diş ile cümle
diş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Dişlerinizi iyi fırçalayın.Brush your teeth well.
Diskoya girme sorunumuz vardı.We had trouble getting into the disco.
Yurt dışında yaşarken çeşitli tuhaf gelenekleri görmeye eğilimli olursun.While living abroad, you tend to see a variety of strange customs.
Dişçiye gitmene gerek yok.You don't need to go to the dentist's.
Babam gelecek hafta yurt dışına gitmeyi planlıyor.My father plans to go overseas next week.
Evi izlemem söylendiği için bugün dışarı çıkamam.I can't go out today as I've been asked to watch the house.
Evde oturmam söylendiği için bugün dışarı çıkamam.I can't go out today as I've been asked to watch the house.
O sık sık diş ağrısı çekti.He often suffered from toothaches.
Dişlerini temizle.Clean your teeth.
O, yemek yemek için dışarı gitti.He went out to eat.
Bu sitedeki hesabımı nasıl devre dışı bırakabilirim.How can I deactivate my account on this site?
İngilizcenin dışında, aynı zamanda matematik öğretir.Apart from English, he also teaches math.
Shishir çeviri yapmak için dışarı çıktığı zaman, en iyisi evde kalmaktır.When Shishir comes out to translate, it's best to remain indoors.
Bagajımı buraya olduğu yere bırakabilir miyim ve dışarı çıkabilir miyim?May I leave my luggage here where it is and go out?
Oynamak için dışarıya gidiyorum. Geliyor musun?I'm going outside to play. Are you coming with?
Dışarı çıkmamalısın.You shouldn't go out.
Canım gerçekten dışarı çıkmak istemiyordu.I didn't really feel like going out.
Sessiz olun. Sessiz olmazsanız, dışarı atılırsınız.Be quiet. If you aren't quiet, you'll be thrown out.
Kapa çeneni. Eğer kapamazsan, dışarı atılırsın.Shut up. If you don't, you'll be thrown out.
Yağmur duruncaya kadar dışarı çıkmayacağım.I won't go out until it stops raining.
Araba şehrin beş mil dışında bozuldu.The car broke down five miles outside of town.
Üniversite, Mark Zuckerberg'ı veritabanını hacklediği için disipline verdi.The university disciplined Mark Zuckerberg for hacking its database.
İçeride kalmaktansa dışarı çıkmayı tercih ederim.I would prefer to go out than stay in.
O ne zaman yurt dışına gitmek zorunda kalacak?When will she have to go abroad?
Daha önce hiç yurt dışında bulunmadım.I've never been abroad before.
Savaş, insanlık dışı bir suçtur.War is a crime against humanity.
Neden dişine göre birini seçmiyorsun?Why don't you pick on someone your own size?
O odadan ayrıldı ve dışarı çıktı.She left the room and went outside.
Dışarı çıktık ve Adil'i gördük.We went outside and saw Adil.
Üç erkek kardeşim var. Biri Japonya'da diğer ikisi yurt dışında yaşıyor.I have three brothers. One lives in Japan and the other two live abroad.
Onun öğretim yöntemleri alışılmışın hayli dışında.His teaching methods are highly unorthodox.
Dişlerim tamamen sağlıklı ve sorunsuzdur.My teeth are totally healthy and free of problems.
Benim diş etlerim kanar.My gums bleed.
Bir zamanlar, dışarı çıkardık ve her türlü yasa dışı şeyler yapardık.Back in the day, we'd go out and do all kinds of illegal stuff.
Hem yarı-dışbükey hem de yarı-içbükey olan bir fonksiyon yarı-doğrusaldır.A function that is both quasiconvex and quasiconcave is quasilinear.
Bu gece dışarı çıkmaya istekli olamam.I can't be bothered to go out tonight.
Bugün dışarıda hava güzel ve yarın da güzel olacak.It's nice out today, and will be tomorrow as well.
Hiç kimse bu tür havada dışarı gitmez.Nobody goes outside in this kind of weather.
Lütfen dilini dışarı uzat.Please stick out your tongue.
Hayır, ben dışarı gitmedim.No, I didn't go out.
Yemek yemek için dışarı çıkalım.Let's go out to eat.
Yağmur dışarıda şiddetli yağıyor.It is raining hard outside.
Yağmur yağdığı zamanlar dışında her gün yürüyüşe çıkıyorum.I go for a walk every day, except when it rains.
Biz onu yurt dışından satın almak zorundayız.We have to buy it from abroad.
Özel durumlar dışında asla içmez.He never drinks except on special occasions.
Ben bir gün yurt dışına gitmek istiyorum.I want to go abroad someday.
Yenilikçiler televizyonun dışında düşünüyorlar.Innovators think outside the box.
Dış ilişkilerde bir kariyerle ilgileniyorsun, değil mi?You're interested in a career in foreign relations, aren't you?
Herhangi bir duygu, eğer samimi ise, istem dışıdır.Any emotion, if it is sincere, is involuntary.
Dışarıda kalmak dışarı çıkmaktan daha kolaydır.It is easier to stay out than to get out.
Ben dişçiye her ziyaret için 30 Euro öderim.I pay 30 euros for every visit to the dentist.
Çeneni kapat yoksa dışarı atılacaksın.Shut up or you'll be thrown out.
Ceket için dışarısı oldukça sıcak.It's pretty warm out for a jacket.
Tavus kuşunun güzel kuyruğu dişilerin ilgisini çekmeye yardım eder.The peacock's beautiful tail helps it attract females.
Disneyland 1955'te kuruldu.Disneyland was established in 1955.
Biz Disneyland'da eğlendik.We had fun at Disneyland.
Sigara içmek istiyorsan, dışarı çıkmalısın.You must go outside if you want to smoke.
Tom kapıyı açtı ve köpek dışarı koştu.Tom opened the door and the dog ran out.
Sağlıklı yetişkin dişleri kalıcı olmalıdır.Healthy adult teeth should be permanent.
Su tesisatçısı suyu borudan dışarı pompaladı.The plumber pumped the water out of the pipe.
İlgili Sayfalar