Martanın Meryem adındaki kızkardeşi, Rabbin ayakları dibine oturmuş Onun konuşmasını dinliyordu.ולה היתה אחות ושמה מרים אשר ישבה לרגלי ישוע לשמע אל דברו׃
Martanın Meryem adındaki kızkardeşi, Rabbin ayakları dibine oturmuş Onun konuşmasını dinliyordu.وكانت لهذه اخت تدعى مريم التي جلست عند قدمي يسوع وكانت تسمع كلامه.
Martanın Meryem adındaki kızkardeşi, Rabbin ayakları dibine oturmuş Onun konuşmasını dinliyordu.他 有 一 個 妹 子 名 叫 馬 利 亞 、 在 耶 穌 腳 前 坐 著 聽 他 的 道
Martanın Meryem adındaki kızkardeşi, Rabbin ayakları dibine oturmuş Onun konuşmasını dinliyordu.他 有 一 個 妹子 名叫 馬利亞 、 在 耶穌腳 前 坐 著聽 他 的 道
'Neden bir kuyunun dibinde yaşamak mı?'"De ce trăiesc în partea de jos a unui bine? '
'Neden bir kuyunun dibinde yaşamak mı?'"Dlaczego żyją na dnie studni?
'Neden bir kuyunun dibinde yaşamak mı?'"Hvorfor gjorde de lever på bunden af en brønd?"
'Neden bir kuyunun dibinde yaşamak mı?''그들은 왜 잘 하단의 사는거야? "
'Neden bir kuyunun dibinde yaşamak mı?'"Mengapa mereka tinggal di dasar sumur?"
'Neden bir kuyunun dibinde yaşamak mı?'"Miért élnek alján jól?"
'Neden bir kuyunun dibinde yaşamak mı?'"Miksi he elävät alareunassa hyvin?"
'Neden bir kuyunun dibinde yaşamak mı?''Perché vivevano in fondo a un pozzo?'
'Neden bir kuyunun dibinde yaşamak mı?'"Por que eles vivem no fundo de um poço?"
'Neden bir kuyunun dibinde yaşamak mı?'"¿Por qué viven en el fondo de un pozo?
'Neden bir kuyunun dibinde yaşamak mı?'"Pourquoi ont-ils vivent au fond d'un puits?
'Neden bir kuyunun dibinde yaşamak mı?'"Prečo žijú na dne studne?"
'Neden bir kuyunun dibinde yaşamak mı?'"Proč žijí na dně studny?"
'Neden bir kuyunun dibinde yaşamak mı?''Tại sao họ lại sống ở dưới cùng của giếng? "
'Neden bir kuyunun dibinde yaşamak mı?'"Varför gjorde de lever på botten av en brunn?
'Neden bir kuyunun dibinde yaşamak mı?''Waarom hebben ze wonen op de bodem van een goed?'
'Neden bir kuyunun dibinde yaşamak mı?'"Warum haben sie am Boden eines Brunnens zu leben?"
'Neden bir kuyunun dibinde yaşamak mı?'"Zakaj pa ti živijo na dnu dobro?"
'Neden bir kuyunun dibinde yaşamak mı?'"Γιατί ζουν στο κάτω μέρος ενός καλά; '
'Neden bir kuyunun dibinde yaşamak mı?'"Защо те живеят на дъното на кладенец?
'Neden bir kuyunun dibinde yaşamak mı?'"Почему они живут на дне колодца?
'Neden bir kuyunun dibinde yaşamak mı?'"Чому вони живуть на дні колодязя?
'Neden bir kuyunun dibinde yaşamak mı?'"מדוע הם חיים בתחתית הבאר?"
'Neden bir kuyunun dibinde yaşamak mı?''لماذا يعيشون في قاع البئر؟"
'Neden bir kuyunun dibinde yaşamak mı?'ヤマネは、再びそれについて考えるために1〜2分かかり、その後それがあった'氏
Ne var ki, evine girenler ölüme gittiklerini, Ona konuk olanlar Ölüler diyarının dibine indiklerini bilmezler.A hlupák nevie, že sú tam mŕtvi a v hlbinách pekla tí, ktorých pozvala.
Ne var ki, evine girenler ölüme gittiklerini, Ona konuk olanlar Ölüler diyarının dibine indiklerini bilmezler.Ale neví hlupec, že mrtví jsou tam, a v hlubokém hrobě ti, kterýchž pozvala.
Ne var ki, evine girenler ölüme gittiklerini, Ona konuk olanlar Ölüler diyarının dibine indiklerini bilmezler.Ale prostak nie wie, że tam są umarli, a ci, których wezwała, są w głębokościach grobu.
Ne var ki, evine girenler ölüme gittiklerini, Ona konuk olanlar Ölüler diyarının dibine indiklerini bilmezler.Ali on ne ve, da so mrtvi tam, v globočinah smrtnega kraja povabljenci njeni.
Ne var ki, evine girenler ölüme gittiklerini, Ona konuk olanlar Ölüler diyarının dibine indiklerini bilmezler.Egli non si accorge che là ci sono le ombre e che i suoi invitati se ne vanno nel profondo degli inferi
Ne var ki, evine girenler ölüme gittiklerini, Ona konuk olanlar Ölüler diyarının dibine indiklerini bilmezler.Eikä toinen tiedä, että haamuja on siellä, että hänen kutsuvieraansa ovat tuonelan laaksoissa.
Ne var ki, evine girenler ölüme gittiklerini, Ona konuk olanlar Ölüler diyarının dibine indiklerini bilmezler.El nu ştie că acolo sînt morţii, şi că oaspeţii ei sînt în văile locuinţei morţilor.
