diş ile cümle
diş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Herkes yatakta kalmamı öneriyor fakat ben dışarı çıkmak ve eğlenmek istiyorum.Everyone suggest me to stay in bed, but I want to go out and enjoy.
Diş beyazlatma pahalıdır.Teeth whitening is expensive.
Hayvanların keskin dişleri vardır.Animals have sharp teeth.
Asansör hizmet dışı.The lift is out of order.
Aşk ve arkadaşlık birbirini dışlar.Love and friendship are mutually exclusive.
Diş hekimliği kariyerindeki ilerlemeni gördüm ve senin için gerçekten mutluyum!I saw your progress about your dentist career and I'm really happy for you!
Annem orada dışarıdadır.My mother is out there.
Ve sonra o, sığırları, koyunları ve tapınağın dışındaki herkesi kovaladı.And then, he chased the cattle, the sheep and everyone out of the temple.
Yürüyüş için köpeğimi dışarı çıkaracağım.I'll take my dog out for a walk.
O, iş için Osaka'da olduğundan dolayı ofis dışında.He's out of the office because he's in Osaka on business.
Yurt dışında öğrenim yapma amacına ulaştı.He achieved his aim of studying abroad.
Onun hiç çocuğu yok ama bunun dışında mutlu bir hayat yaşıyor.He doesn't have any children, but other than that he's leading a happy life.
Hızla kalktı, yüzüne soğuk su sıçrattı, dişlerini fırçaladı ve tıraş oldu.He got up quickly, splashed cold water on his face, brushed his teeth and shaved.
"Şimdi dışarı çıkma." "Neden değil?""Don't go out now." "Why not?"
Bu adam dişlerini fırçalıyor.This man brushes his teeth.
O adam dişlerini fırçalıyor.That man brushes his teeth.
Bay Suzuki bir dişçi değildir. O bir doktordur.Mr. Suzuki isn't a dentist. He's a physician.
Ablam dişi ninjadır.My older sister is a female ninja.
Yemek çok lezzetli değildi ama bunun dışında parti bir başarıydı.The food wasn't very delicious, but otherwise the party was a success.
Akşam yemeğini bugün dışarıda yiyelim mi?Shall we eat dinner out today?
Laura dışarı çıkmaya karar verdi.Laura decided to come out.
Dışarıda bir partimiz vardı.We had a party outside.
Yemek yedikten sonra dişlerinizi fırçalayın.Brush your teeth after eating.
Dışarı çıkmadan önce kapıları kapatmayı unutma.Don't forget to shut the doors before going out.
Bu gece canım dışarı çıkmak istemiyor.I just don't feel like going out tonight.
Bir sonraki buluşmamızda Jane'le birlikte Disneyland'a gitmeyi düşünüyorum.I'm thinking of going to Disneyland on my next date with Jane.
Ken yurt dışına gitmeye karar verdi.Ken decided to go abroad.
Dışarı çık veya içeri gel.Get out or come in.
Kaplumbağaların dişleri var mı?Do turtles have teeth?
Dondurucunun dışında bırakılırsa meyve suyu ılıyacaktır.Left outside the freezer, the juice will get warm.
Eğer dondurucunun dışında kalırsa meyve suyu ısınır.If it stays outside the freezer, the juice is going to get warm.
Bay Jones Mary'yi dişçiye gönderdi.Mr. Jones had Mary go to the dentist.
İngilizce öğrenmek için yurt dışına gitti.He went abroad to study English.
Biraz diş ipin var mı?Do you have some dental floss?
Tartar sertleşmiş diş plağının bir şeklidir.Tartar is a form of hardened dental plaque.
Yağmur yağdığı için dışarıya gidemeyiz.We can't go outside because it's raining.
Annem yurt dışına gitmem için izin verdi.My mother allowed me to go abroad.
Meyve dışında bir şey yemez.He doesn't eat anything except fruit.
Dışarı çıkarsan, bir daha içeri girmene izin vermeyeceğim.If you go out, I won't let you come in again.
Lütfen dışarı çıkmadan önce pencereleri kapattığınızdan emin olun.Please be sure to close the windows before you go out.
Ben dünya dışı varlıklar tarafından kaçırıldım.I was abducted by extraterrestrials.
Mary meditasyon yaparken bir beden dışı deneyim yaşadı.Mary had an out-of body experience while meditating.
O, telefon çaldığında dışarı çıkmak üzereydi.He was about to go out when the telephone rang.
Lütfen evin dışında bekleyin.Please wait outside the house.
Onunla yurt dışında tanışacağı hiç aklına gelmezdi.She never dreamed she'd meet him overseas.
Mary dışlanmış hissetti.Mary felt excluded.
Dünyanın dışı çok korkunçtur.The world outside is very scary.
Fırtınaya rağmen dışarı çıktı.He went out in spite of the storm.
Bu gece dışarıda takılmayı planlamıyorum. Derslerim için hazırlanmam gerek.I don't plan to hang out tonight. I need to prepare for my lessons.
Siyam kedileri dışa dönük olarak bilinirler.Siamese cats are known to be extroverts.
Kovboy hızla pencereden dışarı atladı.The cowboy quickly jumped out the window.
Siyam kedilerinin dışa dönük olduğu bilinir.It is known that Siamese cats are extrovert.
Biraz meyve dışında hiçbir şey yemedi.Apart from some fruit, he hasn't eaten anything.
Masayı dışarıya çıkar lütfen.Take the table outside, please.
Web sitesi bakım için devre dışıydı.The website was down for maintenance.
Biri dışarıdan arıyor.Someone is calling from outside.
Benim sabit disk neredeyse dolu.My hard drive is almost full.
Dişlerim soğuk nedeniyle gıcırdıyor.My teeth are chattering because of the cold.
O yurt dışında.He is abroad.
Hava çok soğuktu, ama biz dışarı çıktık.It was very cold, but we went out.
İlgili Sayfalar