Ana içeriğe geç
Sözlük

dişi ile cümle

dişi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom, Dışişleri Bakanlığında çalışır.Tom works in the State Department.
Yaşamak için yurt dışında gitmek büyük bir karardır.Going to live abroad is a major decision.
Kelimelerim bağlamın dışında kaldı.My words were taken out of context.
Çocuğun dört tavşanı var, ikisi erkek ikisi dişi.The boy has four rabbits, two male and two female ones.
Tom senin ofisinin dışında duran birini gördüğünü söyledi.Tom said he saw someone standing outside your office.
Tom'un içi dışı birdir.Tom wears his heart on his sleeve.
Henüz senin dışında bir asker yapacağız.We'll make a soldier out of you yet.
Senin ve Tom'un aynı fikirde olmaması çok olağan dışı.It's very unusual for you and Tom to disagree.
Tom dışında kimse gerçekten ne olduğunu bilmiyor.Nobody knows what really happened except for Tom.
Bugün okulda sıra dışı bir şey oldu mu?Did anything out of the ordinary happen at school today?
Sıra dışı bir şey oldu.Something extraordinary has happened.
Onlar benim fiyat aralığının dışında.They're just out of my price range.
Fiyat aralığım dışında olmayan bir şeyin yok mu?Don't you have something that isn't out of my price range?
Laika, bir dişi köpek, yörüngeye fırlatılacak ilk hayvandı.Laika, a female dog, was the first animal to be launched into orbit.
Boston'un tam dışında bir restoranda yemek yedik.We ate at a restaurant just outside Boston.
Tam Boston'un dışında bir restoranda yemek yedik.We ate at a restaurant just outside Boston.
Kokain almak yasa dışı.It's illegal to buy cocaine.
Otoparktaki arabaların üçü dışında hepsi beyazdı.All but three of the cars in the parking lot were white.
Evin dışında beyaz bir minibüs durdu.A white van pulled up outside the house.
Tom yurt dışına gitti.Tom went abroad.
Seninle bunun dışında konuşabilir miyim?Can I talk you out of it?
Bunun dışında kalın.Stay out of it.
Sadece bunun dışında kal.Just stay out of it.
Sadece bizim yolumuzun dışında kal.Just stay out of our way.
Bunun dışında kalır mısın?Could you stay out of this?
Biz senin yönteminin dışında kalacağız.We'll stay out of your way.
Tom bunun dışında kalmaya karar verdi.Tom decided to stay out of it.
Onlar bana şehir dışına çıkmamı söyledi.They told me to get out of town.
Bana şehir dışına çıkmam söylendi.I've been told to get out of town.
Şerif Tom'a gün batımına kadar şehir dışında olmasını söyledi.The sheriff told Tom to be out of town by sundown.
Tom sana bunun dışında söylemedikçe, yarınki toplantıda olmalısın.Unless Tom tells you otherwise, you should be at tomorrow's meeting.
Ötegezegenler, güneş sistemi dışındaki gezegenlerdir.Exoplanets are planets that are outside the solar system.
Özel durumlar dışında Tom asla içki içmez.Tom never drinks except on special occasions.
Tom yurt dışına gidebilmek için para tasarrufu yapıyor.Tom is saving money so he can go abroad.
Bu şirketin yurt dışında birçok iş anlaşmaları vardır.This company has many business dealings abroad.
Bu otobüs hattı şehir dışına gider.This bus line goes out of the city.
Olağan dışı bir şey yok.There's nothing out of the ordinary.
Onun hakkında olağan dışı bir şey var mı?Is there anything unusual about that?
Tom çok samimi ve içi dışı bir.Tom is very friendly and outgoing.
Evin dışına çıkmalarına izin verilirse kediler genellikle küçük hayvanları öldürürler.Cats often kill small animals if allowed outside of the house.
Tom yarışın dışında.Tom is out of the race.
Aylığımın dışında, birkaç dolar biriktirmeye başladım.Out of my salary, I had begun to save a few dollars.
Yakında buranın dışında olacağız.We're going to be out of here soon.
Bunun dışında Tom'la konuşmak zorundayız.We have to talk Tom out of this.
Tom bunun dışında büyük bir anlaşma yapmak istemiyor.Tom doesn't want to make a big deal out of it.
Bunun dışında büyük bir anlaşma yapmak zorunda değilsin.You don't have to make a big deal out of it.
Ofis binamızın dışında toplanan büyük bir kalabalık var gibi görünüyor.There seems to be a big crowd gathering outside our office building.
Tom'la ilk kez kasabanın dışında küçük bir barda tanıştım.I first met Tom in a little bar outside of town.
Odamın dışında kalmanı istedim.I asked you to stay out of my room.
Tom'u yatağın dışına sürüklemek zorunda kaldım.I had to drag Tom out of bed.
Konu dışına çıkıyorsun.You're getting off track.
Bu araba, motor silindirlerinin yarısını devre dışı bırakabilir.This car can deactivate half of its engine's cylinders.
Bu sabah bana sıra dışı bir şey oldu.Something extraordinary happened to me this morning.
Ebeveynlerim şehir dışında.My parents are out of town.
Canını dişine tak.Put your back into it.
Yin dişil ve yang erkektir.The yin is feminine and the yang is masculine.
Tom'un dışında başka biri var mıydı?Was there anybody else besides Tom?
Birkaç erken aksamanın dışında proje iyi ilerliyor.Apart from a couple of early setbacks, the project is progressing well.
Tom ve Mary, Boston'un dışında küçük bir çiftlik satın aldılar.Tom and Mary bought a small ranch outside Boston.
Sunucu, devre dışıdır.The server is down.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod