Böyle yaparak sağda duran adamı devre dışı bırakmıştı;And in doing so, he banished the man out on the right,
Saldıracakları şeyin içini dışını yönlerini biliyorlardı.They knew all the bits and bites that they had to attack.
Şimdilik bunun tüm sorumlulukları olduğunu varsayalım. Borç dışında sorumluluklar da vardır.There are other liabilities other than debt.
Bebeğinizin dişi çıkar çıkmazAs soon as your baby gets teeth you can clean them.
Bir bebeğin dişini temizlemenin bir çok yolu var.There are many different ways to clean a baby's teeth.
O an insanlık dışı ayinler yapıp... ...birbirimizin kanını içmeye başladık.That's when we began the inhuman rite of drinking each others blood.
80'li yıllarda, ilk vahşi dişi modelimiz Alexis Carrington olarak karşımıza çıkarıldı.The 1980s, our first cougar was given to us in the form of Alexis Carrington.
Şimdi esnekliğin bu erken döneminde, beyin, aslında bir öğrenme bağlamının dışında değişir.Now in this early period of plasticity the brain actually changes outside of a learning context.
Mesele şu ki; beyni bunun dışında eğitebilirsiniz.The point is is that you can train the brain out of this.
Ama sanıyorum, dişi kurbağalar yumurtluyorlar. Sonra erkekler de yumurtaları döllüyor.It's the females, I think, that lay the eggs, and then the males fertilize them.
Sadece dişilerde mi yumurta var?"Only the females have eggs?"
O da " Peki onlar nereye, yani insan dişiler, insan dişiler yumurtalarını nereye bırakıyor?"And she said, "And where do, um, where do human women, like, where do women lay their eggs?"
Asla, ama asla kutunun dışında düşünme.) (Gülüşler)Never, ever think outside the box.) (Laughter)
Yani, adam kediye kutunun dışında düşünmeye cüret etmemesini söylüyor.So, the guy is telling the cat, don't you dare think outside the box.
Her zaman kutunun dışında olmak istedim.I always wanted to be outside the box.
Pek çok keşif yaptık, hücre dışı matrisin kromatine hitap ettiğini gösterdik.We have made a lot of discoveries, we have shown that extracellular matrix talks to chromatin.
Yurt dışında çalıştı diye mi bu kadar kibirli?He gets a taste of the American waters and he thinks nothing can touch him?!
Şekli farklıdır ama bunun dışında aynı temel sıralama söz konusudur.It's a different shape, but other than that it's the same basic limitation.
Yaşam döngüsünü hiç rakibi olmadan tamamladı; servis dışı bırakıldı.It went a whole life cycle without competition, took out of service.
Ve ondan sonra birkaç kargo uçağı uçurttular ve sonra servis dışı bıraktılar.And then they flew a few cargo flights, and took it out of service.
Kentin dışındaki bir süpermarket'ten dönüyorduk.Outside of Gatesville we were coming back from the grocery store.
Pamuk yumuşaktır ama bitkinin dışı hep dikenle kaplıdır.Now, cotton is soft but the outside of the plant is just full of stickers.
Kirliliğin kötü görüş mesafesi dışında kötülüğü olduğunu bilmiyorduk.We didn't know that pollution did more than cause bad visibility.
Yani işaretleri dışında bişey değiştirmeyecek.It won't change the less than sign.
Ama aynı zamanda 40 dışındaki her şeyi gölgeleyerek de yapabiliriz.But then we can shade in everything below 40.
Bir beyzbol sopası penistir ve yedek kulübesi de dişilik organı ya da vajinadır.A bat's a penis, and a nappy dugout is a vulva, or a vagina.
Ve, tabii ki, sen şunu unutmamalısın ki, eksi 1 parantez dışında duruyor.And, of course, you can't forget about this negative 1 out here.
Kapının dışında dünya bekliyor.Outside your door the world is waiting.
Şimdi, örümceklerin liflerini vücutlarının dışında kullanıyor olması gerçekten kullanışlı.Now, it's really convenient that spiders use their silk completely outside their body.
Bütün vakalarda, yaşam destek ünitesi devre dışı bırakılmıştı ve bebekler ölmüştü.In all cases, the life support was removed, and the infants had died.
Kırmızının dışında ayrıca yeşil, deri, ve bej seriler de var.There are red, green, leather and tan versions
Damien Kinshasa'nın dışında bir otel işletiyor.Damien runs a hotel outside of Kinshasa.
Eski oyun kutusunun dışında düşünmeyi daha da zorlaştırıyor.Making it even harder to think outside that old game box.
Ve kendi kendime dedim ki: "LZ, uzun zamandır, bunun dışında tutuldun.And I said to myself, "LZ, for so long, you have been denied this.
Bu yerel hayvanat bahçesinden bir aslan, Norrkoping'in heme dışından, Elsa, Kolmarden'den.So this is a lion from the local zoo outside of Norrkoping in Kolmarden, Elsa.
- Benim dışımda kimse bilmiyor.- No one knows except for me.
Hidrojen dışında sadece bir elektron bulundurur.Hydrogen only has one electron outside.
Keşke bu bina dışında yürüyen 250,000 kişi gerçek anlamda bu sonuçları bilebilseydi.I wish the 250,000 people who really did march outside this very building knew these results.
Bu seferkinin sıfıra eşit olması dışında, denklem aynı olacaktır.It will still equal that, except that's equal to zero.
Açının yanındaki hipotenüs dışındaki kenar.Well, if we look at it, it's the side that's next to it and not the hypotenuse.
Buradaki yuvarlak depremin büyüklüğünü gösteriyor Japonyanın kıyısının biraz dışındaydı.Right over here, this circle shows the magnitude of the earthquake, it was off the coast of Japan
Vancouver ve New York'taki ofisimizin dışında dünyanın her tarafında inşa ediyorum.I build all around the world out of our office in Vancouver and New York.
Yani işkence her zaman kendi ülkeniz dışında yaşadığınız bir şey değil.So torture is not something that always happens on other soil.
Şimdi, o arandı ve bulunmadı; bir fikir, bir his olmasının dışında.Now it's been looked for, and it's not found, except as an idea, a feeling, something called 'I'.
Bir düşünce olmak dışında, onun var olmadığını keşfeden nedir? [Soru:]What is discovering that this one does not exist apart from as a thought?
Eyaletin dışından gelen gençlerin, üniversiteye gitmek için daha çok paraları vardı.The kids from out of state tended to have more money to attend the university.
Onlar, eyalet dışı öğrencilerin ödemesi gereken üniversite harcını ödüyorlardı.They had to pay higher out of state tuition.
Onlar eyaletin dışından gelmişlerdi ve daha çok paraları vardı.They were from out of state and they had more money.
Örneğin, erkekler kur kovalamacası boyunca dişileri uyarırlar.For example, males will stimulate a female during a courtship chase.
Erkekler birbirlerinin dişilerini kovalarken güç gösterilerinde bulunuyor.The males have dominance displays that they use when they're chasing each other's females.
Yunusların normal repertuarının dışındalar, fakat yunuslar tarafından kolayca taklit edilebilirler.They're outside the dolphin's normal repertoire, but they're easily mimicked by the dolphins.
Çok çok az insan dışı memeli sesleri taklit edebilir.Very few nonhuman mammals can imitate sounds.
İnsan dışı bir primatın sesleri ile başlayalım.So let's start with calls of a nonhuman primate.
Aşağı yukarı 10 yaşındayken, Georgian Koyu'ndaki evimizin dışında çizgi roman sattım.When I was about 10 years old, I sold comic books out of our cottage on Georgian Bay.
[Ya da belki ... basit bir parlak fikir] [dışında hiçbir şeyleri yoktu][Or perhaps they didn't own anything except for ...] [... a single brilliant idea]
Günümüzde karşılaştığımız büyük sorunlar, bizim kontrolümüz dışında olaylar değil.The big problems facing the world today are not at all things beyond our control.
Ama onun dışında iki yarıküre birbirinden bütünüyle ayrıdır.But other than that, the two hemispheres are completely separate.
Sedye dışında bir ambulansta bulunan her şeye sahip.It has everything an ambulance has except for a bed.
Kapının dışından düşersiniz, pervane arkasındaki hava akımına kapılırsınız.You fall outside the door, you're caught in the slipstream.
Ölmek dışında daha fazla hasta olamayacağını biliyorduk.We knew that she could not have gotten any sicker without actually dying.