diş ile cümle

diş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
4
ORT. KELİME
Tom Mary'yi kapıdan dışarı itti.Tom shoved Mary out the door.
Tom ofisin dışında koştu.Tom rushed out of the office.
Tom sınıfın dışına koştu.Tom ran out of the classroom.
Ben sadece senin için dışarı bakıyorum.I'm just looking out for you.
Sadece Tom için dışarı bakıyorum.I'm just looking out for Tom.
Tom evden dışarıya çıktı.Tom walked out of the house.
Tom bakkal alışverişi için dışarıda.Tom is out grocery shopping.
Tom bizi dışarı fırlatırdı.Tom would've thrown us out.
Tom odadan dışarı fırladı.Tom rushed out of the room.
Tom dışarıda bir yerde.Tom is out there somewhere.
Tom aceleyle odadan dışarı fırladı.Tom dashed out of the room.
Tom pencereden dışarı çıktı.Tom climbed out the window.
Ben bugün dışarı çıkmayacağım.I'm going to stay in today.
Tom'a dışarı çıkmamasını söyledim.I told Tom to stay indoors.
Tom saatlerce dışarıda olacak.Tom will be out for hours.
Tom kulübeden dışarı çıktı.Tom walked out of the hut.
Tom parmaklığın dışına yürüdü.Tom walked out of the bar.
Tom pencereden dışarı atladı.Tom jumped out the window.
Gelecek hafta şehir dışındayım.I'm out of town next week.
Bir içki için dışarı çıkıyorum.I'm going out for a drink.
Mary'yle bir kere dışarı çıktım.I went out with Mary once.
Tom konunu dışında.Tom's out of the picture.
Tom ofisin dışında.Tom is out of the office.
Dışarısı gerçekten de soğuk.It's really cold outside.
Bu gece dışarı çıkmak istiyorum.I want to go out tonight.
Dışarıda Tom'u bekledim.I waited outside for Tom.
Ben şehir dışına gidiyorum.I'm getting out of town.
Hemen dışarıda bekleyeceğim.I'll wait right outside.
Bir saniye içinde dışarıda olacağım.I'll be out in a second.
Bir dakika içinde dışarıda olacağım.I'll be out in a minute.
Onlar seçeneklerin dışında.They're out of options.
Bir süre dışarıda olacağım.I'll be out in a while.
Tom dışarıya geri döndü.Tom went back outside.
Tom dişlerini fırçaladı.Tom brushed his teeth.
Tom dişini fırçaladı.Tom brushed his teeth.
Bunun dışında kalıyorum.I'm staying out of it.
Dışarı gitmiyorum.I'm not going outside.
Akşam yemeğine dışarı çıktım.I went out for dinner.
Dışarıda kutlama yapıyordum.I was out celebrating.
Ben şehir dışındanım.I'm from out of town.
Onu dışarı götüreceğim.I'll take it outside.
Mary'yle dışarı çıktım.I went out with Mary.
Yürüyüş için dışarıdaydım.I was out for a walk.
Onlar şehir dışındalar.They're out of town.
Dışarısı soğuktu.It was cold outside.
Ben şehir dışında olacağım.I'll be out of town.
Şehir dışında olacağım.I'll be out of town.
Çok kısa süre içinde dışarıda olacağım.I'll be out in a jiff.
Tom dışarıya baktı.Tom looked outside.
Dışarı çıkmak istiyorum.I want to go out.
Dışarı fırlattım.I threw it out.
Dışarıda bekle.Wait outside.
Hava dışında her şey iyiydi.Everything was fine, except the weather.
Ben dışardaydım.I was outside.
Onlar dışarıdaydılar.They were outside.
Dışarıya çıkmadan önce güneş kremi sürün.Apply sunscreen before you go outdoors.
Bir filin dişleri geri alınamaz.An elephant's tusks cannot be retracted.
Arada bir dışarıda yeriz.Every now and then, we eat out.
Ara sıra, dışarıda yeriz.Once in a while, we eat out.
Tom aceleyle evinden dışarı koştu.Tom ran out of his house in a hurry.
İlgili Sayfalar