diş ile cümle
diş kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Eğer kitapların listesi çok uzunsa lütfen bütün yabancı kitapları dışarıda bırak.If the list of books is too long, please leave out all foreign books.
İnsanı dış görünüşüne göre yargılamayın.Don't judge a book by its cover.
Her yemekten sonra dişlerini fırçala.Brush your teeth after each meal.
Her gün dışarıda yediğim için, ev yemeklerini özlüyorum.Because I eat out every day, I miss home cooking.
Ben dışarıda bırakılmış hissettim.I felt left out.
Bir tekne aniden sisten dışarı çıktı.A boat suddenly appeared out of the mist.
Kızımın diş telleri var.My daughter has braces.
Yarın yeni arabamla annemi dışarı çıkaracağım.I will take my mother out in my new car tomorrow.
Yarın dişçiye gitmek zorunda kalacaksın.You will have to go to the dentist's tomorrow.
Yarın dişçiyle görüşeceğim.I am going to see the dentist tomorrow.
Soruşturmada onun dışarıda olduğunu öğrendim.Upon inquiring, I learned that she was out.
Arkadaşlarımdan biri yurt dışında aldığı bütün oyuncak bebekleri bana gösterdi.A friend of mine showed me all the dolls he had bought abroad.
Dışarı çıkıp oyun oynayabilir miyim?Can I go out and play?
Ben dışarı çıkmak istiyorum.I wanna go out.
O, postacı gelir gelmez, postasını almak için dışarı fırlar.The second the mailman comes, he rushes out to pick up his mail.
Akşam yemeği için dışarı çıkmaya ne dersiniz?How about going out for dinner?
Ben akşam yemeğini yedikten sonra dışarı çıkacağım.I'll go out after having dinner.
Akşam yemeğinden sonra dışarı çıkmamalısın.You must not go out after dinner.
Akşam yemeğinden sonra bir yürüyüş için dışarı çıkmaya ne dersin?How about going out for a walk after dinner?
Bütçe hatalı ve gerçek dışı görünüyor.The budget appears to be inaccurate and unrealistic.
Fırtınaya rağmen o dışarıya çıktı.In spite of the storm, he went out.
Fırtına yürüyüş için dışarı çıkmamı engelledi.The storm prevented me from going out for a walk.
Fırtına dışarı çıkmamızı engelledi.The storm prevented us from going out.
Mütevelli Yönetim kurulu yurt dışı holdingleri görevden almak için oy kullandı.The Board of Trustees voted to divest the organization's overseas holdings.
Dışarıda durun.Keep out.
Yurt dışında eğitim görmekteyim.I study abroad.
Yurt dışında eğitim yapmak için para biriktiriyorum.I am saving money in order to study abroad.
Ben dışarıdayken biri geldi mi?Was anybody here while I was out?
Sen dışardayken Bay Brown seni görmeye geldi.Mr Brown came to see you were out.
Sen dışardayken köpeğe bakacağım.I'll take care of the dog while you are out.
Rumiko, bu hafta sonu, benimle dışarı çıkmak ister misiniz?Would you like to go out with me this weekend, Rumiko?
Ebeveynlerim erkeklerle dışarı çıkmama izin vermezdi.My parents would not let me go out with boys.
Ebeveynlerim yurt dışında eğitim yapmama itiraz etti.My parents objected to my studying abroad.
Kısa bir yürüyüş için dışarı çıkalım.Let's step out for a short walk.
Ben bütün gün dışardaydım.I was out all day.
Lütfen hareket ederken pencereden dışarı eğilmeyin.Please don't lean out of the window when we're moving.
Taşıma sırasında kutu ezildi ve içindekiler dışarı uçtu.The box was crushed during transport and the contents flew out.
Bunu dışarı götürelim mi?Shall we take this outside?
S.Jobs Disney'e büyüyü geri getirebilir mi?Can S. Jobs bring back the magic to Disney?
İçe dönükler dışa dönükler kadar yaşamaz mı?Do introverts not live as long as extroverts?
Dişlerimi gıcırdattım.I gritted my teeth.
Dışarıda havanın güneşli olup olmayacağını merak ediyorum.I wonder if it will be sunny outside.
Hava karardığında dışarı çıkmaktan hoşlanmam.I don't like to go out when it's dark.
Bugün dışarıda hava güzel, değil mi?It's nice out today, isn't it?
Hangi öğrenci dışarı çıktı?Which student went out?
Yarın dışarı çıkıyor musun?Are you going out tomorrow?
Yürüyüş için dışarı çıktı.He's out taking a walk.
Kırmızı elbisesi onu dışarda durdurdu.Her red dress made her stand out.
Kırmızı elbise giydiğinden dolayı, dışarıda durdu.Her red dress made her stand out.
O, takım elbise giydiği için dışarıda durdu.He stood out because he was wearing a suit.
O kapıyı açar açmaz bir kedi dışarı kaçtı.As soon as she opened the door, a cat ran out.
Kapıyı açar açmaz bir kedi dışarı koştu.As soon as she opened the door, a cat ran out.
Onların meslektaşları bir yurt dışı şubesine transfer edildi.Their colleague was transferred to an overseas branch.
Penceresinin dışındaki gürültüden dolayı o uyuyamadı.He couldn't sleep because of the noise outside his window.
Fırtınadan dolayı dışarı çıkamadık.We couldn't go out because of the storm.
O, kardan dolayı dışarı çıkamadı.He couldn't go out because of the snow.
Kardan dolayı dışarı çıkamadım.I couldn't go out because of the snow.
Yağmurdan dolayı dışarı çıkamadık.We couldn't go out because of the rain.
Kar fırtınası yüzünden dışarı çıkamadık.We couldn't go out because of the snowstorm.
Kasırgadan dolayı dışarı çıkamadık.We couldn't go out because of the typhoon.
İlgili Sayfalar