diş ile cümle
diş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
İnsanların yiyecek için avlanmanın dışında yapacakları çok az şeyleri vardı.The men had little to do except hunt for food.
Vagonlar yiyecek arayışı için her gün dışarı çıkıyorlardı.Wagons would go out each day in search of food.
Durum kontrol dışı görünüyordu.The situation seemed out of control.
Başkan Grant yasa dışı bir şey yapmamıştı.President Grant had done nothing illegal.
Kissinger dış ilişkiler konusunda bir uzmandı.Kissinger was an expert on foreign relations.
Yargıtay yasanın yasa dışı olduğuna karar verdi.The Supreme Court ruled that the law was illegal.
Dışişleri Bakanı bir kuklaydı.The Foreign Minister was a puppet.
Libya'nın dışişleri bakanı iltica etti.Libya's foreign minister has defected.
Italya'nın Reggio Emilia kasabasında istakozları kaynatmak yasa dışıdır.Boiling lobsters is illegal in the town of Reggio Emilia, Italy.
Evet dışarıdaydım ve bardaktan boşanırcasına yağmur yağıyor.Yes, I was outside and it's raining cats and dogs.
O yurt dışındayken, sık sık Skype kullandı.When she was abroad, she often used Skype.
O, ülke dışında olduğu için sık sık Skype kullandı.Because she was out of the country, she used Skype frequently.
Yarın öğle yemeğinden sonra arkadaşlarla birlikte dışarı çıkacağız.Tomorrow I’ll go out with friends after having lunch.
Ben arkadaşlarımla dışarı çıktım.I went out with my friends.
Arkadaşlarımla dışarı çıktım.It was with my friends that I went out.
Kurutmak için giysilerini dışarıya as!Hang your clothes out to dry!
Dişi aslan sonunda ceylanı kovaladı.The lioness finally gave chase to the gazelle.
Taro,git dişlerini fırçala.Taro, go brush your teeth.
Gerçekten dışarı çıkma havamda değildim.I wasn't really in the mood to go out.
Ekselânsları'nın dışında herhangi bir şekilde çağrılmayı kabul etmiyorum.I refuse to be called anything besides "Your Highness".
Pencereden dışarı bir şey atma!Do not throw anything out of the window.
Sahile gidelim, dışarıda harika bir gün var.Let's go to the beach; it's a great day out.
Pazartesi günü bir dişçi randevum var.I have a dentist appointment on Monday.
Bu benim uzmanlık alanımın dışında.That's outside my area of expertise.
Eğer sormamın bir sakıncası yoksa, neden dün dışarıya çıkmadın?If you don't mind my asking, why did you go out yesterday?
Hangi yılan en uzun zehirli dişe sahiptir?Which snake has the longest fangs?
Onun dişleri inci gibi beyaz.His teeth are white like a pearl.
Çabuk buradan dışarı çık!Get out of here quickly!
Kölelik, insanlık dışı bir suçtur.Slavery is a crime against humanity.
Angarya, insanlık dışı bir suçtur.Slavery is a crime against humanity.
O yemeklerinden sonra dişlerini fırçalar.He brushes his teeth after his meals.
Oğlumun dişi ağrıyor.My son has a toothache.
Oğlum diş ağrısı çekiyor.My son has a toothache.
Oğlumun diş ağrısı var.My son has a toothache.
Dışarıda bir otomobil var.There is an automobile outside.
Şu anda kilisenin dışında duruyorum.I'm standing outside the church right now.
O ona hâlâ gençken yurt dışına gitmesini tavsiye etti.She advised him to go abroad while he was still young.
O ona dişçiyi görmesini tavsiye etti.She advised him to see the dentist.
O, onun yurt dışına gitmesini istemiyordu.She didn't want him to go overseas.
O, onu kapıdan dışarı itti.She pushed him out the door.
O, onu pencereden dışarı itti.She pushed him out the window.
O onu dışarı kışkışladı.She shooed him outdoors.
O onu dışarı attı.She threw him out.
O, gece vakti yalnız dışarıya çıkmaması için onu uyardı.She warned him not to go out at night alone.
Ona onun tarafından hâlâ gençken yurt dışına gitmesi tavsiye edildi.She was advised by him to go abroad while she was still young.
O onunla dışarıya çıkacak kadar aptaldı.She was stupid enough to go out with him.
O, yurt dışına seyahat etme hayalinden tamamen vazgeçemedi.She was unable to completely give up her dream of traveling abroad.
Sadece kitap okumayın. ara sıra dışarı gidin ve biraz egzersiz yapın.Don't just read books. Go outside once in a while and get some exercise.
Ben bir diş fırçası ile dişlerimi temizlerim.I clean my teeth with a toothbrush.
Çocuklar dışarı çıkmalı ve oynamalı.The children should go outside and play.
Dillerin dışında, teknolojiyle de ilgileniyorum.Apart from languages, I'm also interested in technology.
Favori Disney filmin nedir?What's your favorite Disney movie?
En sevdiğin Google dışı arama motorun hangisi?What's your favorite non-Google search engine?
Gözde diş macunun nedir?What's your favorite toothpaste?
Genç adam kuralları biliyor ama yaşlı adam kural dışı durumları biliyor.The young man knows the rules, but the old man knows the exceptions.
En sevdiğin Disney çizgi film karakteri kimdir?Who's your favorite Disney cartoon character?
Favori Disney karakterin kimdir?Who's your favorite Disney character?
Dışarısı o kadar sıcak ki bütün günü klimalı evimde geçirmek istiyorum.It's so hot outside that I want to spend all day in my air conditioned house.
Birçok insan çocukların dışarıda oynayacak yeterli zamanı harcamadıklarını düşünüyorlar.Many people think that children don't spend enough time playing outside.
O orada oturarak ve pencereden dışarı bakarak oldukça çok zaman harcamaktadır.She spends a pretty good chunk of time just sitting there and looking out the window.
İlgili Sayfalar