diş ile cümle
diş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tom ve ben bir şeyler içmek için dışarı çıkıyoruz.Tom and I are going out for a drink.
Tom bağırdığında kapı komşu pencereden dışarı baktı.The next-door neighbor looked out the window when Tom yelled.
Herhangi biri beni görmeden dışarı çıkmaya niyet ettim.I intended to go out without anyone seeing me.
Tom dişlerini fırçaladı ve pijamalarını giydi.Tom brushed his teeth and put on his pajamas.
Tom dışarıda sonuncuydu.Tom was the last one out.
Sanırım Tom'u dişçiye götürecek kişi sen olmalısın.I think you should be the one to take Tom to the dentist's.
Tom dışarıda park etmiş koyu mavi bir araba fark etti.Tom noticed a dark blue car parked outside.
Tom'un dişlerine bak ne kadar da beyaz.Look at how white Tom's teeth are.
Artık dışarısı zifiri karanlık değil.It's no longer pitch black outside.
Otoparktaki arabaların üçü dışında hepsi beyazdı.All but three of the cars in the parking lot were white.
Evin dışında beyaz bir minibüs durdu.A white van pulled up outside the house.
Dışarı çıkıp daha fazla sosyalleşmen gerekir.You need to get out and socialize more.
Tom yurt dışına gitti.Tom went abroad.
Tom bugün dışarıda oynamak istemiyor.Tom doesn't want to play outside today.
Sen dışa dönük müsün?Are you extroverted?
Tom muhtemelen dışarı çıktı.Tom probably went out.
Tom muhtemelen dışarı gitti.Tom has likely gone out.
Dışarıda konuşalım.Let's talk outside.
Dışarıda konuşabiliriz.We can talk outside.
Burada dışarıda konuşalım.Let's talk out here.
Dışarıda konuşabilir miyiz?Can we talk outside?
Seninle bunun dışında konuşabilir miyim?Can I talk you out of it?
Ben seninle dışarıda konuşabilir miyim?Can I talk to you outside?
Biz bu konuda dışarıda konuşabilir miyiz?Can we talk about this outside?
Sanırım dışarıda konuşsak iyi olur.I think we'd better talk outside.
Bir dakika dışarıda konuşabilir miyiz?Could we talk outside for a minute?
Ben seninle dışarıda bir saniye için konuşabilir miyim?Can I talk to you outside for a second?
Seninle dışarıda konuşabilir miyim?Can I speak to you outside?
Bunun dışında kalın.Stay out of it.
Sadece bunun dışında kal.Just stay out of it.
Sadece bizim yolumuzun dışında kal.Just stay out of our way.
Tom sık sık geç saatlere kadar dışarıda kalır.Tom often stays out late.
Bunun dışında kalır mısın?Could you stay out of this?
Biz senin yönteminin dışında kalacağız.We'll stay out of your way.
Tom bunun dışında kalmaya karar verdi.Tom decided to stay out of it.
Tom sık sık bütün gece dışarıda kalır.Tom often stays out all night.
Lütfen köpeğin dışarıda kaldığından emin ol.Please make sure the dog stays outside.
Öğle yemeği için dışarı gidiyoruz. Sen de gelmek ister misin?We're going out for lunch. Do you want to come, too?
Tom öğle yemeğinden sonra dişlerini fırçalayabilmek için ofisinde bir diş fırçası tutuyor.Tom keeps a toothbrush in his office so he can brush after lunch.
Birçok insan öğlen yemeğinden sonra dişlerini fırçalamaz.Many people don't brush their teeth after lunch.
Tom bana dışarıda beklememi söyledi.Tom told me to wait outside.
Onlar bana şehir dışına çıkmamı söyledi.They told me to get out of town.
Bana şehir dışına çıkmam söylendi.I've been told to get out of town.
Sana dışarıda oynamanı söylediğimi düşündüm.I thought I told you to play outside.
Tom, bahçede serbestçe dolaşabilsinler diye tavuklarını dışarı salıverdi.Tom let his chooks out so they could roam free in the garden.
Tom Mary'ye gece tek başına dışarı çıkmaması gerektiğini söyledi.Tom told Mary she shouldn't go out at night alone.
Şerif Tom'a gün batımına kadar şehir dışında olmasını söyledi.The sheriff told Tom to be out of town by sundown.
Tom sana bunun dışında söylemedikçe, yarınki toplantıda olmalısın.Unless Tom tells you otherwise, you should be at tomorrow's meeting.
Ötegezegenler, güneş sistemi dışındaki gezegenlerdir.Exoplanets are planets that are outside the solar system.
Buradan dışarıya sadece bir yol var.There's only one way out of here.
Hava karardıktan sonra tek başına dışarıya çıkmak iyi bir fikir değil.It's not a good idea to go out after dark by yourself.
Bir hafta önce bir diş çekimim vardı.I had a tooth extraction a week ago.
Annem ıslak saçla dışarı çıktığım için nezleye yakalandığımi söyledi.Mom said I caught a cold because I went out with wet hair.
Tom, Mary'nin ona süpermarketten biraz diş macunu ve tuvalet kağıdı getirmesini istedi.Tom asked Mary to bring him back some toothpaste and toilet paper from the supermarket.
Tom ve Mary eskisi kadar sık dışarıda yemiyor.Tom and Mary don't eat out as often as they used to.
Hava karardıktan sonra tek başına dışarı çıkmak güvenli değil.It's not safe to go out after dark by yourself.
Şimdi dışarı gitmemin güvenli olduğunu düşünüyor musun?Do you think it's safe for me to go outside now?
Özel durumlar dışında Tom asla içki içmez.Tom never drinks except on special occasions.
Tom yurt dışına gidebilmek için para tasarrufu yapıyor.Tom is saving money so he can go abroad.
Diş hekimime ödeme yapmadan klinikten ayrıldım.I walked out of the clinic without paying my dentist.
İlgili Sayfalar