diş ile cümle

diş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Birinin dişlerini her gün fırçalaması önemlidir.It is important to brush ones teeth every day.
Dışarı çıkıyorum.I'm on my way out.
Portekizcede her isim ya eril ya da dişildir.Every noun in Portuguese is either masculine or feminine.
Uyumadan önce dişlerini fırçalamak zorundasın!You have to brush your teeth before going to sleep!
Eğer biri beni görmeye gelirse ona dışarı gittiğimi söyle.If anyone comes to see me, tell him that I went out.
Birisi beni görmeye gelirse, dışarı çıktığımı söyle.If anyone comes to see me, say that I went out.
Seni iyi bir diş hekimi ile tanıştırayım.Let me introduce you to a good dentist.
Bir içki için dışarı çıkmayı öneriyorum.I suggest we go out for a drink.
Şimdi biraz yemek yemeyi ve daha sonra dışarı çıkmayı öneriyorum.I suggest we eat just a little now, and then go out later.
Tom öğle yemeği için dışarı çıktı.Tom went out for lunch.
Tom, bütün gün dışardaydı.Tom was out all day.
Tom kapının dışında bekledi.Tom waited outside the gate.
Tom çöpü dışarı çıkardı.Tom took out the garbage.
Tom bir şey içmek için Mary'yi dışarı çıkardı.Tom took Mary out for a drink.
Tom çöpü dışarı attı.Tom threw out the garbage.
Benimle dışarı gel ve takım yıldızlarına bak.Come outside with me and look at the constellations.
Tom pencereden dışarı baktı.Tom looked out the window.
Tom Mary'yi öğle yemeği yemek için dışarı davet etti.Tom invited Mary out to lunch.
Dişini çektirmen için dişçiye gitmeliydin.You should've gone to the dentist to have that tooth pulled out.
O bir köpek dışkısına bastı.He stepped into dog shit.
Dışarı çıkmak istemiyorum.I don't want to go outside.
Birkaç günlüğüne kasabanın dışında olacağım.I'll be out of town for a few days.
Onun teorisi kesinlikle gerçek dışı.His theory was absolutely unrealistic.
Dışarı çık, dışarı çık, neredeysen!Come out, come out, wherever you are!
O yatak dışarıda havalandırılmalı.That mattress needs to be aired out.
Çocuklar dişlerini fırçalıyorlar.The boys brush their teeth.
Oğlanlar dişlerini fırçalıyorlar.The boys brush their teeth.
Tom bütün kargaşanın ne olduğunu anlamak için dışarı çıktı.Tom went outside to discover what all the commotion was about.
Dışarı iş için çağrıldım.I got called out to work.
Bir ayı ormanda mı dışkılar?Does a bear shit in the woods?
Otobüs şoförü öğrencileri başlarını pencereden dışarı çıkarmamaları için uyardı.The bus driver warned the pupils not to stick their heads out the window.
Yemek için son kez dışarı çıktığımızda, akşam yemeğini o ödedi.The last time we went out to eat, she paid for the dinner.
Sen dışardayken Bay Brown diye biri geldi.A Mr. Brown came to see you when you were out.
Siz dışardayken Bay Smith diye biri geldi.A Mr. Smith came while you were out.
Diş ağrısı, yaşadığım en kötü acılardan biridir.Toothache is one of the worst pains I've been through.
Şiddetli yağmur nedeniyle dışarı çıkamam.I couldn't go out, due to the heavy rain.
Birkaç küçük hatalar dışında yazınız iyidir.Except for a few minor mistakes, your writing is good.
Sen dışardayken Bay Jones diye biri geldi.A Mr. Jones came while you were out.
Sen dışarıdayken Jones adında bir kişi geldi.A person named Jones came while you were out.
Sen dışarıdayken Sato isimli biri seni ziyarete geldi.A person named Sato came to visit while you were out.
Siz dışarıdayken Bay Sato diye biri ziyaret etmek için geldi.A Mr. Sato came to visit while you were out.
Bay Sato adında biri sen dışarıdayken seni görmeye geldi.A Mr. Sato came to see you while you were out.
Sen dışardayken Bay Smith diye biri seni görmeye geldi.A Mr. Smith came to see you while you were out.
Siz dışarıdayken Bay West diye biri aradı.A Mr. West called while you were out.
Sen dışarıdayken West adında bir kişi aradı.A person named West called while you were out.
Bugün dışarıda uyumalıyız.We must sleep outside today.
Rüzgar dışarıda gerçekten güçlü.The wind is really strong outside.
Benim yirmilik dişlerden biri çıkıyor.One of my wisdom teeth is coming in.
Dışarıda seni görmek isteyen bir polis var.There's a policeman outside who wants to see you.
Dışarıda kar yağıyor.It snows outside.
Bir ispermeçet balinası, en büyük dişli balinadır.A sperm whale is the biggest toothed whale.
Şapka giymeden bu sıcakta dışarı çıkma.Don't go out in this heat without wearing a hat.
Timsahların keskin dişleri vardır.Crocodiles have sharp teeth.
Jim'in dışında herkes geldi.Everyone but Jim came.
Dışarı çık! Seninle konuşmak istemiyorum!Get out! I don't want to talk to you!
Tatillerini yurt dışına seyahat etmek için kullanan öğrencilerin sayısı artıyor.The number of students who use their holidays to travel abroad is increasing.
Ben dışarı gidemedim.I was unable to go outside.
Benim ülke dışında bir hesabım var.I have an account outside the country.
Bu öğleden sonra yemek için dışarı çıkacak mıyız?Are we going out to eat this afternoon?
Böyle bir günde canım dışarıya çıkmak istemiyor.On a day like this, I don't feel like going outside.
İlgili Sayfalar