diş ile cümle
diş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Bu dişi hayvan bir köpek.She's a dog.
Yumurtaları buzdolabının dışında tutabilir misin?Can you keep the eggs outside the fridge?
Benim dışımda herkes depremi hissetti.Everybody felt the earthquake, except me.
Şimdi onun dişleri var ve o ısırabilir.Now he has teeth and he can bite.
"Hava nasıl?" "Dışarısı soğuk." "Evet, yağmur da yağmaya başlıyor.""How is the weather?" — "It's cold outside." — "Yes, and it's starting to rain."
Neden dişlerini fırçalıyorsun?Why are you brushing your teeth?
Neden dışarıda bekliyorsun?Why are you waiting outside?
Kumar yasa dışı.Gambling is illegal.
Araba yasa dışı park edilmez.The car is not illegally parked.
Onun bütün dişleri sağlamdı.All his teeth were sound.
O, İngilizcenin dışında Almanca konuşur.Apart from English, he speaks German.
Bu tam senin dişine göre.It's right up your alley.
Çocuklar dışarıda oynuyorlar.The children are playing outside.
O dışarı gitmeden önce onu arayacağım.I’ll call him before he goes out.
Bir erkek timsah bir dişi köpeği yedi.A male crocodile ate a female dog.
Oda havada yüzen toz zerrelerinin dışında boş.The room is empty apart from the speck of dust floating in the air.
Bu tek bir diskete sığar.It fits on a single floppy disk.
Tom ve Mary'nin çok parası yok bu yüzden nadiren dışarıda yerler.Tom and Mary don't have much money so they seldom eat out.
Tom dışarıda çalışmadan önce hafif bir öğle yemeği yedi.Tom ate a light lunch before working out.
Dışarı çıkalım ve yemek yiyelim.Let's go outside and eat.
Dışarı çıkıp yemek yiyelim.Let's go out and eat.
Dışarıda yiyelim.Let's eat out.
Dışarıda öğle yemeği yiyelim.Let's eat lunch outside.
Dışarıda yemek yemek çok pahalıya mal olur.It costs a lot of money to eat out.
Son zamanlarda dışarıda çok yemek yemiyorum.I haven't been eating out much lately.
Son günlerde olağan dışı bir şey yedin mi?Have you eaten anything unusual recently?
Yemek yedikten sonra, yaptığım ilk iş dişlerimi fırçalamaktır.After eating, the first thing I do is brush my teeth.
Tom o dağınıklığın dışına nasıl çıkacak?How will Tom get out of that mess?
Walt Disney ne çizdi?What did Walt Disney draw?
O dışa bağımsız yaşamaktadır.He lives off the grid.
Tom, Mary'nin John ile dışarı çıkması kendisine sorun olmamış numarası yaptı.Tom pretended that it didn't matter to him that Mary was going out with John.
Çöpü dışarıya götür.Take the garbage out.
Tom dışarıda bahçede.Tom is out in the garden.
Yiyecek bir şey almak için dışarı çıkıyoruz.We're going out to get something to eat.
Dışarıda yemek için güzel bir gün.It's a nice day to eat outside.
Tom'un ebeveynleri onun okul gecelerinde Mary ile dışarı çıkmasına izin vermeyecek.Tom's parents won't let him go out with Mary on school nights.
Cepheden dışarı gitme.Don't go out the front.
Diş ipiyle temizlik yapmayı unutma.Don't forget to floss.
Çöpü dışarıya çıkar.Take out the trash.
Tom'u bunun dışında bırak.Leave Tom out of this.
Sadece sahnenin dışına git.Just get off the stage.
Dışarı gel.Come outside.
Tom sinemanın dışındaydı.Tom was outside the movie theater.
Tom dışarıda çalışırken iPodunu dinliyordu.Tom was listening to his iPod as he worked out.
Tom çöpü dışarı çıkarmanı istiyor.Tom wants you to take the garbage out.
Tom koridorda dışarı çıktı.Tom walked out in the hallway.
Tom dün gece dışarı çıktı.Tom moved out last night.
Tom ve Mary sabah saat ikide dışarıda balkondaydı.Tom and Mary were out on the balcony at two in the morning.
Tom ve Mary dışarı çıktılar.Tom and Mary went outside.
Tom onun kamerasını kaptı ve dışarıya gitti.Tom grabbed his camera and went outside.
Tom çok şehir dışına çıkmaz.Tom doesn't get out of the city much.
Tom birkaç haftadır ofisin dışındaydı.Tom has been out of the office for a couple weeks.
Tom geçen haftadan beri kasabanın dışında.Tom has been out of town since last Saturday.
Onunla dışarıya çıkmak eğlenceli.It's fun to go out with her.
Tom ve Mary dışarıda.Tom and Mary are outside.
Tom Mary'nin dairesinin dışındaki koridorda bir saat bekledi.Tom waited an hour in the hallway outside Mary's apartment.
Tom dışarıda duruyordu.Tom was standing outside.
Yasa dışı bir şey yapmadım.I did nothing unlawful.
Tom restoranın dışında arabasında oturuyordu.Tom was sitting in his car outside the restaurant.
Tom penceresinin dışında duran birini gördü.Tom saw someone standing outside his window.
İlgili Sayfalar