diş ile cümle

diş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Hangi dişin acıyor?Which tooth hurts?
Hangi diş acıyor?Which tooth hurts?
O hasta oldu. Bu nedenle yurt dışına gitmekten vazgeçti.He became sick. That's why he gave up going abroad.
Beleş atın dişine bakılmaz.Don't look a gift horse in the mouth.
Yurt dışına gitmenin birinci ayının içinde o hasta oldu.Within one month of going abroad, he became sick.
O öğrenciyken, sık sık diskoya giderdi.When she was a student, she used to go to the disco often.
Öğrenci olduğu zamanlar diskoya sadece bir kez gitti.When she was a student, she went to the disco only once.
Erkeklerin mutfak dışında tutulmaları gerekir.Men should keep out of the kitchen.
Biz piknik için dışarıda iken, bizim evin kilidi bir hırsız tarafından açıldı.While we were out for a picnic, our house's lock was picked by a thief.
O az önce dışarı çıktı.He left just a moment ago.
Lütfen akşam yemeği için beni dışarı götür!Please take me out for dinner!
Bu havada dışarı çıkmayı hayal bile edemiyorum.I can't imagine going out in this weather.
Disko dansına gelince ben Susan'a uygun değilim.When it comes to disco dancing, I'm no match for Susan.
Yağmur dışarıda tenis oynayabilmemizi durdurdu.The rain stopped us from being able to play tennis outside.
Dışarı çıkmayın çünkü yağmur yağıyor.Don't go out, as it's raining.
Gelecekte bir dişçi olmayı istiyorum.I wish to become a dentist in future.
Dişçi "Ağzını aç" dedi."Open your mouth" said the dentist.
Dün gece dışarı çıktın mı? Çünkü bugün oldukça kötü görünüyorsun.Did you go out last night? Because you look pretty bad today ...
Diş tellerine ihtiyacım var mı?Do I need braces?
İyi bir dişçi tanıyor musun?Do you know a good dentist?
O dişlerini fırçalar .He brushes his teeth.
Şimdi meşgulüm ve dışarıya çıkamam.I am busy now and can't go out.
Kahvaltıdan sonra dişlerimi fırçalarım.I brush my teeth after breakfast.
Ben bir diş fırçası ile dişlerimi fırçalarım.I brush my teeth with a toothbrush.
Dişlerimi fırçalarım; Saçımı tararım.I brush my teeth; I comb my hair.
Yağmur yağdığı için dışarı çıkamadım.I couldn't go out because it was raining.
Kapı açıldı ve adam dışarı yürüdü.The door opened, and the man walked out.
Balıklar suyun dışında yaşayamaz.Fish can't live out of water.
Yedikten sonra dişlerimi fırçalarım.I brush my teeth after eating.
Üç köpeğim var. Biri erkek ve diğer ikisi dişidir.I have three dogs. One is male and the other two are female.
Pencereden dışarı bir şeyler atmak yasaktır.It is forbidden to throw things out of the window.
İstasyon dışında bir taksiye binmek zordur.It's hard to get a taxi outside the station.
Dişim acıyor.My tooth hurts.
Yirmilik dişim ağrıyor.My wisdom tooth hurts.
Dışarıda ne olduğuna bakın.See what's going on outside.
Dışarı çıkalım mı?Shall we go out?
Dışarısı çok sıcak, bir yumurta kızartabilirsin.It's so hot outside, you could fry an egg.
Dilini dışarı çıkar.Stick out your tongue.
O diş acıyor.That tooth hurts.
Aile dışarıda kahvaltı ediyor.The family is eating breakfast outdoors.
Adam ve kadın dışarıda yemek yiyor.The man and the woman are eating outdoors.
Onlar patlamadan sonra birkaç cesedi dışarıya taşıdı.They carried out several bodies after the explosion.
Bu otoyol seni şehir dışına götürecek.This highway will take you out of the city.
Akşam yemeğini dışarda yiyoruz.We are eating dinner outdoors.
Onun dışında hepimiz gittik.All of us, except him, went.
O, yarışmadan diskalifiye edildi.He was disqualified from the competition.
Hepimiz pencereden dışarı baktık.We all looked out the window.
Üşütmek istemedim, bu nedenle dışarı çıkmadım.I didn't want to catch a cold, so I didn't go out.
Dişçiye gitmelisin ve o dişi çektirmelisin.You should go to the dentist and have that tooth pulled out.
Onun büyük geliri ona her yıl yurt dışında seyahat etmesini mümkün kılıyor.His large income makes it possible for him to travel overseas every year.
Vatan hainleri sınır dışı edilecek.Traitors will be deported.
Neyse ki, tam Dima'nın uyuduğu sokağın dışında bir Armani mağazası vardı.Thankfully, there was an Armani store just outside the alley where Dima had slept.
O yurt dışına gitmeyi umuyor.He hopes to go abroad.
Bu gece dışarıda yemek istiyorum.I want to eat out tonight.
Dışarıda yağmur yağıyor.It's raining outside.
Annem döndüğünde dışarı çıkacağım.I will go out when Mother comes back.
O diş ağrısı çekiyor.He is suffering from toothache.
Hükümet, dış politikasında değişiklikler yapmak zorunda kaldı.The government was obliged to make changes in its foreign policy.
Benim babam bir defa bile yurt dışına çıkmadı.My father hasn't gone abroad even once.
Dişlerini temizle!Clean your teeth!
İlgili Sayfalar