diş ile cümle

diş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Çok soğuk olmasına rağmen, dışarı çıktık.Even though it was very cold, we went out.
Hava çok soğuktu, ama dışarı çıktım.It was very cold, but I went out.
Çok soğuk olmasına rağmen, dışarı çıktım.Even though it was very cold, I went out.
Bay Wall dişçiye gitmeyi erteledi.Mr. Wall put off going to the dentist's.
Neden bütün sırlarımı dışarı vermek zorundasın?Why must you give away all of my secrets?
Yağmur yağmasına rağmen dışarı çıktım.I went out even though it was raining.
Ben yurt dışına gitmeye niyet etmiştim.I had intended to go abroad.
Ben yurt dışına gitmeyi planladım.I had planned to go abroad.
Dişçiye gitmem gerekir mi?Do I need to go to the dentist's?
Bazen arabayla gezmek için dışarı çıkarız.We sometimes go out for a drive.
Bay Tanabe şimdi dışarıda.Mr. Tanabe is out now.
Manila ve Filipinler'in büyük kentleri dışında, insanlar fazla İngilizce konuşmazlar.Outside Manila and the big cities of the Philippines, people don't speak much English.
Hava kötü olmasına rağmen dışarı çıkmaya karar verdim.Even though the weather was bad, I decided to go out.
Dün ben dışarıdayken beni görmek için gelen Bay Yamada'mıydı?Was it Mr. Yamada that came to see me yesterday while I was out?
Ne kadar uykulu olursan ol, dişlerini fırçala.No matter how sleepy you are, brush your teeth.
Tom diş teknisyeni.Tom is a dental technician.
Tom grup dışında bırakıldı.Tom was sent to Coventry.
O tuhaf bir gürültü duydu, bu yüzden yataktan dışarı fırladı.He heard a strange noise, so he jumped out of bed.
Git dışarıda egzersiz yap.Go exercise outside.
Dışlanmış hissettim.I felt isolated.
Dış uzayda yaşam var mı?Is there life in outer space?
Dışarıda bisikletime biniyorum.I'm out riding my bike.
Tom disiplinden yoksun.Tom lacks discipline.
Kar yağıyordu ama dışarısı çok soğuk değildi.It was snowing, but it wasn't very cold outside.
Bu ahlak dışı.This is immoral.
Pencereden dışarı sarkma.Do not lean out of the window.
Camdan dışarı sarkma.Do not lean out of the window.
Pencereden dışarı sarkmak tehlikelidir.It's dangerous to lean out of the window.
Tom şehir dışında.Tom is out of town.
Bütün aile dışarıda ekin biçiyordu.The whole family was out harvesting the corn.
Tam dışarı çıkmak üzereyken yağmur yağmaya başladı.Just as I was about to go out, it started raining.
Dışarıda beni bekleyen biri olduğu için gitmek zorundayım.I have to leave because there's someone waiting for me outside.
Küçük kız kardeşim dün geceden beri bir diş ağrısı çekiyor.My little sister has been suffering with a toothache since last night.
İnsanlar dışarıda kalıyor.People stay outside.
Tom toplumdan dışlanmış biri.Tom is an outcast.
Tom pencereden dışarı bakmaya devam etti.Tom continued to stare out the window.
Tom erektil disfonksiyondan muzdarip.Tom suffers from erectile dysfunction.
Köpek kulübesi dışarıda.The dog house is outside.
Tom dışarıda uyudu.Tom slept outside.
Köpekleri kim dışarıya bıraktı?Who let the dogs out?
Bugün dışarıda yemek istiyorum.I want to eat out today.
Bu gece dışarı çıkalım.Let's go out tonight?
Tom dans etmek için dışarı çıktı.Tom went out dancing.
Dışarı çıkarken şemsiyeni almayı unutma.Don't forget to take your umbrella when you go out.
Bir film seyretmek için dışarı çıkmayı önerdi.He suggested going out to watch a movie.
Arabam güvercin dışkısıyla kaplıdır.My car is covered with pigeon poop.
Bu akşam yemek için dışarı gitmeye ne dersiniz?How about going out to eat tonight?
Boş yere oturmayalım. Dışarı çıkalım ve bir şey yapalım.Let's not just sit around. Let's go out and do something.
Tom harici bir hard disk kullanıyor.Tom is using an external hard disk.
Tom dışarıya kolay yoldan çıktı.Tom took the easy way out.
Onuruyla ölmesine izin vermek dışında, Tom için artık yapabileceğimiz hiçbir şey yok.There's nothing any of us can do for Tom now except let him die with dignity.
Vicdanımız dışında her şeyden kaçabiliriz.We can run away from everything, except from our conscience.
Tom bardan dışarı atıldı.Tom was thrown out of the bar.
Bu sıra dışı.This is unusual.
Çocuklar disiplinli olmalı.Children need to be disciplined.
Seni pencereden dışarı atıyorum!I defenestrate you!
Bir filozof, kendininkinin dışındaki tüm sorunları çözebilen bir adamdır.A philosopher is a man who can solve all problems, except for his own.
Canım yürüyüş için dışarı çıkmak istiyor.I feel like going out for a walk.
Sonraki yıl tatilimi yurt dışında geçireceğim.I will spend my next year vacation abroad.
Tatoeba hizmet dışıydı.Tatoeba was out of service.
İlgili Sayfalar