Ana içeriğe geç
Sözlük

dişi ile cümle

dişi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
7
ORT. KELİME
Yurt dışında eğitim yapmak için para biriktiriyorum.I am saving money in order to study abroad.
Ebeveynlerim yurt dışında eğitim yapmama itiraz etti.My parents objected to my studying abroad.
Onların meslektaşları bir yurt dışı şubesine transfer edildi.Their colleague was transferred to an overseas branch.
Penceresinin dışındaki gürültüden dolayı o uyuyamadı.He couldn't sleep because of the noise outside his window.
Hangi dişin acıyor?Which tooth hurts?
O hasta oldu. Bu nedenle yurt dışına gitmekten vazgeçti.He became sick. That's why he gave up going abroad.
Beleş atın dişine bakılmaz.Don't look a gift horse in the mouth.
Yurt dışına gitmenin birinci ayının içinde o hasta oldu.Within one month of going abroad, he became sick.
Erkeklerin mutfak dışında tutulmaları gerekir.Men should keep out of the kitchen.
Balıklar suyun dışında yaşayamaz.Fish can't live out of water.
Üç köpeğim var. Biri erkek ve diğer ikisi dişidir.I have three dogs. One is male and the other two are female.
İstasyon dışında bir taksiye binmek zordur.It's hard to get a taxi outside the station.
Dişim acıyor.My tooth hurts.
Yirmilik dişim ağrıyor.My wisdom tooth hurts.
Bu otoyol seni şehir dışına götürecek.This highway will take you out of the city.
Onun dışında hepimiz gittik.All of us, except him, went.
Dişçiye gitmelisin ve o dişi çektirmelisin.You should go to the dentist and have that tooth pulled out.
Onun büyük geliri ona her yıl yurt dışında seyahat etmesini mümkün kılıyor.His large income makes it possible for him to travel overseas every year.
Vatan hainleri sınır dışı edilecek.Traitors will be deported.
Neyse ki, tam Dima'nın uyuduğu sokağın dışında bir Armani mağazası vardı.Thankfully, there was an Armani store just outside the alley where Dima had slept.
O yurt dışına gitmeyi umuyor.He hopes to go abroad.
Benim babam bir defa bile yurt dışına çıkmadı.My father hasn't gone abroad even once.
Yurt dışında yaşarken çeşitli tuhaf gelenekleri görmeye eğilimli olursun.While living abroad, you tend to see a variety of strange customs.
Babam gelecek hafta yurt dışına gitmeyi planlıyor.My father plans to go overseas next week.
Bu sitedeki hesabımı nasıl devre dışı bırakabilirim.How can I deactivate my account on this site?
İngilizcenin dışında, aynı zamanda matematik öğretir.Apart from English, he also teaches math.
Araba şehrin beş mil dışında bozuldu.The car broke down five miles outside of town.
Üniversite, Mark Zuckerberg'ı veritabanını hacklediği için disipline verdi.The university disciplined Mark Zuckerberg for hacking its database.
O ne zaman yurt dışına gitmek zorunda kalacak?When will she have to go abroad?
Daha önce hiç yurt dışında bulunmadım.I've never been abroad before.
Savaş, insanlık dışı bir suçtur.War is a crime against humanity.
Neden dişine göre birini seçmiyorsun?Why don't you pick on someone your own size?
Üç erkek kardeşim var. Biri Japonya'da diğer ikisi yurt dışında yaşıyor.I have three brothers. One lives in Japan and the other two live abroad.
Onun öğretim yöntemleri alışılmışın hayli dışında.His teaching methods are highly unorthodox.
Bir zamanlar, dışarı çıkardık ve her türlü yasa dışı şeyler yapardık.Back in the day, we'd go out and do all kinds of illegal stuff.
Yağmur yağdığı zamanlar dışında her gün yürüyüşe çıkıyorum.I go for a walk every day, except when it rains.
Biz onu yurt dışından satın almak zorundayız.We have to buy it from abroad.
Özel durumlar dışında asla içmez.He never drinks except on special occasions.
Ben bir gün yurt dışına gitmek istiyorum.I want to go abroad someday.
Yenilikçiler televizyonun dışında düşünüyorlar.Innovators think outside the box.
Herhangi bir duygu, eğer samimi ise, istem dışıdır.Any emotion, if it is sincere, is involuntary.
Tavus kuşunun güzel kuyruğu dişilerin ilgisini çekmeye yardım eder.The peacock's beautiful tail helps it attract females.
Pasaport olmadan yurt dışına seyahat edemezsiniz.You can't travel overseas without a passport.
O, kent dışında yaşar.He lives outside the city.
Bu caddede yasa dışı park edilen arabalar çekilecek.Cars parked illegally on this street will be impounded.
Bütün çikolata kutusunun dışında kiraz likörleri onun gözdeleridir.The cherry cordials are her favorites out of the whole chocolate box.
Kaygan yılan onun tam elinin dışına kaydı.The slippery snake slithered right out of his hand.
Jim hiç yurt dışında bulunmadı.Jim has never been abroad.
Onun kulağının dışında büyüyen çirkin tüyleri var.He has unsightly hairs growing out of his ears.
Bazı bilimciler sera etkisinin gerçek dışı olduğuna inanıyorlar.Some scientists believe that the greenhouse effect is imaginary.
Çinli bayan arkadaşlarımın onları disipline sokmamdan hoşlandıklarını biliyorum.I know that my Chinese female friends enjoy my disciplining them.
Bir gün yurt dışına çıkmak isterim.I'd like to go abroad one day.
Politikanın dışında kalacağına söz vermişti.He had promised to stay out of politics.
Dışişleri Bakanı istifa etmeyi planladığını söyledi.The Secretary of State said he planned to resign.
Almanya, Rusya'nın savaşın dışında kalmasını istiyordu.Germany wanted Russia to stay out of the war.
Amerika Birleşik Devletleri savaşın dışında kalmayı umut ediyordu.The United States hoped to stay out of the war.
İnsanların yiyecek için avlanmanın dışında yapacakları çok az şeyleri vardı.The men had little to do except hunt for food.
Durum kontrol dışı görünüyordu.The situation seemed out of control.
Başkan Grant yasa dışı bir şey yapmamıştı.President Grant had done nothing illegal.
Yargıtay yasanın yasa dışı olduğuna karar verdi.The Supreme Court ruled that the law was illegal.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod