Ama size iki video göstereceğim, iki anne -- biri yalan, diğeri doğruyu söylüyor.Я покажу вам два ролики: двох матерів, одна з яких обманює, а інша - каже правду.
Ama size iki video göstereceğim, iki anne -- biri yalan, diğeri doğruyu söylüyor.Я хочу показать вам два видеоролика, двух матерей, одна из которых лжет, а другая говорит правду.
Ama size iki video göstereceğim, iki anne -- biri yalan, diğeri doğruyu söylüyor.אבל אראה לכם שני קטעי ווידאו, שתי אמהות- אחת משקרת, אחת דוברת אמת.
Ama size iki video göstereceğim, iki anne -- biri yalan, diğeri doğruyu söylüyor.لكن سأعرض عليكم فيديوهان (2 فيديو)، شهرين -- احداهما كذاب، والآخر هو الحقيقة.
Ama size iki video göstereceğim, iki anne -- biri yalan, diğeri doğruyu söylüyor.二人の母親のうち 片方は嘘をついていて もう片方は本当のことを語っています
Ama yine biri koyu ortamda, diğeri açık ortamda.Ale mimo wszystko jeden jest na ciemnym, a drugi jasnym tle.
Ama yine biri koyu ortamda, diğeri açık ortamda.A přesto je stále jedna na tmavém pozadí a jedna na světlém pozadí.
Ama yine biri koyu ortamda, diğeri açık ortamda.Az egyik még mindig egy sötét mezőben van, és a másik egy világos mezőben.
Ama yine biri koyu ortamda, diğeri açık ortamda.Et pourtant il y en a toujours un entouré de sombre, et un entouré de clair.
Ama yine biri koyu ortamda, diğeri açık ortamda.E tuttavia una è su uno sfondo scuro; l'altra su uno sfondo chiaro.
Ama yine biri koyu ortamda, diğeri açık ortamda.I keď stále je jedna na tmavom pozadí a jedna na svetlom.
Ama yine biri koyu ortamda, diğeri açık ortamda.하나는 어두운 배경에 있고, 다른 하나는 밝은 배경에 있지만요.
Ama yine biri koyu ortamda, diğeri açık ortamda.Mặc dù một cái vẫn trong nền tối, và cái kia trong nền sáng.
Ama yine biri koyu ortamda, diğeri açık ortamda.No entanto continua a haver um sobre um fundo escuro e um sobre um fundo claro.
Ama yine biri koyu ortamda, diğeri açık ortamda.Og alligevel er der stadig en på en mørk baggrund og en på en lys baggrund.
Ama yine biri koyu ortamda, diğeri açık ortamda.Și totuși, una e pe un fundal întunecat și cealaltă pe un fundal luminat.
Ama yine biri koyu ortamda, diğeri açık ortamda.Tapi keduanya juga ada di lingkungan gelap dan terang.
Ama yine biri koyu ortamda, diğeri açık ortamda.Terwijl er nog steeds één een donkere, en de ander een lichte omgeving heeft.
Ama yine biri koyu ortamda, diğeri açık ortamda.Trots att den ena är i mörk omgivning och den andra i ljus.
Ama yine biri koyu ortamda, diğeri açık ortamda.Und doch ist immer noch eine Kachel auf einem dunklen Hintergrund und eine auf einem hellen.
Ama yine biri koyu ortamda, diğeri açık ortamda.Και πάλι, το ένα είναι ακόμα σε σκούρο φόντο, και το άλλο σε ανοιχτό.
Ama yine biri koyu ortamda, diğeri açık ortamda.А вони все ще - одна на темному фоні, а друга - на світлому.
Ama yine biri koyu ortamda, diğeri açık ortamda.И все пак едната още е на тъмен фон, а другата - на светъл фон.
Ama yine biri koyu ortamda, diğeri açık ortamda.Но ведь по-прежнему здесь одна — в тёмном окружении, а другая — в светлом.
Ama yine biri koyu ortamda, diğeri açık ortamda.ועדיין יש אחת על רקע כהה, ואחת על רקע בהיר.
Ama yine biri koyu ortamda, diğeri açık ortamda.رغم أن هنالك محيط مضيء وآخر مُظلم
Ama yine biri koyu ortamda, diğeri açık ortamda.なぜでしょう? もし影の中にあるタイルが
Ancak bilgiyi bir jenerasyondan diğerine aktarmayı öğrendiğimizde medeniyet mümkün olabildi.Až poté, co jsme se naučili předávat vědění z generace na generaci, mohla vzniknout civilizace.
Ancak bilgiyi bir jenerasyondan diğerine aktarmayı öğrendiğimizde medeniyet mümkün olabildi.Csak azután, hogy megtanultuk átadni a tudást egyik generációról a másikra, vált lehetővé a civilizáció.
Ancak bilgiyi bir jenerasyondan diğerine aktarmayı öğrendiğimizde medeniyet mümkün olabildi.Dopiero gdy nauczyliśmy się przekazywać wiedzę z pokolenia na pokolenie, mogła powstać cywilizacja.
Ancak bilgiyi bir jenerasyondan diğerine aktarmayı öğrendiğimizde medeniyet mümkün olabildi.Erst als wir gelernt hatten, Wissen von Generation zu Generation zu überliefern, war die Zivilisation möglich.
Ancak bilgiyi bir jenerasyondan diğerine aktarmayı öğrendiğimizde medeniyet mümkün olabildi.Hanya setelah kita belajar menyebarkan pengetahuan dari generasi ke generasi, peradaban menjadi mungkin.
