Ancak bunu diğerinden farklı olarak kabul ederseniz, 12 durum elde edersiniz. -Quantas delas possuem duas "caras"?
Ancak bunu diğerinden farklı olarak kabul ederseniz, 12 durum elde edersiniz. -В колко от тях имаме 2 езита?
Ancak bunu diğerinden farklı olarak kabul ederseniz, 12 durum elde edersiniz. -Скільки ж з них містять два "лиця"?
Ancak kimse bir diğerinin ne kadar zamanının kaldığını göremiyor.Ma nessuno può vedere il tempo degli altri.
Ancak kimse bir diğerinin ne kadar zamanının kaldığını göremiyor.Ma nessuno può vedere il tempo dell'altro
Ancak kimse bir diğerinin ne kadar zamanının kaldığını göremiyor.Pero nadie puede ver el tiempo de nadie.
Ancak kimse bir diğerinin ne kadar zamanının kaldığını göremiyor.Но никой не може да види оставащото време на другите.
Ancak kimse bir diğerinin ne kadar zamanının kaldığını göremiyor.自分の置かれた状況を深く考えている人もいない
Ancak parasal sistemde, bir taraf diğerine itaat etmeden değiş tokuş mümkün değil.Mais un échange n'est pas possible dans le système monétaire sans une soumission d'une des deux parties.
Ancak parasal sistemde, bir taraf diğerine itaat etmeden değiş tokuş mümkün değil.Ma uno scambio non è possibile nel sistema monetario senza sottomissione da una delle due parti.
Ancak parasal sistemde, bir taraf diğerine itaat etmeden değiş tokuş mümkün değil.Pero un intercambio no es posible en el sistema monetario sin ninguna sumisión por alguna de las dos partes.
Ancak parasal sistemde, bir taraf diğerine itaat etmeden değiş tokuş mümkün değil.Tapi pertukaran barter tidak memungkinkan dalam sistem moneter tanpa pengajuan dari salah satu dari dua pihak.
Ancak parasal sistemde, bir taraf diğerine itaat etmeden değiş tokuş mümkün değil.Размяната не е възможна в монетарната система без подчинение от едната страна.
Araştırmalar, birini diğerine tercih etmeniz gerektiğini söylüyordu.A cikke azt sugallja, hogy az egyik dolgot odaadjuk a másikért..
Araştırmalar, birini diğerine tercih etmeniz gerektiğini söylüyordu.Apoi lucrarea sugera că ai fi dat una pentru cealaltă.
Araştırmalar, birini diğerine tercih etmeniz gerektiğini söylüyordu.A táto práca naznačovala, že ste si vymieňali jednu za druhú.
Araştırmalar, birini diğerine tercih etmeniz gerektiğini söylüyordu.Dan publikasinya menyarankan agar Anda menukarkan satu untuk yang lain.
Araştırmalar, birini diğerine tercih etmeniz gerektiğini söylüyordu.El documento sugería que eran intercambiables.
Araştırmalar, birini diğerine tercih etmeniz gerektiğini söylüyordu.Estudos demonstravam que se trocava um pelo outro.
Araştırmalar, birini diğerine tercih etmeniz gerektiğini söylüyordu.Et l'article suggère alors que vous avez échangé l'un pour l'autre.
Araştırmalar, birini diğerine tercih etmeniz gerektiğini söylüyordu.그녀는 논문에서 신경세포조직과 소화기세포조직은 서로 교환 될 수 있다고 주장했습니다.
Araştırmalar, birini diğerine tercih etmeniz gerektiğini söylüyordu.L'articolo allora suggeriva che fossero intercambiabili.
Araştırmalar, birini diğerine tercih etmeniz gerektiğini söylüyordu.Und die wissenschaftliche Abhandlung schlug vor, dass man das eine durch das andere ersetzen konnte.
Araştırmalar, birini diğerine tercih etmeniz gerektiğini söylüyordu.Và bài nghiên cứu cho thấy rằng bạn trao đổi hai mô cho nhau.
Araştırmalar, birini diğerine tercih etmeniz gerektiğini söylüyordu.Z její studie vyplývá, že jedno je na úkor druhého.
Araştırmalar, birini diğerine tercih etmeniz gerektiğini söylüyordu.Στις εργασίες της εποχής υποστήριζαν πως το ένα επηρεάζει το άλλο.
Araştırmalar, birini diğerine tercih etmeniz gerektiğini söylüyordu.И докладът тогава предположи, че едното се търгуваше за другото.
Araştırmalar, birini diğerine tercih etmeniz gerektiğini söylüyordu.Согласно данной гипотезе, чем-то нужно жертвовать.
