Ben odanın dışındaydım.I was out of the room.
Tom öfke dışında hiçbir şey hissetmedi.Tom felt nothing except anger.
Onlar evlerimizin dışına bomba yerleştirdiler.They planted bombs outside our homes.
Beni bunun dışında tutun.Keep me out of this.
Tom şimdiye kadar Avustralya'nın dışında bulunmadı.Tom hasn't ever been outside of Australia.
Tom bana yurt dışında okumayı planladığını söyledi.Tom told me that he was planning to study abroad.
Tom yurt dışında okuyacağını söylediğinde şaşırdım.I was surprised when Tom said he was going to study abroad.
Bu sıra dışı bir isim.That's an unusual name.
Bu yasa dışı yapılmalı.It should be made illegal.
Bu oldukça yasa dışı.This is highly illegal.
Bu oldukça sıra dışı.This is rather unusual.
Bu epeyce sıra dışı.This is highly unusual.
Hapishanenin dışında kalmak hapishaneden çıkmaktan daha kolaydır.It's easier to stay out of jail than to get out of jail.
Yasa dışı faaliyetlere karışmam.I don't engage in illegal activities.
Tom sıra dışı bir kazada öldürüldü.Tom got killed in a freak accident.
Tom öğrenciyken ders kitaplarının dışında bir şey okuyacak zamanı yoktu.Tom had never had time to read anything other than textbooks when he was a student.
O sıra dışı bir kadındı.She was an extraordinary woman.
O yasa dışı uyuşturucu almak için sanal para kullanır.He uses bitcoins to purchase illicit drugs.
Bu olağan dışı bir hava.This is unusual weather.
Beklemek dışında yapabileceğimiz bir şey yok.There's nothing we can do except wait.
Çok olasılık dışı görünmüyor.It doesn't sound so unlikely.
Yaptığın şey etik dışı.What you've done is unethical.
Dişin ağrıyor mu?Do you have a toothache?
Bir dişimi kırdım.I've chipped a tooth.
Şimdi dişini fırçalamaya git.Now go brush your teeth.
Tom olağan dışı bir şey fark etmedi.Tom didn't notice anything out of the ordinary.
Bildiğim kadarıyla, hiç yasa dışı ilaçlar kullanmadım.I've never used illegal drugs, as far as I know.
Yasa dışı uyuşturucu asla kullanmam.I never use illegal drugs.
Tom yurt dışında eğitim görmek istediğini söyledi.Tom said that you wanted to study abroad.
Tom senin yurt dışında okumak istediğini söyledi.Tom said that you wanted to study abroad.
Her zaman yurt dışında yaşamayı hayal ettim.I've always dreamed of living abroad.
Tom şehir dışında olacak.Tom is going to be out of town.
Gömleğinin içi dışına dönmüş.Your shirt's on inside out.
Tom kabinin dışındaki güveyi izledi.Tom followed the moth outside the cabin.
Tom hipnotize edilmiş görünüyordu ve çadırın dışındaki sesi izledi.Tom seemed hypnotized and followed the voice outside the tent.
Onların evimi dışında olmasını istiyorum.I want them out of my house.
Onun evimin dışında olmasını istiyorum.I want him out of my house.
Onları bunun dışında bırak.Leave them out of this.
Onu bunun dışında bırak.Leave him out of this.
Bizim dışımızda herkes terk etti.Everyone left except us.
Onların dışında herkes terk etti.Everyone left except them.
Onun dışında herkes terk etti.Everyone left except him.
Onun dışında herkes güldü.Everyone laughed except her.
Onun dışındaki herkes güldü.Everybody laughed except him.
Onlar onu sınır dışı ettiler.They deported her.
Onların bunun dışında kalmasını istedim.I asked them to stay out of it.
Onun bunun dışında kalmasını istedim.I asked him to stay out of it.
Ben ondan bunun dışında kalmasını istedim.I asked her to stay out of it.
Tom, Mary'nin video gözetim sistemini devre dışı bıraktı.Tom disabled Mary's video surveillance system.
Dan hapishanenin dışındaki hayata uyum sağlamak için mücadele etti.Dan struggled to adapt to life outside jail.
Dan ve Matt otobüs dışında dövüşmeye devam etti.Dan and Matt continued to fight outside the bus.
Tom sınırı yasa dışı yollardan geçti.Tom crossed the border illegally.
Ben kediyi evin dışında bıraktım.I left the cat outside the house.
Dan ve arkadaşları karakolun dışında toplandılar.Dan and his friends gathered outside the police station.
Teğmen Dan Anderson evin dışında Linda'nın ayakkabılarını buldu.Outside the house, Lieutenant Dan Anderson found Linda's shoes.
Dan'ın arabası bir meyhanenin dışında bulundu.Dan's car was found outside a pub.
Dan Linda'yı evinin dışında bilinmeyen bir adamla konuştuğunu gördü.Dan saw Linda talking to an unknown man outside her home.
Dan alanının dışına taşındı.Dan moved out of the area.
Olağan dışı bir şey fark ettin mi?Have you noticed anything unusual?
Son zamanlarda ülke dışında mıydın?Have you been out of the country recently?