diş ile cümle

diş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tom, yataktan kalktı pencereye doğru yürüdü ve güneş doğarken dışarı baktı.Tom got out of bed, walked over to the window and looked out at the sunrise.
Böyle bir havada gerçekten dışarı çıkman gerekiyor mu?Do you really need to go out in this kind of weather?
Ben dışardayken Tom telefon etti mi?Did Tom call while I was out?
Dışarı mı çıkıyorsun?Are you going out?
Oyun oynamak için dışarı çıkmak ister misin?Would you like to come out and play?
Niçin dışarıya çıkmıyoruz?Why don't we go out?
Tom hala dışarıda soğukta mı?Is Tom still out in the cold?
Sıra dışı bir şey bulamıyorum.I can't find anything out of the ordinary.
Dışarı çıkıp temiz hava almaya gerçekten ihtiyacım var.I really need to go outside and get some fresh air.
Dışarıda olacağım.I'll be right out.
Hemen dışarıda olacağım.I'll be right outside.
Ben seninle dışarıda buluşacağım.I'll meet you outside.
Sadece gece tek başınıza dışarı çıkmamanız gerektiğini söylüyorum.I'm just saying you shouldn't go out alone at night.
Her gece dışarıda yemekten usandım.I'm sick of eating out every night.
Biz buradan dışarı çıkmak zorundayız.We have to get out of here.
Buradan dışarı çıkmanın zamanı.It's time to get out of here.
Dışarısı soğuk.It's cold out.
Orada dışarısı soğuk.It's cold out there.
Dışarıda bekleyebilirsin.You can wait outside.
Bu diş fırçasını kullanan bir annem değil.The one who uses this toothbrush isn't my mother.
Neden Tom hala dışarıda yağmurun içinde duruyor?Why is Tom still standing outside in the rain?
Olanlar Tom'un kontrolünün dışındaydı.What happened was out of Tom's control.
Olanlar kontrolüm dışındaydı.What happened was out of my control.
Onlar Tom'u sınır dışı ettiler.They deported Tom.
Dışarıda birisi var.Someone's outside.
Hadi dışarı çıkalımCome on. Let's get out of here.
Dışarı gel hadi. Bütün gece yatağının altında saklanarak kalamazsın.Come on out. You can't stay hiding under your bed all night.
Oynamak için dışarı çıkabilir miyim?Can I go out to play?
Dışkılarını yıkamalılar.They should wash their feces.
Eşim birkaç gün için şehir dışına gidiyor.My wife is going out of town for a few days.
O, kocasının hafta sonunda şehir dışında olacağını bana söylemek için aradı.She called to tell me that her husband would be out of town for the weekend.
Git dişlerini fırçala.Go brush your teeth.
Ne sıklıkta dişlerini fırçalarsın?How often do you brush your teeth?
Tom silah sesleri duydu ve ne olduğunu görmek için pencereden dışarı baktı.Tom heard gunshots and looked out the window to see what was happening.
Tom'un silah atışından önce dışarı gittiğinden oldukça eminim, daha sonra değil.I'm pretty sure Tom went outside before the gunshot, not after.
Tom silah seslerini duyar duymaz evin dışına koştu.As soon as Tom heard the gunshots, he ran out of the house.
Tom Mary'nin onun hard diski yeniden formatlamasına yardım etmesini istedi.Tom asked Mary to help him reformat the hard disk.
Dışarıya bakmak istiyorum.I'd like to take a look outside.
Dişlerimi fırçalamak isterim.I'd like to brush my teeth.
Artık tanıdığım hiç kimse dışarıda yemek yemeyi göze alamıyor.No one I know can afford to eat out anymore.
Tom'un Mary'yi akşam yemeği için dışarı çıkaracağını düşündüm.I thought Tom would take Mary out for dinner.
On yıldır yurt dışında yaşıyorum.I've lived abroad for ten years.
Kendimi tekrar dışarıda kilitlediğime inanamıyorum.I can't believe I locked myself out again.
Bugün dışarı gelemem ve oynayamam.I can't come out and play today.
Dışarıya gidemezsin.You can't go out there.
Böyle bir günde ceket giymeden dışarı çıkamayız.We can't go outside on a day like this without wearing coats.
Tom'un dışarı gitmesine izin veremezsin.You can't let Tom go outside.
Diş macununu tüpe geri koyamazsın.You can't put toothpaste back in the tube.
Henüz hiçbir şeyi dışlayamayız.We can't rule out anything yet.
Bunun dışında bir yol göremiyorum.I can't see a way out of this.
Birlikte yemek yemek için dışarıya çıkmanın seni neşelendireceğini düşünüyordum.I thought going out to eat together would cheer you up.
Dışarıda bir şey duyduğumu düşündüm.I thought I heard something outside.
Dışarıda verandada yiyebileceğimizi düşündüm.I thought we could eat out on the patio.
Ben dışarı çıkabileceğimizi ve yiyecek bir şey alabileceğimizi düşündüm.I thought we could go out and get something to eat.
Akşam yemeği yemek için dışarı çıkacağımızı düşündüm.I thought we were going out to dinner.
Ben Tom'u bu geminin dışında isterim.I want Tom off this ship.
Bu gemide bizim dışımızda hiç kimse yok.There's nobody on this ship except us.
Bu bilgiyi dışarı sızdırma.Don't let this information leak out.
Tom her gün saat altıda çöpü dışarı götürür.Tom takes the trash out every day at six o'clock.
Bebeklerin dişleri keskindir.Baby teeth are sharp.
İlgili Sayfalar