Hakem sportmenlik dışı davranışı nedeniyle Tom'u gönderdi.The referee sent Tom off for unsportsmanlike behaviour.
Ulrike güzel bir Alman ve dişi ilk adıdır.Ulrike is a beautiful German and female first name.
Suçlu görev dışı polis memuru tarafından tutuklandı.The criminal was apprehended by an off-duty policeman.
Tom'un dışında kimse bunu yapmadı.Nobody except Tom did that.
Tom dışında kimse bunu yapmadı.Nobody did that except Tom.
Tom dışında bunu kimse yapamazdı.No one except Tom could do that.
Burada Tom'un dışında herkes bunu yaptı.Everybody here but Tom has done that.
Senin dışında burada hiç arkadaşım yok.I don't have any friends here except you.
Tom dışında herkes Boston'da kaldı.Everyone stayed in Boston except Tom.
Benim dışımda herkes Boston'da kaldı.Everybody stayed in Boston except me.
Tom ekmek dışında hiçbir şey yemiyor.Tom doesn't eat anything except bread.
Tom tişörtünün içini dışına giymiş.Tom put his T-shirt on inside out.
Benim dışımda herkes bunu yaptı.Everybody did that except me.
Tom Boston'un hemen dışında büyüdü.Tom grew up just outside Boston.
Ben yolun dışına atladım.I jumped out of the way.
Tom yurt dışında yaşamaktadır.Tom lives abroad.
Telefon ahizelerini uzun zaman zarflarında şarj dışında bırakmak tavsiye edilmez.It is not recommended to leave phone handsets out of the charger for long periods of time.
Bunu Tom dışında herkes yaptı.Everyone did that, except Tom.
Tom'un Mary dışında herhangi bir arkadaşı olduğunu sanmııyorum.I don't think Tom has any friends here except Mary.
Boston'un hemen dışında yaşıyorum.I live just outside Boston.
Tom restoranın dışında Mary'yi bekliyor.Tom is waiting for Mary outside the restaurant.
Bir dişimi çektirdim.I had a tooth pulled out.
Tom kapı dışındadır.Tom is outside the door.
Tom'un elinden beklemek dışında bir şey gelmiyordu.Tom could do nothing except wait.
Mary çok fazla konuşmasının dışında güzel bir kızdır.Mary is a nice girl, except that she talks too much.
Tom bir süre kasabanın dışında olacak.Tom is going to be out of town for a while.
Tom sinemanın dışında bekliyor.Tom is waiting outside the movie theater.
Tom, önümüzdeki hafta kasaba dışında olacak.Tom is going to be out of town next week.
Tom bütün hafta kasabanın dışında olacak.Tom is going to be out of town all week.
Ne Tom ne de Mary yurt dışına gitti.Neither Tom nor Mary has gone abroad.
Tom uzun yıllar yurt dışında yaşadı.Tom has lived abroad for many years.
Tom yıllarca yurt dışında yaşadı.Tom lived abroad for many years.
Benim dışımda herkes gecikmişti.Everyone was late but me.
Evinin dışındaki mavi araba senin mi?Is that blue car outside your house yours?
Tom yurt dışında okumak istemiyor.Tom doesn't want to study abroad.
Tom yurt dışında okumak istemiyordu.Tom didn't want to study abroad.
Tom yurt dışına çıkmak istemiyor.Tom doesn't want to go abroad.
Tom yurt dışına çıkmak istemedi.Tom didn't want to go abroad.
Tom şehir dışına gidiyor.Tom is heading out of town.
Bugün burada kimse çalışmıyor, Tom dışında.No one is working here today, except Tom.
Tom yasa dışı bir şey yapmadığını söyledi.Tom said that he did nothing illegal.
Gelecek hafta şehir dışında olacağım.I'm going to be out of town next week.
Bütün hafta şehir dışında olacağım.I'm going to be out of town all week.
Ton balığı dışında balık yemiyorum.I don't eat any fish except tuna.
Yurt dışında okumak istemiyorum.I don't want to study abroad.
Yurt dışına gitmek istemiyorum.I don't want to go abroad.
Tom dışında burada hiç arkadaşım yok.I don't have any friends here except Tom.
Tom vücudunun dışında yüzüyormuş gibi hissetti.Tom felt like he was floating out of his body.
Sami, doğduğu Mısır’a sınır dışı edilmekle karşı karşıyaydı.Sami faced deportation back to his native Egypt.
Sami ülke dışında.Sami is out of the country.
Tom hiç Avustralya'nın dışına çıkmadı.Tom has never been outside of Australia.
Hiç yurt dışına seyahat etmedim.I've never traveled abroad.
Sami evlilik dışı olarak Mısır'da doğdu.Sami was born out of wedlock in Egypt.
Sami, ofisin dışında Leyla'ya rastladı.Sami ran into Layla outside the office.
Sami, arabayı Leyla'nın evinin dışına bıraktı.Sami left the car outside Layla's home.
Sami, Leyla'nın evinin dışında sokakta duran arabayı gördü.Sami saw the car sitting on the street, outside Layla's house.
Çenesini kırdı ve birkaç dişini kaybetti.He broke his jaw and lost a few teeth.
Sami'nin bunun dışında kalması gerek.Sami should stay out of this.
Sami, polis tarafından bir benzin istasyonunun dışında fark edildi.Sami was spotted by police outside a gas station.
Sami bir benzin istasyonunun dışında dayanıyordu.Sami was standing outside a gas station.