.
‹‹RAB İzebel için de, ‹İzebeli Yizreel Kentinin surları dibinde köpekler yiyecek› diyor.Också om Isebel har HERREN talat och sagt: Hundarna skola äta upp Isebel invid Jisreels murar.
‹‹RAB İzebel için de, ‹İzebeli Yizreel Kentinin surları dibinde köpekler yiyecek› diyor.Også om Jesabel har Herren talt og har sagt: Hundene skal fortære Jesabel ved Jisre'els voll.
‹‹RAB İzebel için de, ‹İzebeli Yizreel Kentinin surları dibinde köpekler yiyecek› diyor.Riguardo poi a Gezabele il Signore dice: I cani divoreranno Gezabele nel campo di Izreèl
‹‹RAB İzebel için de, ‹İzebeli Yizreel Kentinin surları dibinde köpekler yiyecek› diyor.Także i o Jezabeli rzekł Pan, mówiąc: Psy zjedzą Jezabelę między murami Jezreelskimi.
‹‹RAB İzebel için de, ‹İzebeli Yizreel Kentinin surları dibinde köpekler yiyecek› diyor.Também acerca de Jezabel falou o Senhor, dizendo: Os cães comerão Jezabel junto ao antemuro de Jizreel.
‹‹RAB İzebel için de, ‹İzebeli Yizreel Kentinin surları dibinde köpekler yiyecek› diyor.También de Jezabel ha hablado Jehovah diciendo: "Los perros comerán a Jezabel en la parcela de Jezreel
‹‹RAB İzebel için de, ‹İzebeli Yizreel Kentinin surları dibinde köpekler yiyecek› diyor.Tudi o Jezabeli je govoril GOSPOD in rekel: Psi bodo žrli Jezabelo ob obzidju jezreelskem.
‹‹RAB İzebel için de, ‹İzebeli Yizreel Kentinin surları dibinde köpekler yiyecek› diyor.Und über Isebel redete der HERR auch und sprach: Die Hunde sollen Isebel fressen an der Mauer Jesreels.
‹‹RAB İzebel için de, ‹İzebeli Yizreel Kentinin surları dibinde köpekler yiyecek› diyor.Също и на Езавел говори Господ, казвайки: Кучетата ще изядат Езавел при рова на Езраел.
‹‹RAB İzebel için de, ‹İzebeli Yizreel Kentinin surları dibinde köpekler yiyecek› diyor.Также и о Иезавели сказал Господь: псы съедят Иезавель за стеною Изрееля.
‹‹RAB İzebel için de, ‹İzebeli Yizreel Kentinin surları dibinde köpekler yiyecek› diyor.וגם לאיזבל דבר יהוה לאמר הכלבים יאכלו את איזבל בחל יזרעאל׃
‹‹RAB İzebel için de, ‹İzebeli Yizreel Kentinin surları dibinde köpekler yiyecek› diyor.وتكلم الرب عن ايزابل ايضا قائلا ان الكلاب تاكل ايزابل عند مترسة يزرعيل.
‹‹RAB İzebel için de, ‹İzebeli Yizreel Kentinin surları dibinde köpekler yiyecek› diyor.論 到 耶 洗 別 、 耶 和 華 也 說 、 狗 在 耶 斯 列 的 外 郭 、 必 喫 耶 洗 別 的 肉
‹‹RAB İzebel için de, ‹İzebeli Yizreel Kentinin surları dibinde köpekler yiyecek› diyor.論到耶 洗別 、 耶和華 也 說 、 狗 在 耶斯列 的 外郭 、 必喫耶 洗別 的 肉
Rezilliğim gün boyu karşımda, Utancımdan yerin dibine geçtim(43:16) Всякий день посрамление мое предо мною, и стыд покрывает лице мое
Rezilliğim gün boyu karşımda, Utancımdan yerin dibine geçtim(44:16) Ma honte est toujours devant moi, Et la confusion couvre mon visage,
Rezilliğim gün boyu karşımda, Utancımdan yerin dibine geçtimA minha ignomínia está sempre diante de mim, e a vergonha do meu rosto me cobre,
Rezilliğim gün boyu karşımda, Utancımdan yerin dibine geçtimCada día mi confusión está delante de mí, y mi cara se cubre de vergüenza
Rezilliğim gün boyu karşımda, Utancımdan yerin dibine geçtimCả ngày sự sỉ nhục ở trước mặt tôi, Sự hổ ngươi bao phủ mặt tôi,
Rezilliğim gün boyu karşımda, Utancımdan yerin dibine geçtimCả ngày sự sỉ_nhục ở trước mặt tôi , Sự hổ_ngươi bao_phủ mặt tôi ,
Rezilliğim gün boyu karşımda, Utancımdan yerin dibine geçtimCi hai resi la favola dei popoli, su di noi le nazioni scuotono il capo
Rezilliğim gün boyu karşımda, Utancımdan yerin dibine geçtimDu gjør oss til et ordsprog iblandt hedningene; de ryster på hodet av oss iblandt folkene.
Rezilliğim gün boyu karşımda, Utancımdan yerin dibine geçtimDu gör oss till ett ordspråk bland hedningarna, du låter folken skaka huvudet åt oss.
Rezilliğim gün boyu karşımda, Utancımdan yerin dibine geçtim나의 능욕이 종일 내 앞에 있으며 수치가 내 얼굴을 덮었으니
Rezilliğim gün boyu karşımda, Utancımdan yerin dibine geçtimMin Skændsel er mig altid i Tanke, og Skam bedækker mit Åsyn
Rezilliğim gün boyu karşımda, Utancımdan yerin dibine geçtimOcara mea este totdeauna înaintea mea, şi ruşinea îmi acopere faţa,
Rezilliğim gün boyu karşımda, Utancımdan yerin dibine geçtimPéldabeszédül vetettél oda a pogányoknak, fejcsóválásra a népeknek.
Rezilliğim gün boyu karşımda, Utancımdan yerin dibine geçtimSepanjang hari aku dicela, menanggung malu dan kehilangan muka
Rezilliğim gün boyu karşımda, Utancımdan yerin dibine geçtimSinä saatat meidät sananparreksi pakanoille, pään pudistukseksi kansoille.
Rezilliğim gün boyu karşımda, Utancımdan yerin dibine geçtimTäglich ist meine Schmach vor mir, und mein Antlitz ist voller Scham,
Rezilliğim gün boyu karşımda, Utancımdan yerin dibine geçtimUčinil si nás porekadlom medzi pohanmi a spôsobil si to, aby medzi národami krútili hlavou nad nami.
Rezilliğim gün boyu karşımda, Utancımdan yerin dibine geçtimUvedl jsi nás v přísloví mezi národy, a mezi lidmi, aby nad námi hlavou zmítáno bylo.
Rezilliğim gün boyu karşımda, Utancımdan yerin dibine geçtimVes dan mi je nečast moja pred očmi in obličja mojega sramota me pokriva.
Rezilliğim gün boyu karşımda, Utancımdan yerin dibine geçtimWij zijn spreekwoordelijk geworden voor andere volken; zij kijken hoofdschuddend naar ons.
Rezilliğim gün boyu karşımda, Utancımdan yerin dibine geçtimWystawiłeś nas na przypowieść między poganami, tak, że nad nami narody głową kiwają.
Rezilliğim gün boyu karşımda, Utancımdan yerin dibine geçtimΟλην την ημεραν η εντροπη μου ειναι ενωπιον μου, και η αισχυνη του προσωπου μου με εκαλυψε
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod