diş ile cümle
diş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Bana kalırsa bu konuşmaya dışarıda devam etmeliyiz.I think we should continue this conversation outside.
Benim iki arabam var ama onların ikisi de servis dışı.I've got two cars, but they're both out of service.
Onu Discovery Channel'da gördüm.I saw it on Discovery Channel.
O yurt dışında bir dadı olarak çalışıyor.She works as an au pair.
Her ne zaman o çayevine gitsem, patron beni karşılamak için dışarıya gelir.Whenever I walk by that teahouse, the boss always comes out to welcome me.
Ben daha temiz dişlere sahip olmak istiyorum!I would like to have cleaner teeth!
Dışarıda yağmur yağacak, bu yüzden bir şemsiye almayı unutma.It's going to rain outside, so don't forget to take an umbrella.
Son zamanlarda olağan dışı bir şey duydunuz mu?Did you hear anything unusual lately?
Artık yıllar dışında şubat sadece 28 gün çeker.Except for leap years, February has only 28 days.
Anne babası şehir dışındaydı.His parents were out of town.
Hepimiz son kez içmek için dışarı çıktığımızda, ben belirlenen sürücüydüm.The last time we all went out drinking, I was the designated driver.
Tam da dışarı çıkmak üzereydi.She was just about to go out.
Telefon çaldığında Tom tam dışarı çıkmak üzereydi.Tom was just about to go out when the phone rang.
Onun beyaz dişleri var.She has white teeth.
Beyaz dişlere sahip.She has white teeth.
Dişinde ruj var.You have lipstick on your teeth.
Onlar Disney World'e gittiler.They went to Disney World.
Kendimi evimin dışında kilitledim, bu yüzden içeri girmek için pencereyi kıracağım.I've locked myself out of my house, so I'm going to break a window to get in.
Yanan binanın dışına asla canlı çıkamayacağımızı düşündüm.I thought we'd never get out of the burning building alive.
Tom dışarı çıktığında genellikle güneş gözlüğü takar.Tom usually wears sunglasses whenever he goes outside.
Tom Mary'yi beklerken hâlâ pencereden dışarı bakıyor.Tom is still looking out the window waiting for Mary.
Tom'un ailesi şehir dışına çıktığında Tom'un bir partisi vardı.Tom had a party when his parents were out of town.
Tom restoranın dışında Mary'yi bekliyordu.Tom was waiting for Mary outside the restaurant.
Tom pancuru açtı ve pencereden dışarı baktı.Tom opened the blinds and looked out the window.
Hava karardıktan sonra yalnız başına dışarı çıkmamalısın.You shouldn't go out after dark by yourself.
Bir dakika dışarıda bekler misin?Would you mind waiting outside for a minute?
Tom sobasına gazyağı almak için dışarıya çıktı.Tom went out to buy kerosene for his stove.
Tom ve Mary dışarı çıkmaya hazırlanıyorlar.Tom and Mary are getting ready to go out.
Lütfen burada dışarıda bekler misiniz?Would you mind waiting out here, please?
Tom ve Mary dışarıda verandadalar.Tom and Mary are outside on the veranda.
Tom her yemekten sonra dişlerini fırçalar.Tom brushes his teeth after every meal.
Ben yaklaşık otuz dakika için dışarı çıkıyorum.I'm going out for about thirty minutes.
Birkaç dakika içinde buranın dışında olacağız.We'll be out of here in a few minutes.
Bir veya iki hafta boyunca şehir dışında olacağım.I'll be out of town for a week or two.
Bir süre dışarı çıkmak umurumda değildi.I wouldn't mind going out for a while.
Ben öğle yemeği için dışarı çıktığımızı düşündüm.I thought we were going out for lunch.
Tom hemen dışarıda bizi bekliyordu.Tom was right outside waiting for us.
Tom'un Mary için dışarı baktığından eminim.I'm sure Tom is looking out for Mary.
Bana ihtiyacın olursa hemen dışarıda olacağım.I'll be right outside if you need me.
Bir süre için dışarıya çıkacağım.I'm going to go outside for a while.
Bu gece dışarıya çıkacağız sanıyordum.I thought we were going out tonight.
Tom Mary'ye odasının dışında kalmasını söyledi.Tom told Mary to stay out his room.
Tom kutuyu arabanın dışına taşıdı.Tom carried the box out to the car.
Tom her zaman şehrin dışında gibi görünüyor.Tom always seems to be out of town.
Ne zaman dışarı çıksam şapka giyerim.I wear a hat whenever I go outside.
Kutlama yapmak için bütün gece dışarıdaydık.We were out celebrating all night.
Tom önümüzdeki hafta şehir dışında olacak.Tom will be out of town next week.
Dişlerini fırçalamalıydın.You should've brushed your teeth.
Tom hızla evden dışarı koştu.Tom ran out of the house quickly.
Tom şehir dışından bir arkadaşım.Tom is a friend from out of town.
Ben dışarıya bir göz alacağım.I'm going to take a look outside.
Bir süreliğine dışarı çıkacağım.I'm going to go out for a while.
Herkesin dışarıda kalmasını istiyorum.I'm asking everyone to stay out.
Akşam yemeğinden sonra yürüyüş için dışarı çıkarım.I go out for walks after dinner.
Bana ihtiyacın olursa dışarıda olacağım.I'll be outside if you need me.
Ben sadece Tom için dışarıya bakıyordum.I was just looking out for Tom.
Sana bunun dışında kalmanı söyledim.I told you to stay out of this.
Ben buranın dışına çıkmayı deniyorum.I'm trying to get out of here.
Tom'a dışarıda kalmasını söyleyeceğim.I'll tell Tom to stay outside.
Hemen dışarıda bekliyor olacağım.I'll be waiting right outside.
İlgili Sayfalar