Ana içeriğe geç
Sözlük

dişi ile cümle

dişi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Yurt dışına bazen yalnız seyahat ederdim.I would sometimes travel abroad alone.
Yurt dışına gittim.I went aboard.
Shinjuku İstasyon'u dışında bir taksiye bindim.I got into a taxi outside Shinjuku Station.
Geçen hafta bir dişimi çektirdim.I had a tooth pulled out last week.
Çürümüş bir dişi çektirmeliyim.I must get a bad tooth pulled out.
Ben çürük dişimi çektirdim.I got my decayed tooth pulled out.
Kediyi evin dışına bıraktım.I let the cat out of the house.
Onu yurt dışına gitmekten caydırmaya çalıştım.I have tried to discourage him from going abroad.
Ona odanın dışını temizlemesini söyledim.I told him to clear out of the room.
Benim dışımda hiç arkadaşı yok.He has no friends besides me.
Gelecek yıl yurt dışına gitmeyi düşünüyorum.I am thinking of going abroad next year.
Ben önümüzdeki yıl yurt dışına gitmek istiyorum.I want to go abroad next year.
Önümüzdeki sene yurt dışına çıkmayı planlıyorum.I'm thinking of going abroad next year.
Ben önümüzdeki yıl yurt dışında öğrenim yapmak niyetindeyim.I intend to study abroad next year.
Yurt dışında eğitim yapmak istiyorum.I want to study abroad.
Ben yurt dışında öğrenim görmeye karar verdim.I decided to study abroad.
Benim dışında herkes meşgul.Everybody is busy except me.
Öğretmenimiz ağustosta yurt dışından dönecek.Our teacher will return from abroad in August.
Bu yaz yurt dışına gitmeyi ummuştuk.We had hoped to go abroad this summer.
Bu yaz yurt dışına seyahat edeceğiz.We are going to travel abroad this summer.
Dişim ağrıyor.I've got a toothache.
Dişim ağrıyor. Ağrı beni öldürüyor.I've got a toothache. The pain is killing me.
Eğer dişin ağrırsa, diş hekimi ile görüşmelisin.If your tooth hurts, you should see a dentist.
O dişi çektirmek için dişçiye gitsen iyi olur.You had better go to the dentist to have that tooth pulled out.
Dişçi çürük dişimi zorla çekti.The dentist pulled out my decayed tooth by force.
Diş hekimi onun çürük dişini çekti.The dentist pulled out his decayed tooth.
Dişçi onun kötü dişini çekti.The dentist pulled out her bad tooth.
Onun bürosunun dışında bir saat boyunca bekledim.I cooled my heels for one hour outside his office.
Gençler yurt dışına gitmekte çok hevesli.Young people are eager to go abroad.
Onlar ilk kez yurt dışına bir seyahate gitti.They went on a trip abroad for the first time.
Bazı yeni ofis ekipmanları almalıyız, elimizdekiler çağ dışı.We ought to buy some new office equipment: the stuff we've got is out of date.
Balayı yurt dışında geçirilecek.The honeymoon will be spent abroad.
Bir kişi ya erkektir ya da dişi.A person is either male or female.
Su dışında hiçbir şey görünmüyordu.Nothing was to be seen but water.
Hayatın gizemi insan anlayışının dışındadır.The mystery of life is beyond human understanding.
Öğretmen beni yurt dışında eğitim için teşvik etti.The teacher encouraged me to study abroad.
Benim ön dişim düştü.My front tooth fell out.
Depo, bir mobilya parçası dışında boştu.The warehouse was empty except for a piece of furniture.
Elini pencerenin dışına uzatma.Don't stick your hand out of the window.
Ellerinizi pencerenin dışına koymayın.Don't put your hands out the window.
Pencerenin dışında birinin bağırdığını duydum.I heard someone shout outside the window.
Onun penceresinin dışındaki gürültü onun uyumasını engelledi.The noise outside his window prevented him from sleeping.
Çantanın içini dışına çıkar.Turn your bag inside out.
Sağanak yağışlardan sonra, nehir kendi kıyılarının dışına taştı.After the heavy rains, the river overflowed its banks.
Başkan onu dışişleri bakanı olarak atadı.The President nominated him to be Secretary of State.
Tom'un dışında kimle görüşmeliyim?Who should I meet but Tom?
Hava dışında, iyi bir piknikti.Apart from the weather, it was a good picnic.
Babam bana yurt dışına yalnız gidemeyeceğimi söyledi.My father told me I couldn't go abroad alone.
Japonya yurt dışından çeşitli ham maddeleri ithal eder.Japan imports various raw materials from abroad.
Japon arabaları yurt dışında iyi satılır.Japanese cars sell well overseas.
Onun kalıcı dişi bebek dişinin arkasından geliyor.His permanent tooth is coming in behind his baby tooth.
Bir bebek dişine bitişik bir yetişkin dişi geldi.An adult tooth came in right next to a baby tooth.
At arabası şimdi kesinlikle çağ dışı.The horse and buggy is now definitely out of date.
Dişinin çekilmesi gerekli.Your tooth must be extracted.
Dişinizin çekilmesi gerekli.Your tooth must be extracted.
O gün eve gelmemesinin dışında bir şey bilmiyoruz.We know nothing except that he did not come home that day.
Onun erken kalkması sıra dışıdır.It's unusual for him to get up early.
Onun her yıl yurt dışına çıktığı doğrudur.It is true that he goes abroad every year.
Onun hakkında sıra dışı bir şey var.There's something unusual about him.
Onun disipline ihtiyacı var.He needs discipline.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod