Bu asansör hizmet dışıdır.This elevator is out of order.
Otomat hizmet dışı.The vending machine is out of order.
Biraz mesai dışı saatlere ihtiyacımız olduğunu düşünüyorum.I think we need some time off.
Gerçeğin dışında hiçbir şey söylemeyin.Say nothing except the truth.
Kulübün dışındaki kuyruk köşeye kadar uzanıyordu.The line outside the club stretched around the corner.
Yurt dışına gitmek istiyorlar.They want to go abroad.
Mary Facebook hesabını devre dışı bıraktı.Mary deactivated her Facebook account.
Mary dışında hiçbir arkadaşım yoktu.I had no friends except for Tom.
Tom'un disipline ihtiyacı var.Tom needs discipline.
Annem ve babam şehir dışında yaşıyor.My parents live outside the city.
Tom yurt dışına gitmek istiyor.Tom wants to go abroad.
Teknik nedenlerle, şu anda arama özelliği devre dışıdır.Due to technical reasons, the search feature is currently disabled.
Tom, Boston'un hemen dışında yaşıyor.Tom lives just outside of Boston.
Tom sadece Boston'un dışında yaşıyor.Tom lives just outside Boston.
Dünya dışı yaşam var mıdır?Does extraterrestrial life exist?
Bir koltuk ve masa dışında, oturma odasında hiç mobilya yoktu.Besides a sofa and a table, there wasn't any furniture in the living room.
Yaptığınız ahlak dışıdır.What you did is immoral.
Tom her yıl yurt dışına gider.Tom goes abroad every year.
O sık sık yurt dışında.He's constantly abroad.
Barak Obama dışında bütün Amerika başkanları beyazdı.Aside from Barack Obama, all US presidents were white.
Barak Obama dışında bütün Amerika Birleşik Devletleri başkanları beyazdır.Apart from Barack Obama, all US presidents were white.
Barack Obama'nın dışında, bütün ABD başkanları beyazdı.With the exception of Barack Obama, all US presidents have been white.
Çocuklar evin dışında oynuyorlar.The children are playing outside the house.
Tom tamamen kontrol dışı.Tom is completely out of control.
Tom yurt dışında eğitim görmeye karar verdi.Tom has decided to study abroad.
Şimdi ayrım yapmak yasa dışıdır.Now it's illegal to discriminate.
Dini, hükümet dışı tutun.Keep religion out of government.
Onun yasa dışı olması gerektiğini kabul ediyorum.I agree it should be illegal.
Ormanın dışında değilsin.You're not out of the woods.
Hiç sınır dışı edilendin mi?Have you ever been deported?
Disiplin başarıya götürür.Discipline leads to success.
Yolun dışında durdular.They stayed out of the way.
Halkımız disiplinlidir.Our people are disciplined.
İnsanlarımız disiplinlidir.Our people are disciplined.
Üç yıl gerçek dışı mı?Is three years unrealistic?
Tom bu gece sıra dışıydı.Tom was outstanding tonight.
İlk iddia gerçek dışıdır.The first claim is untrue.
Tom dışında hiç kimseye bahsetmedim.I've never mentioned it to anyone, except Tom.
Tom artık oyun dışı.Tom is now out of the game.
Tom ağlamak dışında hiçbir şey yapmaz.Tom does nothing but cry.
O benim yapabileceğimin dışında.That's out of my hands.
Tom canını dişine takarak çalışıyor.Tom works his butt off.
Disiplin anahtardır.Discipline is the key.
Biz kayıt dışı mıyız?Are we off the record?
Tom seçeneklerin dışında.Tom is out of options.
Olursa dişimi kıracağım.That'll be the day.
O şimdi konu dışı.That's irrelevant now.
Tom'un ebeveynleri Kanada'nın dışında doğdular.Tom's parents were born outside Canada.
Tom'un evlilik dışı bir ilişkisi vardı.Tom had an extramarital affair.
Tom'un karısının evlilik dışı bir ilişkisi vardı.Tom's wife had an extramarital affair.
İşin dışında çok fazla arkadaşım yok.I don't have many friends outside of school.
Aç kedi pencerenin dışında miyavlamaya devam etti.The hungry cat kept meowing outside the window.
Önümüzdeki hafta kasaba dışına çıkacağım.I'll be out of town next week.
Restoranın dışında bir kuyruk var.There's a line outside the restaurant.
Kulübün dışında bir kuyruk var.There's a line outside the club.
Tom için günün bu saatinde burada olmak çok sıra dışı.It's very unusual for Tom to be here this time of day.
Bölgenin dışında kalın.Stay outside the field.
Tom yasa dışı hiçbir şey yapmadı.Tom has done nothing illegal.
Tom yasa dışı bir şey yapmadı.Tom has done nothing illegal.
Dua etmek dışında yapacak hiçbir şey yok.There is nothing more to do except to pray.