Bu çok olağan dışı.This is very unusual.
Tom gerçek dışı oluyor.Tom is being unrealistic.
Tom hala şehir dışında.Tom is still out of town.
Tom ben şehir dışındayken köpeğime baktı.Tom took care of my dog while I was out of town.
Bunun dışında başka bir yol yok mu?Isn't there another way out of this?
Telefon çaldığında Tom neredeyse kapının dışındaydı.Tom was halfway out the door when the phone rang.
Tom çok disiplinli, değil mi?Tom is very self-disciplined, isn't he?
Tom hiç yurt dışında bulunmadı.Tom has never been abroad.
Tom yurt dışına gitmeye istekli.Tom is eager to go abroad.
Tom yurt dışına gitmek için endişeli.Tom is anxious to go abroad.
Tom hiç yurt dışına gitmedi.Tom has never gone abroad.
Tom yurt dışında yaşıyor.Tom is living abroad.
Tom yurt dışında okudu.Tom studied abroad.
Tom yurt dışında okumak istiyor.Tom wants to study abroad.
Çok soğuk olması dışında Finlandiya hakkında fazla şey bilmiyorum.I don't know much about Finland, except that it's very cold.
Tom şehir dışında yaşar.Tom lives outside the city.
Tom şehir dışında yaşıyor.Tom is living outside the city.
Tom iş için şehir dışında.Tom is out of town on business.
Tom kapının dışında dikiliyor.Tom is standing outside the door.
Tom kapının dışında duruyor.Tom is standing outside the door.
Tom yeterince disiplinli değil.Tom isn't disciplined enough.
Tom yaptıklarının yasa dışı olduğunu biliyordu.Tom knew that what they were doing was illegal.
Bunun dışında bir alışkanlık yapma.Don't make a habit out of it.
Tom şimdi üç yıldır yurt dışında.Tom has been abroad for three years now.
Tom Mary'nin ofisinin dışında duruyor.Tom is standing outside Mary's office.
Tom ofisinin dışında beni tekmeledi.Tom kicked me out of his office.
Tom'un arabasını deponun dışına park edilmiş gördüm.I saw Tom's car parked outside the warehouse.
Tom bu hafta şehir dışında.Tom is out of town this week.
Tom Mary'yi yolun dışına itti.Tom pushed Mary out of the way.
Vahşi bir at gibi dişimi sıkıyorum.I'm champing at the bit like a wild horse.
Tom onun apartmanının dışına çıktı.Tom moved out of his apartment.
Tom geçen hafta şehir dışındaydı.Tom was out of town last week.
Kaçak avlanmak yasa dışıdır.Poaching is illegal.
Mary'nin Tom dışında sadece bir erkek arkadaşı oldu.Mary has only ever had one other boyfriend, apart from Tom.
Bu sıra dışı bir istek.That's an unusual request.
Hiç yurt dışında okudun mu?Have you ever studied abroad?
O yasa dışı mı?Is that illegal?
Şimdi, bu o kadar sıra dışı değil.Now, that's not so unusual.
Sık dişini. Umudunu kaybetme.Hang in there. Don't give up hope.
Tom yine şehir dışında.Tom is out of town again.
O, yurt dışına çakmaya karar verdi.She decided to go abroad.
Tom belanın dışında kalmak için elinden geleni yapıyor.Tom is doing his best to stay out of trouble.
Sıra dışı konuşursam üzgünüm.I'm sorry if I spoke out of turn.
Tom son üç aydır şehir dışında.Tom has been out of town for the last three months.
1957 yılında, Sovyetler Birliği uzaya Laika adlı bir dişi köpek gönderdi.In 1957, the Soviet Union sent a female dog named Laika into space.
Ne kadar zamandır hapishanenin dışındasın?How long have you been out of prison?
Tom ücretsiz ekmeği yedi ve sonra restoranın dışına yürüdü.Tom ate the free bread and then walked out of the restaurant.
Bu çok gerçek dışı.This is so unreal.
Ben yurt dışına gitmek için davet edildim ama gitmek istemedim.I was invited to leave for abroad, but I didn't want to go.
İki dişi kedim var.I have two female cats.
Oda arkadaşlarımın hepsi şehir dışından.All of my roommates are out of town.
Benim içimi dışımı biliyorsun.You know me inside and out.
Şehrin tam dışında küçük bir otelde kaldık.We stayed at a small hotel just outside of town.
Ne zaman sıra dışı bir şey olsa, ben suçlanırım.Every time something unusual happens, I get blamed.
Bu kayıt dışı.This is off the record.
Tom mekanın dışına bakıyor.Tom looks out of place.
Bir süre şehir dışına çıkmanı istiyorum.I want you to get out of town for a while.
Tom'un yaptığı her şey yasa dışı.Everything Tom does is illegal.
Taksimiz Chuck's Bar and Grill denilen bir yerin dışında durdu.Our taxi pulled up outside a place called Chuck's Bar and Grill.
Tom dışında herkes masaya oturmuş.Everyone is seated at the table except Tom.