diş ile cümle
diş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Tom Mary'ye bütün gece boyunca dışarda kaldığı için fırça attı.Tom chewed Mary out for staying out all night long.
Akşamları çocuklarıyla asla dışarı çıkmazlar.They never go out in the evenings with their children.
Dün akşam seni aramaya çalıştım. Dışarıda mıydın?I tried to call you yesterday evening. Were you out?
Anne babam dışarı çıktı.My parents have gone out.
Hayatlarımızda disiplinli olmayı öğrenmeliyiz.We should learn to be disciplined in our lives.
Bütün gece dışarıda kalmayacağına söz ver.Promise me you won't stay out all night.
Dışarısı karanlık.It's dark outside.
Dışarısı zifiri karanlık.It's pitch black outside.
Hava dışında, harika bir piknikti.Except for the weather, it was a great picnic.
Kalan işi çabucak bitirelim ve birkaç içki için dışarı gidelim.Let's quickly finish the remaining work and go out for some drinks.
Kalan işi çabucak bitirelim ve dışarı biraz içmeye gidelim.Let's quickly finish the remaining work and go out for some drinks.
Bu işi bitirelim ve dışarı içmeye gidelim.Let's wrap up this work now and go out drinking.
Onu diskodan hiçbir açıklama olmadan dışarı attılar.They kicked him out of the disco without any explanation.
Bu, bütün diskteki favori parçam.This is my favorite track on the entire disc.
Biz kitabın dışında bir şey bırakmadık.We have left nothing out of our book.
O ona gece tek başına dışarı çıkmamasını tavsiye etti.She advised him not to go out by himself at night.
Bu alanın dışında yürümeyin.Do not walk outside this area.
Tom temiz hava almak için dışarı çıktı.Tom went out for a breath of fresh air.
Dişçi herhangi bir tatlı yememeni ister.The dentist would like you not to eat any sweets.
Dişçi herhangi bir tatlı yememeni istemez.The dentist does not want you to eat any sweets.
Ölüm dışında her şey için bir çare vardır.There's a cure for everything, except death.
Bu kötü havadan dolayı canım dışarı çıkmak istemiyor.For this bad weather I don't feel like going out.
Tom'un köpeği dışarı gitmek istedi.Tom's dog wanted to go outside.
Tom'un köpeğinin dışarı çıkması gerekiyordu.Tom's dog needed to go outside.
Her zaman öğleden sonra yaptığı gibi Tom bir yürüyüş için dışarı gitti.Tom went out for a walk as he always does in the afternoon.
Tom Mary'ye onunla dışarı çıkmasını rica etmek istedi, ama cesareti yoktu.Tom wanted to ask Mary to go out with him, but he didn't have the courage to.
Tom Mary'nin dışarı gitmesini ve oynamasını istedi.Tom wanted Mary to go outside and play.
Tom Mary'ye dışarıda oynanmayacak kadar sıcak olduğunu söyledi.Tom told Mary that it was too hot to play outside.
Tom Mary'ye paltosuz dışarı gidilmeyecek kadar çok soğuk olduğunu söyledi.Tom told Mary that it was too cold to go outside without a coat.
Tom Mary'yi kahve için dışarı çıkmaya ikna etti.Tom talked Mary into going out for coffee.
Tom yemek yemek için dışarı çıkmamızı önerdi.Tom suggested that we go out to eat.
Tom odanın dışında tepindi.Tom stomped out of the room.
Tom bir dakikalığına dışarı çıktı.Tom stepped out for a minute.
Tom arka kapıdan dışarı süzüldü.Tom slipped out the back door.
Tom sıcak banyoda oturuyorken karda pencereden dışarı baktı.Tom looked out the window at the snow while he was sitting in the hot bath.
Tom kendisini odasına kilitledi ve dışarı çıkmadı.Tom locked himself in his room and won't come out.
Tom her zaman yemeklerden sonra dişlerini fırçalayamaz.Tom isn't able to always brush his teeth after meals.
Tom dışarıda.Tom is out.
Tom onun motorbotuyla dışarı gitmem için beni davet etti.Tom invited me to go out on his motorboat.
Tom çok uzun bir süredir yurt dışında yaşamaktadır.Tom has been living abroad for a very long time.
Tom'un üst dişleri alt dişlerinden daha ilerde.Tom has an overbite.
Tom'un yirmilik dişleri yirmi dört yaşında diş hekimi tarafından çekildi.Tom had his wisdom teeth taken out by a twenty-four year old dentist.
Tom Mary'ye çöpü dışarı aldırdı.Tom got Mary to take out the garbage.
Tom, yurdunun dışında kilitli kaldı.Tom got locked out of his dormitory.
Tom haftada en az üç kez dişlerini diş ipiyle temizler.Tom flosses his teeth at least three times a week.
Tom dışarı çıkacak kadar güçlü hissetmiyor.Tom doesn't feel up to going out today.
Tom gitar çalmanın dışında çok az şey yapar.Tom does little other than play the guitar.
Tom'un dışarı gidecek hali yoktu.Tom didn't feel up to going out.
Tom dün evden dışarıya adım bile atmadı.Tom didn't even step out of the house yesterday.
Tom görülmeden yurdun dışına çıkamadı.Tom couldn't sneak out of the dorm without being seen.
Tom, penceresinin dışında cıvıl cıvıl kuş sesleri duyabiliyordu.Tom could hear birds chirping outside his window.
Tom kedileri evin dışına kovaladı.Tom chased the cats out of his house.
Tom kesinlikle yaptığının yasa dışı olduğunu biliyordu.Tom certainly knew that what he was doing was illegal.
Tom'un kesinlikle kalıpların dışında düşünme sorunu var.Tom certainly has trouble thinking outside the box.
Tom dişlerini fırçaladı ve yüzünü yıkadı.Tom brushed his teeth and washed his face.
Tom yanlışlıkla harici hard disklerden birindeki tüm dosyaları sildi.Tom accidentally deleted all the files on one of his external hard disks.
Polisler Tom'un yatak odası penceresinin dışında herhangi bir ayak izi bulamadılar.The police couldn't find any footprints outside Tom's bedroom window.
Mary diş macununun kapağını açık bıraktığında, bu Tom'u kızdırıyor.It irritates Tom when Mary leaves the cap off the toothpaste.
Bir dişçi görmelisin.You should go see a dentist.
İşten sonra bir içki için dışarı çıkmak ister misin?Would you like go out for a drink after work?
İlgili Sayfalar