Ne yakaladığımızı şimdi anlıyorum, denizin dibini yakaladık.Apa yang kami tangkap, kini saya tahu, adalah dasar dari laut itu.
Ne yakaladığımızı şimdi anlıyorum, denizin dibini yakaladık.Capturamos, ahora lo sé, el fondo del mar.
Ne yakaladığımızı şimdi anlıyorum, denizin dibini yakaladık.Teraz już wiem, że złowiliśmy morskie dno.
Ne yakaladığımızı şimdi anlıyorum, denizin dibini yakaladık.Ce nous avons pris, je le sais maintenant, est le fond de la mer.
Ne yakaladığımızı şimdi anlıyorum, denizin dibini yakaladık.Αυτό που πιάναμε, τώρα πια ξέρω, ήταν ο βυθός της θάλασσας.
Ne yakaladığımızı şimdi anlıyorum, denizin dibini yakaladık.Това, което хванахме, сега знам, е дъното на морето.
Ne yakaladığımızı şimdi anlıyorum, denizin dibini yakaladık.То, что мы выловили, как я теперь знаю, было морским дном.
Ne yakaladığımızı şimdi anlıyorum, denizin dibini yakaladık.עכשיו אני יודע שהדברים שדגנו היו קרקעית הים.
Ne yakaladığımızı şimdi anlıyorum, denizin dibini yakaladık.ما أمسكنا به، أعرف الآن، هو أسفل المحيط.
Ne yakaladığımızı şimdi anlıyorum, denizin dibini yakaladık.海の底だったのです 引き上げた内の
Okyanus da burnumuzun dibinde..Biển ở ngay trước mặt.
Okyanus da burnumuzun dibinde..Dan laut yang tepat di hadapan kita.
Okyanus da burnumuzun dibinde..E l'oceano è proprio davanti al nostro naso.
Okyanus da burnumuzun dibinde..En de oceaan is recht voor onze neuzen.
Okyanus da burnumuzun dibinde..Et l'océan est juste en face de nous.
Okyanus da burnumuzun dibinde..I mamy ocean tuż pod nosem.
Okyanus da burnumuzun dibinde..In ocean imava naravnost pred nosom.
Okyanus da burnumuzun dibinde..Och havet är precis framför vårat rum.
Okyanus da burnumuzun dibinde..Si oceanul este chiar langa noi.
Okyanus da burnumuzun dibinde..Und das Meer liegt direkt vor unserer Nase.
Okyanus da burnumuzun dibinde..Και ο ωκεανός είναι μπροστά στις μύτες μας.
Okyanus da burnumuzun dibinde..И океан прямо под носом.
Okyanus da burnumuzun dibinde..و المحيط أمامنا تماما
Okyanus da burnumuzun dibinde..めちゃくちゃキレイだね
Okyanusun dibinde bir deprem olursa, bir sürü su kabarcığı yukarı çıkmaya başlar.Tényleg nem shoppingolásra való, Előfordul. De valaminek szüksége van egy kis időre.
Onlara akıntı diyoruz, ancak bu akıntılar denizin dibindeler.Ils sont aussi au fond de la mer, ces courants.
Onlara akıntı diyoruz, ancak bu akıntılar denizin dibindeler.Noi le chiamiamo correnti, ed anche loro si trovano sul fondo del mare.
Onlara akıntı diyoruz, ancak bu akıntılar denizin dibindeler.Τα ονομάζουμε ρεύματα, αλλά είναι στον βυθό της θάλασσας, αυτά τα ρεύματα.
Onlara akıntı diyoruz, ancak bu akıntılar denizin dibindeler.הם עוברים בקרקעית הים, הזרמים האלה.
O noktada Başkumandan'ın bindiği tren bir vadinin dibini boyladı.Apropos det. Toget med den øverstbefalende - - ligger på bunden af en kløft.
O noktada Başkumandan'ın bindiği tren bir vadinin dibini boyladı.A un certo punto, il treno su cui viaggiava il Comandante Supremo è caduto in fondo a un burrone.
O noktada Başkumandan'ın bindiği tren bir vadinin dibini boyladı.En cuanto a eso, el tren en el que viajaba el General se despeñó por un barranco.
O noktada Başkumandan'ın bindiği tren bir vadinin dibini boyladı.Juna, jolla ylipäällikkö matkusti, putosi rotkoon.
O noktada Başkumandan'ın bindiği tren bir vadinin dibini boyladı.På tal om det. Tåget med överbefälhavaren- -är på botten av en ravin.
O noktada Başkumandan'ın bindiği tren bir vadinin dibini boyladı.Pociąg, którym jechał Najwyższy Dowódca, rozstrzaskał się na dnie wąwozu.
O noktada Başkumandan'ın bindiği tren bir vadinin dibini boyladı.Por falar nisso, o comboio onde o Comandante Supremo seguia caiu no fundo de uma ravina.
O noktada Başkumandan'ın bindiği tren bir vadinin dibini boyladı.Αυτή τη στιγμή, το τραίνο που επέβαινε ο Διοικητής βρίσκεται στον πάτο της ρεματιάς.
O noktada Başkumandan'ın bindiği tren bir vadinin dibini boyladı.Поезд, в котором находился Верховный Главнокомандующий, упал на дно ущелья.
O ölümlülüğün ne anlama geldiğini anlıyor ve ölümlülüğün dibindeyse gerçekte ne olduğunu anlıyor.Ia tengah menemukan arti sebenarnya kefanaan, bahwa ia memang sedang di dasarnya, apa yang sebenarnya terjadi.
O ölümlülüğün ne anlama geldiğini anlıyor ve ölümlülüğün dibindeyse gerçekte ne olduğunu anlıyor.그녀는 인간스러움이 실제로 무엇을 의미하는지 알게 되었고, 그녀가 인간스러움을 가질 때, 어떤 일이 생기는지.
O ölümlülüğün ne anlama geldiğini anlıyor ve ölümlülüğün dibindeyse gerçekte ne olduğunu anlıyor.Ανακάλυπτε τι σημαίνει πραγματικά η θνητότητα και αν είναι στα βάθη της θνητότητας, τι πραγματικά συμβαίνει.
O ölümlülüğün ne anlama geldiğini anlıyor ve ölümlülüğün dibindeyse gerçekte ne olduğunu anlıyor.Тя откривала какво всъщност означава смъртност, а ако е в дълбините на смъртността, какво всъщност се случва.
O ölümlülüğün ne anlama geldiğini anlıyor ve ölümlülüğün dibindeyse gerçekte ne olduğunu anlıyor.היא גילתה מה משמעותה האמיתית של תמותה, ואם היא שרויה במעמקי התמותה, מה באמת קורה.
O ölümlülüğün ne anlama geldiğini anlıyor ve ölümlülüğün dibindeyse gerçekte ne olduğunu anlıyor.وهي تكتشف المعني الحقيقي للفناء، وإذا كانت في أعماق بشريتها الفانية، ماذا يحصل بالفعل.
O ölümlülüğün ne anlama geldiğini anlıyor ve ölümlülüğün dibindeyse gerçekte ne olduğunu anlıyor.もし自分が死すべき運命ならば 何が起きるのかを見出すのです 死すべき運命の危険性に気づき
Plankton yokluğunda bu siyah kaya denizin dibindeki tortudur.Der schwarze Stein ist das Sediment auf dem Seeboden in der Abwesenheit von Plankton.
Plankton yokluğunda bu siyah kaya denizin dibindeki tortudur.E la roccia nera è il sedimento del fondale marino in assenza di plancton.
Plankton yokluğunda bu siyah kaya denizin dibindeki tortudur.Et la roche noire est le sédiment au fond de la mer en absence de plancton.
Plankton yokluğunda bu siyah kaya denizin dibindeki tortudur.이 검은 암석은 바다 바닥면의 침천물입니다. 플랑크톤이 없지요.
Plankton yokluğunda bu siyah kaya denizin dibindeki tortudur.Musta kivi on merenpohjan sedimenttiä planktonittomassa ympäristössä.
Plankton yokluğunda bu siyah kaya denizin dibindeki tortudur.Og den sorte klippesten er sedimentet på havbunden i fravær af plankton.
Plankton yokluğunda bu siyah kaya denizin dibindeki tortudur.Roca neagră e sedimentul de pe fundul mării în absența planktonului.
Plankton yokluğunda bu siyah kaya denizin dibindeki tortudur.Ta czarna skała to osad z dna morza, powstały bez udziału planktonu.
Plankton yokluğunda bu siyah kaya denizin dibindeki tortudur.Và viên đá này là trầm tích ở đáy biển không có sinh vật phù du.
Plankton yokluğunda bu siyah kaya denizin dibindeki tortudur.Wat de neerslag is op de zeebodem als er geen plankton is.
Plankton yokluğunda bu siyah kaya denizin dibindeki tortudur.Y la roca negra es el sedimento en el fondo del mar a falta de plancton.
Plankton yokluğunda bu siyah kaya denizin dibindeki tortudur.Και το μαύρο πέτρωμα είναι το ίζημα στον πυθμένα της θάλασσας κατά την απουσία πλαγκτού.
Plankton yokluğunda bu siyah kaya denizin dibindeki tortudur.А черната скала е седиментът на морското дъно в отсъствие на планктон.
Plankton yokluğunda bu siyah kaya denizin dibindeki tortudur.Чёрная порода — это отложение на дне моря в отсутствие планктона.
Plankton yokluğunda bu siyah kaya denizin dibindeki tortudur.והסלע השחור הוא הסדימנט של קרקעית הים בהעדר פלנקטון.