Ne var ki, evine girenler ölüme gittiklerini, Ona konuk olanlar Ölüler diyarının dibine indiklerini bilmezler.Er weiß aber nicht, daß daselbst Tote sind und ihre Gäste in der tiefen Grube.
Ne var ki, evine girenler ölüme gittiklerini, Ona konuk olanlar Ölüler diyarının dibine indiklerini bilmezler.És az nem tudja, hogy ott élet nélkül valók vannak; és a pokol mélyébe esnek az õ hivatalosai!
Ne var ki, evine girenler ölüme gittiklerini, Ona konuk olanlar Ölüler diyarının dibine indiklerini bilmezler.Et il ne sait pas que là sont les morts, Et que ses invités sont dans les vallées du séjour des morts.
Ne var ki, evine girenler ölüme gittiklerini, Ona konuk olanlar Ölüler diyarının dibine indiklerini bilmezler.Han ved ej, at Skyggerne dvæler der, hendes Gæster er i Dødsrigets Dyb.
Ne var ki, evine girenler ölüme gittiklerini, Ona konuk olanlar Ölüler diyarının dibine indiklerini bilmezler.han vet icke att det bär till skuggornas boning, hennes gäster hamna i dödsrikets djup. ----
Ne var ki, evine girenler ölüme gittiklerini, Ona konuk olanlar Ölüler diyarının dibine indiklerini bilmezler.오직 그 어리석은 자는 죽은 자가 그의 곳에 있는 것과 그의 객들이 음부 깊은 곳에 있는 것을 알지 못하느니라
Ne var ki, evine girenler ölüme gittiklerini, Ona konuk olanlar Ölüler diyarının dibine indiklerini bilmezler.Maar die voorbijganger weet niet dat haar huis het voorportaal van de hel is.
Ne var ki, evine girenler ölüme gittiklerini, Ona konuk olanlar Ölüler diyarının dibine indiklerini bilmezler.Mas ele não sabe que ali estão os mortos; que os seus convidados estão nas profundezas do Seol.
Ne var ki, evine girenler ölüme gittiklerini, Ona konuk olanlar Ölüler diyarının dibine indiklerini bilmezler.Men han vet ikke at der bor dødningene, at hennes gjester er i dødsrikets dyp.
Ne var ki, evine girenler ölüme gittiklerini, Ona konuk olanlar Ölüler diyarının dibine indiklerini bilmezler.Những người chẳng biết rằng kẻ chết ở đó , Và những người khách của nàng đều ở dưới chốn sâu của âm_phủ .
Ne var ki, evine girenler ölüme gittiklerini, Ona konuk olanlar Ölüler diyarının dibine indiklerini bilmezler.Những người chẳng biết rằng kẻ chết ở đó, Và những người khách của nàng đều ở dưới chốn sâu của âm phủ.
Ne var ki, evine girenler ölüme gittiklerini, Ona konuk olanlar Ölüler diyarının dibine indiklerini bilmezler.No saben ellos que allí están los muertos, que sus invitados están en lo profundo del Seol
Ne var ki, evine girenler ölüme gittiklerini, Ona konuk olanlar Ölüler diyarının dibine indiklerini bilmezler.Αλλ' αυτος αγνοει οτι εκει ειναι οι νεκροι, και εις τα βαθη του αδου οι κεκλημενοι αυτης.
Ne var ki, evine girenler ölüme gittiklerini, Ona konuk olanlar Ölüler diyarının dibine indiklerini bilmezler.И он не знает, что мертвецы там, и что в глубине преисподней зазванные ею.
Ne var ki, evine girenler ölüme gittiklerini, Ona konuk olanlar Ölüler diyarının dibine indiklerini bilmezler.Но той не знае, че мъртвите* са там, И че гостите й са в дълбочината на ада.
Ne var ki, evine girenler ölüme gittiklerini, Ona konuk olanlar Ölüler diyarının dibine indiklerini bilmezler.ולא ידע כי רפאים שם בעמקי שאול קראיה׃
Ne var ki, evine girenler ölüme gittiklerini, Ona konuk olanlar Ölüler diyarının dibine indiklerini bilmezler.ولا يعلم ان الاخيلة هناك وان في اعماق الهاوية ضيوفها
Ne var ki, evine girenler ölüme gittiklerini, Ona konuk olanlar Ölüler diyarının dibine indiklerini bilmezler.人 卻 不 知 有 陰 魂 在 他 那 裡 . 他 的 客 在 陰 間 的 深 處
Ne var ki, evine girenler ölüme gittiklerini, Ona konuk olanlar Ölüler diyarının dibine indiklerini bilmezler.人 卻 不知 有 陰魂 在 他 那 裡 . 他 的 客 在 陰間 的 深處
Ne yakaladığımızı şimdi anlıyorum, denizin dibini yakaladık.Ce prindeam, știu acum, provenea de pe fundul mării.
Ne yakaladığımızı şimdi anlıyorum, denizin dibini yakaladık.Ich weiß jetzt, dass es der Grund des Meeres war.
Ne yakaladığımızı şimdi anlıyorum, denizin dibini yakaladık.지금이야 제가 아는 것이지만 그때 우리들이 잡았던 것은 바다 밑바닥이었죠.
Ne yakaladığımızı şimdi anlıyorum, denizin dibini yakaladık.Nu weet ik dat wat we vingen de bodem van de zee was.
Ne yakaladığımızı şimdi anlıyorum, denizin dibini yakaladık.Quello che raccoglievamo, ora lo so, era il fondale del mare.