Ana içeriğe geç
Sözlük

dişi ile cümle

dişi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom odanın dışında tepindi.Tom stomped out of the room.
Tom çok uzun bir süredir yurt dışında yaşamaktadır.Tom has been living abroad for a very long time.
Tom, yurdunun dışında kilitli kaldı.Tom got locked out of his dormitory.
Tom gitar çalmanın dışında çok az şey yapar.Tom does little other than play the guitar.
Tom görülmeden yurdun dışına çıkamadı.Tom couldn't sneak out of the dorm without being seen.
Tom, penceresinin dışında cıvıl cıvıl kuş sesleri duyabiliyordu.Tom could hear birds chirping outside his window.
Tom kedileri evin dışına kovaladı.Tom chased the cats out of his house.
Tom kesinlikle yaptığının yasa dışı olduğunu biliyordu.Tom certainly knew that what he was doing was illegal.
Tom'un kesinlikle kalıpların dışında düşünme sorunu var.Tom certainly has trouble thinking outside the box.
Polisler Tom'un yatak odası penceresinin dışında herhangi bir ayak izi bulamadılar.The police couldn't find any footprints outside Tom's bedroom window.
Portekizcede her isim ya eril ya da dişildir.Every noun in Portuguese is either masculine or feminine.
Tom kapının dışında bekledi.Tom waited outside the gate.
Dişini çektirmen için dişçiye gitmeliydin.You should've gone to the dentist to have that tooth pulled out.
Birkaç günlüğüne kasabanın dışında olacağım.I'll be out of town for a few days.
Onun teorisi kesinlikle gerçek dışı.His theory was absolutely unrealistic.
Birkaç küçük hatalar dışında yazınız iyidir.Except for a few minor mistakes, your writing is good.
Jim'in dışında herkes geldi.Everyone but Jim came.
Tatillerini yurt dışına seyahat etmek için kullanan öğrencilerin sayısı artıyor.The number of students who use their holidays to travel abroad is increasing.
Benim ülke dışında bir hesabım var.I have an account outside the country.
Asansör hizmet dışı.The lift is out of order.
Ve sonra o, sığırları, koyunları ve tapınağın dışındaki herkesi kovaladı.And then, he chased the cattle, the sheep and everyone out of the temple.
O, iş için Osaka'da olduğundan dolayı ofis dışında.He's out of the office because he's in Osaka on business.
Yurt dışında öğrenim yapma amacına ulaştı.He achieved his aim of studying abroad.
Onun hiç çocuğu yok ama bunun dışında mutlu bir hayat yaşıyor.He doesn't have any children, but other than that he's leading a happy life.
Ablam dişi ninjadır.My older sister is a female ninja.
Yemek çok lezzetli değildi ama bunun dışında parti bir başarıydı.The food wasn't very delicious, but otherwise the party was a success.
Ken yurt dışına gitmeye karar verdi.Ken decided to go abroad.
Dondurucunun dışında bırakılırsa meyve suyu ılıyacaktır.Left outside the freezer, the juice will get warm.
Eğer dondurucunun dışında kalırsa meyve suyu ısınır.If it stays outside the freezer, the juice is going to get warm.
İngilizce öğrenmek için yurt dışına gitti.He went abroad to study English.
Annem yurt dışına gitmem için izin verdi.My mother allowed me to go abroad.
Meyve dışında bir şey yemez.He doesn't eat anything except fruit.
Ben dünya dışı varlıklar tarafından kaçırıldım.I was abducted by extraterrestrials.
Mary meditasyon yaparken bir beden dışı deneyim yaşadı.Mary had an out-of body experience while meditating.
Lütfen evin dışında bekleyin.Please wait outside the house.
Onunla yurt dışında tanışacağı hiç aklına gelmezdi.She never dreamed she'd meet him overseas.
Dünyanın dışı çok korkunçtur.The world outside is very scary.
Biraz meyve dışında hiçbir şey yemedi.Apart from some fruit, he hasn't eaten anything.
Web sitesi bakım için devre dışıydı.The website was down for maintenance.
O yurt dışında.He is abroad.
Ben yurt dışına gitmeye niyet etmiştim.I had intended to go abroad.
Ben yurt dışına gitmeyi planladım.I had planned to go abroad.
Manila ve Filipinler'in büyük kentleri dışında, insanlar fazla İngilizce konuşmazlar.Outside Manila and the big cities of the Philippines, people don't speak much English.
Tom grup dışında bırakıldı.Tom was sent to Coventry.
Tom disiplinden yoksun.Tom lacks discipline.
Bu ahlak dışı.This is immoral.
Tom şehir dışında.Tom is out of town.
Onuruyla ölmesine izin vermek dışında, Tom için artık yapabileceğimiz hiçbir şey yok.There's nothing any of us can do for Tom now except let him die with dignity.
Vicdanımız dışında her şeyden kaçabiliriz.We can run away from everything, except from our conscience.
Bu sıra dışı.This is unusual.
Çocuklar disiplinli olmalı.Children need to be disciplined.
Bir filozof, kendininkinin dışındaki tüm sorunları çözebilen bir adamdır.A philosopher is a man who can solve all problems, except for his own.
Sonraki yıl tatilimi yurt dışında geçireceğim.I will spend my next year vacation abroad.
Tatoeba hizmet dışıydı.Tatoeba was out of service.
O şehir dışında.He's out of town.
Ben beden dışı bir deneyim yaşadım.I had an out-of-body experience.
Güneş sistemi dışı yüzlerce gezegen keşfedildi.Hundreds of extrasolar planets have been discovered.
O beden dışı bir deneyim yaşadı.He had an out-of-body experience.
O bir beden dışı deneyim yaşadı.She had an out-of-body experience.
Tom dişini fırçalıyor.Tom is brushing his teeth.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod