diş ile cümle

diş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
7
ORT. KELİME
Tom bu ayın sonunda kasabanın dışına taşınıyor.Tom is moving out of town at the end of this month.
Tom dışarıda çalışmaya alışıktır.Tom is accustomed to working outside.
Tom pencereden dışarı atlarken kendini yaraladı.Tom injured himself when he jumped out of the window.
Tom yaşlandı ve eskiden çıktığı kadar sık dışarı çıkmıyor.Tom has gotten older and he doesn't go out as often as he used to.
Tom'un bir diş ağrısı var.Tom has a toothache.
Tom'un dişçi olan bir oğlu vardır.Tom has a son who is a dentist.
Tom'un Boston'un hemen dışında küçük bir çiftliği var.Tom has a small farm just outside of Boston.
Tom'un 2.30'da dişçi randevusu var.Tom has a dentist appointment at 2:30.
Tom yirmilik dişlerini çektirdi.Tom had his wisdom teeth taken out.
Tom, karanlıktan sonra kendi başına dışarı çıkmamak için yeterince mantıklıydı.Tom had enough sense to not go out by himself after dark.
Tom geçen hafta bir diş çektirdi.Tom had a tooth pulled out last week.
Tom dişlerini gıcırdattı.Tom gritted his teeth.
Tom okumaktan bıktı ve dışarı çıkmak ve oynamak istedi.Tom got tired of reading and wanted to go outside and play.
Tom aceleyle giyindi ve kapıdan dışarı koştu.Tom got dressed in a hurry and ran out the door.
Tom arka kapının hemen dışında eski bir sikke buldu.Tom found an old coin just outside the back door.
Tom'un canı yürüyüş için dışarı çıkmak istedi.Tom felt like going out for a walk.
Tom dışarıda bırakılmış hissetti.Tom felt left out.
Tom dışarda çok yer.Tom eats out a lot.
Tom kendini yatağın dışına sürükledi.Tom dragged himself out of bed.
Tom dışarı çıkmak istemiyor.Tom doesn't want to go out.
Tom dışarıda çok oynamaz.Tom doesn't play outdoors much.
Tom hava karardıktan sonra dışarı çıkmayı sevmiyor.Tom doesn't like to go out after dark.
Tom'un canı gerçekten dışarı çıkmak istemiyordu.Tom didn't really feel like going out.
Tom'un dışarıya gelmeye ve neye inandığını söylemeye cesareti yoktu.Tom didn't have the courage to come right out and say what he believed.
Tom geçen hafta sonu dışarı çıkmadı.Tom didn't go out last weekend.
Tom odasının dışında gürültü olduğu için iyi uyuyamadı.Tom couldn't sleep well last night because it was noisy outside his room.
Tom JPEG dosyalarını nasıl dışa aktaracağını çözemedi.Tom couldn't figure out how to export JPEG files.
Tom bugün dışarı çıkamaz çünkü hastadır.Tom can't go out today because he's sick.
Tom hasta olduğu için bugün dışarı çıkamaz.Tom can't go out today because he's sick.
Bir sürü ev ödevi olduğu için Tom dışarı gidemiyor.Tom can't go out because he has a lot of homework.
Tom çok iyi pişiremez bu yüzden çoğunlukla dışarıda yer.Tom can't cook very well, so he often eats out.
Tom hiçbir yerde dışarı çıkmadı.Tom appeared from out of nowhere.
Tom her zaman yemeklerden sonra dişlerini fırçalar.Tom always brushes his teeth after meals.
Tom alışılmış şeylerin dışında neredeyse asla bir şey yapmaz.Tom almost never does anything out of the ordinary.
Otelin dışındaki Tom için bekleyen bir limuzin vardı.There was a limousine waiting for Tom outside the hotel.
Barmen Tom'u barın dışına attı.The bartender threw Tom out of the bar.
Tom'un dışında birinin o işi almayı istemesi pek olası değil.It's unlikely that anyone besides Tom would consider taking that job.
Tom'a dışarı gitmesi ve yiyecek bir şey alması gerektiğini söylüyordum.I was just telling Tom that he should go out and buy something to eat.
Tom'u dışarı çıkart.Get Tom out of here.
Ayakkabılarını cilaladıktan sonra, Tom dişlerini fırçaladı ve saçını taradı.After polishing his shoes, Tom brushed his teeth and combed his hair.
Tom Mary'ye bu tür havalarda dışarıya çıkmaması gerektiğini söyledi.Tom told Mary that she shouldn't go out in this kind of weather.
Tom Mary'yi bardan dışarı attı.Tom threw Mary out of the bar.
Tom Mary'nin dışarı çıkmasına ve yağmurda oynamasına izin vermeyi reddetti.Tom refused to let Mary go out and play in the rain.
Tom Mary'yi kapının dışına itti.Tom pushed Mary out the door.
Tom Mary ile bu öğleden sonra dışarı çıkıyor.Tom is going out this afternoon with Mary.
Tom Mary'nin dışarı çıkması için çok izin vermez.Tom doesn't allow Mary to go out much.
Tom Mary'nin diğer çocuklar ile dışarı çıkmasını istemiyordu.Tom didn't want Mary to go out with other guys.
Tom Mary'nin dışarı çıktığını fark etmedi.Tom didn't notice Mary go out.
Tom Mary'nin dışarıda oynamasına izin vermedi.Tom didn't let Mary play outside.
Tom Mary'nin yağmurda dışarı çıkmasına izin vermedi.Tom didn't let Mary go out in the rain.
Tom Mary ile dışarı çıkma fikrini değiştirdi ve evde kaldı.Tom changed his mind about going out with Mary and stayed home.
Tom Mary'in markette biraz diş macunu ve biraz tuvalet kağıdı almasını istedi.Tom asked Mary to pick up some toothpaste and some toilet paper at the supermarket.
Tom'un dışında herkes Mary'yi bir hırsız olmakla suçladı.Tom all but accused Mary of being a thief.
Tom ve Mary'nin dışında odada hiç kimse yoktu.There was no one in the room besides Tom and Mary.
Dün Tom ve Mary dışında hiç kimse gelmedi.No one came yesterday except Tom and Mary.
Tom'u tokatladıktan sonra, Mary odadan dışarıya doğru koştu.After slapping Tom, Mary ran out of the room.
Yurt dışına seyahat ederseniz genellikle bir pasaport gereklidir.A passport is usually necessary when you travel overseas.
Ben tüm fikirlerin dışındayım.I'm all out of ideas.
Ne yazık ki, Tom kediyi torbadan dışarı çıkarttı.Unfortunately, Tom let the cat out of the bag.
Tom deniz evinin yasa dışı eylemler için kullanıldığını bilmediğini iddia etti.Tom claimed that he didn't know his beach house was being used for illegal activities.
İlgili Sayfalar