diş ile cümle
diş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Yağmur yağmasına rağmen, dışarı gittim.Although it was raining, I went out.
Xueyou, Lin Öğretmen'i görmeye geldiğinde dışarıda yağmur yağıyordu.When Xueyou came to see Teacher Lin, it was raining outside.
Dışarıda bekleyeceğim.I will wait outside.
Bir dişçi randevum var.I have a dentist appointment.
Bu gece dışarı çıkmalıyız.We ought to go out tonight.
Mary'nin diş telleri var.Mary has braces.
O şehir dışında.He's out of town.
Yağmur nedeniyle dışarıda tenis oynamadık.Because of the rain, we didn't play tennis outside.
Neler olduğunu görmek için dışarı fırladım.I rushed out to see what was going on.
Dışarı çıkıp mavi göklere bak.Go out and look at the blue skies.
Bir süre için köpeği dışarıda bırak.Leave the dog out for a while.
Tom nehirde yüzmeye gitti, ama o dışarı çıktığında elbiseleri çalınmıştı.Tom went swimming in the river, but when he got out, his clothes had been stolen.
Ben beden dışı bir deneyim yaşadım.I had an out-of-body experience.
Dürüst olmak gerekirse, dışarı gitmek yerine aslında evde kalmak istedim.Frankly speaking, I actually wanted to stay at home, instead of going out.
Güneş sistemi dışı yüzlerce gezegen keşfedildi.Hundreds of extrasolar planets have been discovered.
Her sabah dişlerimi fırçalarım.I brush my teeth every morning.
O beden dışı bir deneyim yaşadı.He had an out-of-body experience.
O bir beden dışı deneyim yaşadı.She had an out-of-body experience.
Yaşlı adamın eksik dişleri var.The old man has missing teeth.
Tom dişini fırçalıyor.Tom is brushing his teeth.
Dişlerimi fırçalıyorum.I am brushing my teeth.
Dişi kurt uluyor.The she-wolf is howling.
Ben dişlerimi gösteriyorum.I am showing my teeth.
Çok üzgünüm ama senin dışarı çıkmana izin veremeyiz.I'm very sorry, but we can't let you out.
Bu, filin bir dişidir.This is an elephant's tusk.
Şimdiye kadar ilk kez dışarıda öğle yemeği yedim.This is the first time I've ever had lunch out.
Ben ilk defa dışarıda akşam yemeği yedim.This is the first time I've ever had dinner out.
Hiçbir şey çiğneyemiyorum. Ben dişsizim.I cannot chew anything. I am toothless.
Ben ısıramam. Dişlerim yok.I cannot bite. I have no teeth.
Amaç bir saat içinde ülkenin dışına çıkmaktır.The aim is to be out of the country within the hour.
Dışarıda akşam yemeği yiyemem. Çok meşgulüm.I cannot have dinner out. I'm very busy.
Dışarıda öğle yemeği yiyemem. Bir süre sonra randevum var.I cannot have lunch out. I have a meeting after a while.
Dişlerimi gösteremem. Kötü bir durumdalar.I cannot show my teeth. They are in a bad state.
Çeviri bilimsel bir disiplindir.Translation is a scholarly discipline.
Gelecekte bir dişçi olmak istiyorum.I'd like to be a dentist in the future.
Çocukları ne zaman dışarı çıkarırsın?What time do you take the children out?
Gittikçe daha fazla Amerikalı yurt dışına gidiyor.More and more Americans go abroad.
Bu dişi köpek kendi sahibini ısırıyor.The bitch is biting her owner.
O yeterince disiplinli değil.He's not disciplined enough.
Ben ayakkabılarımı çıkardım ve onları pencereden dışarı attım.I took my shoes off and threw them out the window.
Alarm çaldı ve herkes dışarı fırladı.The alarm rang and everyone rushed out.
Hiç dişlerini fırçaladın mı?Have you ever brushed your teeth?
Şu ana kadar yurt dışından ilk defa bir paket aldık.This is the first time I've ever received a parcel from abroad.
Bir içki için dışarı çıkmak ister misin?You want to go out for a drink?
Bu gece benimle dışarı çıkmak ister misin?Would you like to go out with me tonight?
Ne yazık ki o yurt dışında yaşıyor.Unfortunately, she lives abroad.
Bu kitabı okumayı bitirmek zorunda olduğum için dışarı çıkmıyorum.I am not going out because I have to finish the reading of this book.
Dışarı çıkmıyorum çünkü odamı paspaslamak zorundayım.I am not going out because I have to mop my room.
Dışarı çıkmıyorum çünkü evi temizlemem gerekiyor.I am not going out because I have to clean the house.
Odamı düzenlemek zorunda olduğum için dışarı çıkmayacağım.I am not going out because I have to tidy my room.
Dışarı gitmesine izin verme.Don't let him go out.
"Kimin kalemler bunlar?" "Onlar Walt Disney'in.""Whose pencils are these?" "They are Walt Disney's."
O geçen yıl yurt dışına gitti.He went abroad last year.
En son ne zaman yurt dışına bir mektup gönderdin?When was the last time you sent a letter abroad?
En son ne zaman dişlerini fırçaladın?When was the last time you brushed your teeth?
Lütfen hemen dışarı çık.Please get out immediately.
Diş doktoruna gitsen iyi olur.You had better go to the dentist.
O, dişlerini nasıl fırçalayacağını biliyor.He knows how to brush his teeth.
Bu diş macunuyla dişimi fırçalamayı severim.I like to brush my teeth with this toothpaste.
Bazı cookie'ler kullanıcıların sabit disklerinde süresiz olarak kaydedilir.Some cookies are stored indefinitely on users' hard drives.
İlgili Sayfalar