diş ile cümle

diş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
"Annen nerede, Tom?" "O, kız kardeşimle birlikte dışarıda alışveriş ediyor.""Where's your mom, Tom?" "She's out shopping with my sis."
Yurt dışında okuduğu yıl, Tom'un Fransızcası hızla ilerledi.During his year of study abroad, Tom's French improved rapidly.
Bekle. Dişlerimi fırçalayacağım.Wait up. I'll go brush my teeth.
Gıda allerjiniz olduğunda dışarıda yemek zordur, değil mi?When you have food allergies, eating out is difficult, isn't it?
Burası Disneyland değil.This is not Disneyland.
Ben dışarı çıkamam.I can't go out.
Dışarı çıkalım! Yağmur yağmıyor.Let's go out! It's not raining.
Gitmek için güvenli olup olmadığını görmek için Tom pencereden dışarı baktı.Tom peeked out the window to see if it was safe to leave.
Tom ve Mary acele ile binadan dışarı yürüdü.Tom and Mary walked out of the building in a hurry.
Evde hiç kimse yok. Herkes dışarıda.There's nobody in the house. Everybody's outside.
Evde kimse yok. Onların hepsi dışarıdalar.There's no one in the house. They're all outside.
Tom pencerelerden birinden dışarı bakarak durdu.Tom stood looking out one of the windows.
Tom'un ucuz bir motelin dışında beklediğini gördüm.I saw Tom standing outside a cheap motel.
Tom binanın dışında Mary'ye eşlik etti.Tom escorted Mary out of the building.
Kulak ağrısı dışında kendimi iyi hissediyorum.I'm feeling OK except for the earache.
Tom dün gece gece yarısına kadar dışardaydı.Tom was out till midnight last night.
Tom ve Mary birlikte dışarı çıkarlardı.Tom and Mary used to go out together.
Tom dışlanmış gibi hissetmeye başlıyordu.Tom was beginning to feel left out.
Tom kapalı kapının dışında bekledi.Tom waited outside the closed door.
Tom dışarıda verendada kaldı.Tom remained outside on the porch.
Senin dişlerinde biraz yiyecek var.You have some food in your teeth.
Tom ve Mary dışarıda bekliyorlar.Tom and Mary are waiting outside.
Tom isteksizce dışarı gitti.Tom reluctantly went outside.
Tom ve Mary kent dışındalar.Tom and Mary are out of town.
Tom ve Mary dışarıda koşuyorlar.Tom and Mary are out jogging.
Tom dışarıda bir şey duydu.Tom heard something outside.
Tom tekneden dışarı atladı.Tom jumped out of the boat.
Tom dışarıda kahkaha duydu.Tom heard laughter outside.
Tom dışarıda kar kürüyor.Tom is out shoveling snow.
Benim dışımda kimse meşgul değildi.Nobody was busy except me.
Biz aynı diş hekimine sahibiz.We have the same dentist.
Tom bütün gece dışarıda kaldı.Tom stayed out all night.
Tom şehir dışında olabilir.Tom could be out of town.
Tom, Mary'yi dışarıda izledi.Tom followed Mary out.
O benim diş fırçam mı?Is that my toothbrush?
Hemen şimdi dışarı çıkın.Get outside right now.
Birlikte dışarıdaydık.We were out together.
Tom dışarıda kaldı.Tom remained outside.
Tom bir disk taktı.Tom inserted a disk.
Sık dişini, Tom.Hang in there, Tom.
Tom dışlanmıştı.Tom was out of it.
Tom'a diski ver.Give Tom the disk.
Tom dışarıda olmalı.Tom must be out.
Git dışarıda bekle.Go wait outside.
Bu çağ dışı fikri çürütmek istemiyorum.I don't want to refute this outworn idea.
Bak! buzdolabının dışında bir hamamböceği var! Hızlı bir şey yap!Look! There's a cockroach besides the fridge! Do something quick!
Bir süreliğine dışarı çıkalım.Let's go out for a while.
Dışkı nakli, antibiyotik ile ilişkili ishal için etkili bir tedavi yöntemidir.Fecal transplant is an effective treatment for antibiotic-associated diarrhoea.
Onun mükemmel dişleri var.He has perfect teeth.
Onun kusursuz dişleri var.He has perfect teeth.
Elektrikli bir diş fırçası kullanıyorum.I use an electric toothbrush.
Çiğneyemem. Dişlerim yok.I cannot chew. I do not have teeth.
Sizden biri içeriye gelsin ve sizden biri dışarıda beklesin.One of you come in and one of you wait outside.
Dişim gerçekten ağrıyor.My tooth is really hurting.
Dişim çok kötü ağrıyor.My tooth hurts badly.
Zamanımı çalışıyor olmam gerekirken pencereden dışarıya bakarak geçiriyorum.I spend my time looking out of the window when I should be working.
Tom sessizce odanın dışına çıktı.Tom quietly sneaked out of the room.
Senin dışında, başka kimse var mıydı?Was there anybody else besides you?
Bir gün ülke dışına uçmak isteyeceğim.One day I'll want to fly outside the country.
Onun hâlâ bebek dişleri var mı?Does she still have baby teeth?
İlgili Sayfalar