Ana içeriğe geç
Sözlük

dişi ile cümle

dişi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Bütün gece buranın dışında mıydın?Have you been out here all night?
Bu tür şeyin olmasını beklemek olağan dışı değil.It's not unusual for this kind of thing to happen.
Bu hiç olağan dışı değil.It isn't unusual at all.
On kitap dışında hiçbir şeyim yok.I don't have anything except for ten books.
Tom, eğitimini gelecek yıl yurt dışında yapmayı planlıyor.Tom is planning to study abroad next year.
Size reçete edilmiş ilacı başkasına vermeniz yasa dışıdır.It's illegal to give someone else medication that was prescribed for you.
Terör örgütü, elçilik dışındaki bomba patlamasından sorumluydu.The terrorist group was responsible for the bomb explosion outside the embassy.
Sokakta ya da parklarda alkol içme Birleşik Devletleri'nin çoğunda yasa dışıdır.Drinking alcohol on the street or in parks is illegal in most of the United States.
Sınır dışı etme ve soykırım iki farklı şeydir.Deportation and genocide are two different things.
Tom kapının dışında ayak sesleri duydu.Tom heard footsteps outside his door.
Amerikalıların giydikleri giysilerin çoğu Amerika'nın dışında yapılmaktadır.Most of the clothes that Americans wear are made outside of America.
Avrupalıların giydikleri giysilerin çoğu Avrupa'nın dışında yapılmaktadır.Most of the clothes that Europeans wear are made outside of Europe.
Kanadalıların giydikleri giysilerin çoğu Kanada'nın dışında yapılmaktadır.Most of the clothes that Canadians wear are made outside of Canada.
O, güzelin dışında bir şey.That is something other than beautiful.
Bu senin ilk yurt dışı seyahatin mi?Is this your first foreign trip?
Hayvanlar gerçek ve gerçek dışı arasında ayrım yapamaz.Animals cannot distinguish between truth and falsehood.
Tom dün geceden beri su dışında hiçbir şey yiyip içmedi.Tom hasn't had anything but water since last night.
Tom olağan dışı bir şey görmediğini söyledi.Tom said he didn't see anything out of the ordinary.
Tom'un ya sabır çekmek dışında bir seçeneği yoktu.Tom had no choice but to grin and bear it.
Kriptestezi duyular dışı algılama için başka bir terimdir.Cryptesthesia is another term for extrasensory perception.
Rus Çarı Büyük Peter eğlenmek için insanların dişini çekerdi.Peter the Great, Czar of Russia, used to take out people's teeth for fun.
Canımı dişime takarak çalışıyorum.I work my ass off.
Ben dünya dışı varlıklara inanmıyorum.I don't believe in extraterrestrials.
Arkadaşlarımdan biri yurt dışında okuyor.One of my friends is studying abroad.
Alarmı devre dışı bırak.Disable the alarm.
Bazı hayvan türlerinde dişi erkek üzerinde egemendir.In some species of animals, the female is dominant over the male.
Mary'nin büyükannesinin hiç dişi yok.Mary's grandmother doesn't have any teeth.
Yunanistan ülke dışına para çıkarmayı yasa dışı yaptı.Greece has made it illegal to take money out of the country.
Bu bir köpek dişi.This is a canine tooth.
Futbol dışında başka hiçbir hobim yoktur.I don't have any other hobbies besides football.
Bir aslanın yelesi daha koyu olsa dişileri için daha çekici olur.The darker the mane of a lion is, the more attractive to females it is.
Bir kase meyvenin dışında mutfak masası bomboştu.The kitchen table was bare except for a bowl of fruit.
Piyano dışında bir enstrüman çalıyor musun?Do you play any instruments other than the piano?
Tom'un yatak odası penceresinin dışında ayak izleri vardı.There were footprints outside Tom's bedroom window.
Onun hakkında olağan dışı bir şey yok.There's nothing unusual about that.
Bu bütünüyle olağan dışı.This is totally unusual.
Tom daha sonra sınır dışı edildi.Tom was later deported.
Tom hâlâ yurt dışında.Tom is still abroad.
Bu çok gerçek dışıydı.It was very unreal.
Bu sıra dışı mıdır?Is this uncommon?
Tom tutuklandı, suçlu bulundu ve sınır dışı edildi.Tom was arrested, convicted and deported.
Penceremin dışında öten kuşları duyabiliyordum.I could hear birds singing outside my window.
Sıkın dişinizi, beyler.Hang in there, guys.
Dişimizi sıktık.We hung in there.
Tom kısmen devre dışıdır.Tom is partly disabled.
Polis karakolunun dışında 300 tane protestocu vardı.There were 300 protesters outside the police station.
Bu son derece gerçek dışı görünüyor.That seems terribly unrealistic.
Bu olasılık dışı görünüyor.This seems improbable.
Bu sadece gerçek dışı görünüyor.It just seems unreal.
Bunlar sıra dışı zamanlar.These are extraordinary times.
Onun içi dışı bir değil.He is not an open book.
Onun ebeveynleri şehir dışındaydı.Her parents were out of town.
Okul disiplin eylemi düşünüyor.The school is considering disciplinary action.
Tom'un ebeveynleri şehir dışında.Tom's parents are out of town.
Ben sık sık yatak odamın penceresinin dışında güvercinlerin öttüğünü duyabiliyorum.I can often hear pigeons cooing outside my bedroom window.
Başarının en önemli parçası disiplindir.Discipline is the most important part of success.
Unutulanlar dışında yeni bir şey yok.There is nothing new except what has been forgotten.
Son elli senedir canını dişine takıp çalışıyor! Kendini tükenmiş hissetmesi çok normal!She's been working her butt off for the last 50 years! Of course, she feels burnt out!
Tom karısının evlilik dışı ilişkisini onayladı.Tom approved of his wife's extra-marital affair.
Tom'un yaptığı yasa dışı değildi.What Tom did wasn't illegal.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod