Ana içeriğe geç
Sözlük

diğeri ile cümle

diğeri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bir beyinsel sistemle uğraştığınız zaman, diğerini de etkilersiniz.І якщо ви вмішуєтесь в одну структуру мозку, ви вмішуєтесь і в іншу.
Bir beyinsel sistemle uğraştığınız zaman, diğerini de etkilersiniz.ושכפוגעים במערכת מוחית אחת, פוגעים גם באחרת.
Bir beyinsel sistemle uğraştığınız zaman, diğerini de etkilersiniz.وعندما تعبث بنظام واحد في المخ، فأنك ستعبث بواحد آخر.
Bir beyinsel sistemle uğraştığınız zaman, diğerini de etkilersiniz.同時に別のシステムをいじることにもなります そして-「愛のない世界はまさに死の世界」です
Bir beyinsel sistemle uğraştığınız zaman, diğerini de etkilersiniz.當你篡改大腦其中一個系統嘅時候 你會整到另一個系統
Bir... bir kız arkadaşım var, Jacqueline Rigi. Bir diğeri Cecilia Larraín.Ένα κορίτσι εδώ, η Ζακλίν Ριτζί. "λλη μια η Σεσίλια Λαβρίν.
Bir... bir kız arkadaşım var, Jacqueline Rigi. Bir diğeri Cecilia Larraín.Има едно момиче тук, Жаклин Рижи, друга, Сесилия Ларейн.
Bir... bir tuzaktan bir sonrakine... Bir tuzaktan diğerine gideceğim diye korkuyorum.Attól félek, egyik csapdából a másikba fogok lépni.
Bir çatışmadan diğerine sürüklenen, sonu gelmeyen bir iç savaş idi sözü edilen.Că va aluneca din conflict în conflict într-un război civil care părea nesfârșit.
Bir çatışmadan diğerine sürüklenen, sonu gelmeyen bir iç savaş idi sözü edilen.Descendiendo en una escaramuza tras otra en una guerra civil que parece no tener final.
Bir çatışmadan diğerine sürüklenen, sonu gelmeyen bir iç savaş idi sözü edilen.Jeden ozbrojený střet za druhým v občanské válce která se zdá bez konce.
Bir çatışmadan diğerine sürüklenen, sonu gelmeyen bir iç savaş idi sözü edilen.하지만 끝이 보이지 않는 계속되는 내전에서의 전투를 줄여갔습니다.
Bir çatışmadan diğerine sürüklenen, sonu gelmeyen bir iç savaş idi sözü edilen.Plongeant d'accrochage en accrochage en une guerre civile sans fin.
Bir çatışmadan diğerine sürüklenen, sonu gelmeyen bir iç savaş idi sözü edilen.Una scaramuccia dopo l'altra, sfociate in una guerra civile senza fine.
Bir çatışmadan diğerine sürüklenen, sonu gelmeyen bir iç savaş idi sözü edilen.Von einer Auseinandersetzung in die nächste schlittern, in einen Bürgerkrieg ohne Ende.
Bir çatışmadan diğerine sürüklenen, sonu gelmeyen bir iç savaş idi sözü edilen.Że dojdzie do kolejnych potyczek i wojny domowej bez końca.
Bir çatışmadan diğerine sürüklenen, sonu gelmeyen bir iç savaş idi sözü edilen.Οδηγούμενη σε μία αψιμαχία μετά από την άλλη σε έναν εμφύλιο πόλεμο που φαίνεται να μην έχει τέλος.
Bir çatışmadan diğerine sürüklenen, sonu gelmeyen bir iç savaş idi sözü edilen.Погрязнув в череде междуусобиц и гражданской войне, которой не видно конца.
Bir çatışmadan diğerine sürüklenen, sonu gelmeyen bir iç savaş idi sözü edilen.Че напрежението ще ескалира престрелка след престрелка в гражданска война без край.
Bir çatışmadan diğerine sürüklenen, sonu gelmeyen bir iç savaş idi sözü edilen.ויתדרדרו להתכתשויות חוזרות ונשנות במלחמת אזרחים שנדמה שאין לה סוף.
Bir çatışmadan diğerine sürüklenen, sonu gelmeyen bir iç savaş idi sözü edilen.تنزلق في مناوشة تلو الأخرى في حرب أهلية بدت أن لا نهاية لها.
Bir çatışmadan diğerine sürüklenen, sonu gelmeyen bir iç savaş idi sözü edilen.終わりの見えない内乱です でも 南アフリカは違いました
Bir çeşit marka sadece seçtiği partnerini besliyor, diğeri ikisini de.Az egyik fajta csak azt a résztvevőt eteti, aki választ, a másik mindkettőnek ételt jelent.
Bir çeşit marka sadece seçtiği partnerini besliyor, diğeri ikisini de.Con un tipo di pedina, mangia solo il partner che lo sceglie, con l'altro, mangiano entrambi.
Bir çeşit marka sadece seçtiği partnerini besliyor, diğeri ikisini de.Den ena sorten ger mat endast den partnern som väljer, den andra ger mat till båda.
Bir çeşit marka sadece seçtiği partnerini besliyor, diğeri ikisini de.Eén soort token levert voedsel op voor degene die kiest, de andere voor hen beiden.
Bir çeşit marka sadece seçtiği partnerini besliyor, diğeri ikisini de.Eine der Marken gibt nur dem Wählenden Futter, die andere führt zu Futter für beide.
Bir çeşit marka sadece seçtiği partnerini besliyor, diğeri ikisini de.Én slags polet giver kun mad til den der vælger, den anden giver mad til begge.
Bir çeşit marka sadece seçtiği partnerini besliyor, diğeri ikisini de.Jeden druh žetónov nakŕmi len partnera, ktorý si vyberá, druhý nakŕmi oboch,
Bir çeşit marka sadece seçtiği partnerini besliyor, diğeri ikisini de.Jeden rodzaj klocków karmi tylko szympansa, który dokonuje wyboru, a drugi karmi ich obu.
Bir çeşit marka sadece seçtiği partnerini besliyor, diğeri ikisini de.한 종류의 토큰을 선택하면 자기만 음식을 먹게 되고 다른 토큰을 선택하면 둘 다 음식을 먹게 되죠.
Bir çeşit marka sadece seçtiği partnerini besliyor, diğeri ikisini de.Prva vrsta žetonov nahrani samo sodelujočega, ki izbira, druga vrsta nahrani oba.
Bir çeşit marka sadece seçtiği partnerini besliyor, diğeri ikisini de.S jednou značkou dostane najíst jen vybírající, s druhou se nají oba dva.
Bir çeşit marka sadece seçtiği partnerini besliyor, diğeri ikisini de.Toinen antaa ruokaa vain valitsevalle osapuolelle, toinen ruokkii molemmat.
Bir çeşit marka sadece seçtiği partnerini besliyor, diğeri ikisini de.Um tipo de fichas alimenta apenas o parceiro que escolhe, o outro tipo alimenta ambos.
Bir çeşit marka sadece seçtiği partnerini besliyor, diğeri ikisini de.Una clase de fichas alimenta al compañero que elige, la otra alimenta a ambos.
Bir çeşit marka sadece seçtiği partnerini besliyor, diğeri ikisini de.Un anumit jeton hrănește doar partenerul care alege, celălalt îi hrănește pe amândoi.
Bir çeşit marka sadece seçtiği partnerini besliyor, diğeri ikisini de.Un type de jeton nourrit uniquement le chimpanzé qui le choisi, l'autre nourrit les deux.
Bir çeşit marka sadece seçtiği partnerini besliyor, diğeri ikisini de.Ένα είδος αντικειμένων ταΐζει μόνο τον συμμετέχοντα που διαλέγει, το άλλο ταΐζει και τους δύο.
Bir çeşit marka sadece seçtiği partnerini besliyor, diğeri ikisini de.Единият вид знаци хранят само шимпанзето, което ги избира, другият вид знаци хранят двете шимпанзета.
Bir çeşit marka sadece seçtiği partnerini besliyor, diğeri ikisini de.Один жетон дає їжу для партнера, який його вибирає. А другий дає їжу обом.
Bir çeşit marka sadece seçtiği partnerini besliyor, diğeri ikisini de.Один предмет приносит угощение только тому, кто выбирает, другой — обоим шимпанзе.
Bir çeşit marka sadece seçtiği partnerini besliyor, diğeri ikisini de.אסימון מסוג אחד מאכיל רק את השותף שבוחר, והשני מאכיל את שניהם.
Bir çeşit marka sadece seçtiği partnerini besliyor, diğeri ikisini de.أحدى المقتنيات يُطعم بعا فقط الشريك الذي يختاره، والآخر يطعمهما كليهما.
Bir çeşit marka sadece seçtiği partnerini besliyor, diğeri ikisini de.両方が餌を得られるトークンです これはビッキー・ホーナーと行った調査です
Bir çifti annemizden, diğerini babamızdan alırız.A párokból egyet anyutól, egyet aputól kapunk.
Bir çifti annemizden, diğerini babamızdan alırız.Eins bekommen wir von der Mutter, eins vom Vater.
Bir çifti annemizden, diğerini babamızdan alırız.Jeden od mámy, jeden od táty.
Bir çifti annemizden, diğerini babamızdan alırız.Jeden zestaw otrzymujemy od matki, drugi od ojca.
Bir çifti annemizden, diğerini babamızdan alırız.Kita mendapat 1 dari ibu dan 1 dari ayah.
Bir çifti annemizden, diğerini babamızdan alırız.우리는 한개는 어머니로부터, 한개는 아버지로부터 받습니다.
Bir çifti annemizden, diğerini babamızdan alırız.Nous en obtenons un de maman, un de papa.
Bir çifti annemizden, diğerini babamızdan alırız.Obtemos um da mãe, outro do pai.
Bir çifti annemizden, diğerini babamızdan alırız.Telkens een van moeder, een van vader.
Bir çifti annemizden, diğerini babamızdan alırız.Trong mỗi cặp này, một chiếc từ cha, một từ mẹ.
Bir çifti annemizden, diğerini babamızdan alırız.Unul de la mama, unul de la tata.
Bir çifti annemizden, diğerini babamızdan alırız.Vi får en från mamma och en från pappa.
Bir çifti annemizden, diğerini babamızdan alırız.Vi får et af vores mor, et af vores far.
Bir çifti annemizden, diğerini babamızdan alırız.Παίρνουμε ένα από την μαμά κι ένα από τον μπαμπά.
Bir çifti annemizden, diğerini babamızdan alırız.Ми беремо одну від матері, іншу від батька.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod