Dışişleri Bakanı bir kuklaydı.The Foreign Minister was a puppet.
Libya'nın dışişleri bakanı iltica etti.Libya's foreign minister has defected.
Italya'nın Reggio Emilia kasabasında istakozları kaynatmak yasa dışıdır.Boiling lobsters is illegal in the town of Reggio Emilia, Italy.
O yurt dışındayken, sık sık Skype kullandı.When she was abroad, she often used Skype.
O, ülke dışında olduğu için sık sık Skype kullandı.Because she was out of the country, she used Skype frequently.
Dişi aslan sonunda ceylanı kovaladı.The lioness finally gave chase to the gazelle.
Ekselânsları'nın dışında herhangi bir şekilde çağrılmayı kabul etmiyorum.I refuse to be called anything besides "Your Highness".
Bu benim uzmanlık alanımın dışında.That's outside my area of expertise.
Kölelik, insanlık dışı bir suçtur.Slavery is a crime against humanity.
Angarya, insanlık dışı bir suçtur.Slavery is a crime against humanity.
Oğlumun dişi ağrıyor.My son has a toothache.
Şu anda kilisenin dışında duruyorum.I'm standing outside the church right now.
O ona hâlâ gençken yurt dışına gitmesini tavsiye etti.She advised him to go abroad while he was still young.
O, onun yurt dışına gitmesini istemiyordu.She didn't want him to go overseas.
Ona onun tarafından hâlâ gençken yurt dışına gitmesi tavsiye edildi.She was advised by him to go abroad while she was still young.
O, yurt dışına seyahat etme hayalinden tamamen vazgeçemedi.She was unable to completely give up her dream of traveling abroad.
Dillerin dışında, teknolojiyle de ilgileniyorum.Apart from languages, I'm also interested in technology.
En sevdiğin Google dışı arama motorun hangisi?What's your favorite non-Google search engine?
Genç adam kuralları biliyor ama yaşlı adam kural dışı durumları biliyor.The young man knows the rules, but the old man knows the exceptions.
Haydi, sık dişini!Come on, hang in there!
Yurt dışındaydım.I have been abroad.
Keşke blogumdaki yorumları nasıl devre dışı bırakacağımı çözebilsem.I wish I could figure out how to disable comments on my blog.
Benim dışında orta çağ müziğinden hoşlanan bildiğim tek kişisin.You're the only person I know besides me who likes medieval music.
Benim dışımda bunu yapmaktan hoşlanan tanıdığım tek kişisin.You're the only person I know besides me who likes to do that.
Sen benim dışımda bu sorunu gerçekten anlayan tanıdığım tek kişisin.You're the only person I know besides me who really understands this problem.
Benim dışımda bir çadırda yaşamayı tercih eden tanıdığım tek kişisin.You're the only person I know besides me who would prefer to live in a tent.
Kendim dışında Beyzbol izlemeyi sevmeyen, tanıdığım tek kişi sensin.You're the only person I know besides myself who doesn't like watching baseball.
Senin hipotezin tamamen gerçek dışıdır.Your hypothesis is completely unrealistic.
İncil'in dışında bir şey okur musun?Do you read something besides the Bible?
O buralı değil. O, ülke dışında doğdu.She's not from here. She was born out of country.
O buralı değil. O yurt dışında doğdu.She's not from here. She was born abroad.
Bu benim sahamın dışındadır.That is outside my purview.
Penisinin başı kemerin dışına taşıyor.The head of your penis is sticking out of your belt.
Ben on yıl yurt dışında yaşadım.I lived overseas for ten years.
Benim uydu navigasyon cihazı yurt dışında çalışmıyor.My sat nav doesn't work abroad.
Tom bir süre kasabanın dışına çıkmak istediğini söyledi.Tom said he wanted to get out of town for a while.
Tom'un tam Boston'un dışında bir sürü arsaya sahip.Tom owns a lot of land just outside of Boston.
Tom hâlâ kasabanın dışında.Tom is still out of the town.
Tom ülke dışında.Tom is out of the country.
Tom bu ayın sonunda kasabanın dışına taşınıyor.Tom is moving out of town at the end of this month.
Tom'un Boston'un hemen dışında küçük bir çiftliği var.Tom has a small farm just outside of Boston.
Tom arka kapının hemen dışında eski bir sikke buldu.Tom found an old coin just outside the back door.
Tom kendini yatağın dışına sürükledi.Tom dragged himself out of bed.
Tom odasının dışında gürültü olduğu için iyi uyuyamadı.Tom couldn't sleep well last night because it was noisy outside his room.
Tom alışılmış şeylerin dışında neredeyse asla bir şey yapmaz.Tom almost never does anything out of the ordinary.
Otelin dışındaki Tom için bekleyen bir limuzin vardı.There was a limousine waiting for Tom outside the hotel.
Barmen Tom'u barın dışına attı.The bartender threw Tom out of the bar.
Tom'un dışında birinin o işi almayı istemesi pek olası değil.It's unlikely that anyone besides Tom would consider taking that job.
Tom Mary'yi kapının dışına itti.Tom pushed Mary out the door.
Tom'un dışında herkes Mary'yi bir hırsız olmakla suçladı.Tom all but accused Mary of being a thief.
Tom ve Mary'nin dışında odada hiç kimse yoktu.There was no one in the room besides Tom and Mary.
Dün Tom ve Mary dışında hiç kimse gelmedi.No one came yesterday except Tom and Mary.
Yurt dışına seyahat ederseniz genellikle bir pasaport gereklidir.A passport is usually necessary when you travel overseas.
Ben tüm fikirlerin dışındayım.I'm all out of ideas.
Tom deniz evinin yasa dışı eylemler için kullanıldığını bilmediğini iddia etti.Tom claimed that he didn't know his beach house was being used for illegal activities.
Hayatlarımızda disiplinli olmayı öğrenmeliyiz.We should learn to be disciplined in our lives.
Hava dışında, harika bir piknikti.Except for the weather, it was a great picnic.
Biz kitabın dışında bir şey bırakmadık.We have left nothing out of our book.
Bu alanın dışında yürümeyin.Do not walk outside this area.
Ölüm dışında her şey için bir çare vardır.There's a cure for everything, except death.