Ancak bilgiyi bir jenerasyondan diğerine aktarmayı öğrendiğimizde medeniyet mümkün olabildi.한 세대에서 다음 세대로 지식을 물려주는 방법을 알고 나서야, 문명사회가 시작되었습니다.
Ancak bilgiyi bir jenerasyondan diğerine aktarmayı öğrendiğimizde medeniyet mümkün olabildi.Pas nadat we leerden om kennis door te geven van één generatie naar de volgende, werd beschaving mogelijk.
Ancak bilgiyi bir jenerasyondan diğerine aktarmayı öğrendiğimizde medeniyet mümkün olabildi.Solo dopo aver imparato a tramandare la conoscenza di generazione in generazione, è nata la civiltà.
Ancak bilgiyi bir jenerasyondan diğerine aktarmayı öğrendiğimizde medeniyet mümkün olabildi.Μόνο όταν μάθαμε να περνάμε τη γνώση από τη μια γενιά στην άλλη, τότε έγινε εφικτός ο πολιτισμός.
Ancak bilgiyi bir jenerasyondan diğerine aktarmayı öğrendiğimizde medeniyet mümkün olabildi.Лишь после того как мы научились передавать знания от одного поколения к другому, цивилизация стала возможной.
Ancak bilgiyi bir jenerasyondan diğerine aktarmayı öğrendiğimizde medeniyet mümkün olabildi.רק לאחר שלמדנו להעביר ידע מדור אחד לבא אחריו, הציויליזציה נהפכה לאפשרית.
Ancak bilgiyi bir jenerasyondan diğerine aktarmayı öğrendiğimizde medeniyet mümkün olabildi.حتى تعلمنا كيف ننقل المعرفة من جيل لجيل اصبح من الممكن ان تغدو الحضارة شيئاً حقيقياً
Ancak bilgiyi bir jenerasyondan diğerine aktarmayı öğrendiğimizde medeniyet mümkün olabildi.受け渡すことを学んで始めて 文明が可能になりました 宇宙の視点から見れば
Ancak bir delikten diğerine gidebilmek için golf arabasına ihtiyacım var."Aber ich brauche einen Golfwagen um mich von einem Loch zum nächsten zu bewegen."
Ancak bir delikten diğerine gidebilmek için golf arabasına ihtiyacım var."Dar am nevoie de o masina sa ajung de la o gaura la alta."
Ancak bir delikten diğerine gidebilmek için golf arabasına ihtiyacım var."De szükségem van a golfkocsira hogy eljussak az egyik lyuktól a másikig."
Ancak bir delikten diğerine gidebilmek için golf arabasına ihtiyacım var."하지만 제가 홀을 이동하기 위해서는 골프 카트가 필요합니다."
Ancak bir delikten diğerine gidebilmek için golf arabasına ihtiyacım var."Maar ik heb een kar nodig om van hole naar hole te komen."
Ancak bir delikten diğerine gidebilmek için golf arabasına ihtiyacım var.""Mas preciso de um carrinho de golfe "para passar de um buraco para o seguinte".
Ancak bir delikten diğerine gidebilmek için golf arabasına ihtiyacım var."Men jeg har brug for en golfvogn for at komme fra et hul til det næste."
Ancak bir delikten diğerine gidebilmek için golf arabasına ihtiyacım var."Nhưng tôi cần một cái xe để đi từ lỗ này sang lỗ khác."
Ancak bir delikten diğerine gidebilmek için golf arabasına ihtiyacım var."Però ho bisogno di una golf car per andare da una buca all'altra."
Ancak bir delikten diğerine gidebilmek için golf arabasına ihtiyacım var."Pero necesito un carrito de golf para ir de un hoyo al siguiente".
Ancak bir delikten diğerine gidebilmek için golf arabasına ihtiyacım var."Potřebuji ale golfový vozík, abych se dostal od jedné jamky k další."
Ancak bir delikten diğerine gidebilmek için golf arabasına ihtiyacım var."Tapi saya perlu mobil golf untuk pindah dari lubang satu ke lubang berikutnya."
Ancak bir delikten diğerine gidebilmek için golf arabasına ihtiyacım var."Αλλά χρειάζομαι ένα αμαξάκι του γκολφ για να μετακινούμαι από τρύπα σε τρύπα."
Ancak bir delikten diğerine gidebilmek için golf arabasına ihtiyacım var."Но ми е нужна количка за голф, за да стигам от една дупка до следващата."
Ancak bir delikten diğerine gidebilmek için golf arabasına ihtiyacım var."Но мне нужен гольф-кар для передвижения от лунки к лунке".
Ancak bir delikten diğerine gidebilmek için golf arabasına ihtiyacım var."אך אני זקוק לעגלת גולף בכדי לנוע מגומה אחת לאחרת."
Ancak bir delikten diğerine gidebilmek için golf arabasına ihtiyacım var."لكني بحاجة لعربة غولف لتنقلني من حفرة إلى الأخرى."
Ancak bir delikten diğerine gidebilmek için golf arabasına ihtiyacım var."カートを必要としているだけだ」 あなたが最高裁の裁判官だったと
Ancak bunu diğerinden farklı olarak kabul ederseniz, 12 durum elde edersiniz. -Ile zawiera dwie reszki?
Ancak bunu diğerinden farklı olarak kabul ederseniz, 12 durum elde edersiniz. -이 중 몇 개나 두 개의 앞면을 갖고 있을까요?