Araştırmalar, birini diğerine tercih etmeniz gerektiğini söylüyordu.והמאמר מראה שאתם מחליפים אחד באחר.
Araştırmalar, birini diğerine tercih etmeniz gerektiğini söylüyordu.واقترحت الورقة بانه يمكنك مبادلة أحدهما مع الآخر.
Araştırmalar, birini diğerine tercih etmeniz gerektiğini söylüyordu.ある体質量に対して大きな脳を望めば
Arşimet'in yazıları bir resimde koyu iken diğerinde parlak.Archimédův text je jednou tmavý a podruhé světlý.
Arşimet'in yazıları bir resimde koyu iken diğerinde parlak.Arkimedes' skrift er mørk på et billede og lyst på et andet.
Arşimet'in yazıları bir resimde koyu iken diğerinde parlak.Az Arkhimédész-féle szöveg az egyiken sötét, a másikon világos.
Arşimet'in yazıları bir resimde koyu iken diğerinde parlak.De Archimedestekst is donker in een beeld en helder in het andere.
Arşimet'in yazıları bir resimde koyu iken diğerinde parlak.Der Archimedes-Text ist dunkel auf dem einen und hell auf dem anderen Bild.
Arşimet'in yazıları bir resimde koyu iken diğerinde parlak.El texto de Arquímedes es oscuro en una imagen y brillante en otra.
Arşimet'in yazıları bir resimde koyu iken diğerinde parlak.Il testo di Archimede è scuro in una copia e chiaro nell'altra.
Arşimet'in yazıları bir resimde koyu iken diğerinde parlak.아르키메데스의 글이 한 사진에서는 어둡게 나오고 다른 사진에서는 환하게 나오는 거죠
Arşimet'in yazıları bir resimde koyu iken diğerinde parlak.Le texte d'Archimède est sombre dans une image et clair dans l'autre.
Arşimet'in yazıları bir resimde koyu iken diğerinde parlak.O texto de Arquimedes é escuro numa das imagens e brilhante na outra.
Arşimet'in yazıları bir resimde koyu iken diğerinde parlak.Tekst Archimedesa jest ciemny na jednym, a jasny na drugim.
Arşimet'in yazıları bir resimde koyu iken diğerinde parlak.Το κείμενο του Αρχιμήδη είναι σκούρο στη μία εικόνα και φωτεινό στην άλλη.
Arşimet'in yazıları bir resimde koyu iken diğerinde parlak.Текст же Архимеда тёмный на одном снимке и светлый на другом.
Arşimet'in yazıları bir resimde koyu iken diğerinde parlak.Текстът на Архимед е тъмен при единия образ и ясен при другия.
Arşimet'in yazıları bir resimde koyu iken diğerinde parlak.ויוצא כהה.
Arşimet'in yazıları bir resimde koyu iken diğerinde parlak.نصّ أرخميدس مظلم في صورة وساطع في أخرى.
Arşimet'in yazıları bir resimde koyu iken diğerinde parlak.そして合成後は暗くしかし赤く写ります
Aslında, birinden diğerine uzanamıyor, ve hepimiz "maaştan maaşa yaşamak" deyimini biliriz.Він не може дотягнутися до обох і ми знаємо вираз "жити від зарплати до зарплати".
Aslında, biri olmadan diğerini başarmak imkansız.De fapt, unul nu ar exista fără celălalt.
Aslında, biri olmadan diğerini başarmak imkansız.De hecho, una sería imposible sin la otra.
Aslında, biri olmadan diğerini başarmak imkansız.En fait, l'une serait impossible sans l'autre.
Aslında, biri olmadan diğerini başarmak imkansız.Eno prispeva k drugemu, pravzaprav sami zase ne bi mogla obstajati.
Aslında, biri olmadan diğerini başarmak imkansız.In realtà l'una sarebbe impossibile senza l'altra.
Aslında, biri olmadan diğerini başarmak imkansız.Jedna nie mogłaby istnieć bez drugiej.
Aslında, biri olmadan diğerini başarmak imkansız.Jedna zapadá do druhé, a ve skutečnosti by byla jedna bez druhé nemožná.
Aslında, biri olmadan diğerini başarmak imkansız.사실상, 한 가지만 따로 수행할 수는 없습니다.
Aslında, biri olmadan diğerini başarmak imkansız.Na realidade, uma seria impossível sem a outra.
Aslında, biri olmadan diğerini başarmak imkansız.Tatsächlich wären sie ohne einander nicht möglich.
Aslında, biri olmadan diğerini başarmak imkansız.Thực tế, mất một thì không thể có hai được.