Bir diğeri olmadan biri bir işe yaramaz.Igazából egyik sem működik a másik nélkül.
Birincisi uygunluk koşulu, diğeri de türevlenebilirlik koşuludur.Az előbbi mehet menet közben, az utóbbi fájlrendszerfüggő.
Bu kez diğeri yerini almak için geri dönmeye çalışır.Ismét távozik, ezúttal visszatér a tett helyszínére.
(Diğeri Yehuda Krallığı'dır.)(Lásd még: Kidarita királyság.)
Bunlardan birisi başlatma vuruşunu yaparken, diğeri fazladan puan vuruşunu ve puan vuruşunu yapar.Amikor valamelyikük elér nála valamit, a másik gyorsan megfúrja, aztán fordítva.
DNA ikileşmesinde, eşleşen sarmalların birisi 5'-3' yönünde yer alırken diğeri 3'-5' yönünde yer alır.A DNS két szála fordított irányultságú, egyikük 5'-3', míg a másik 3'-5' irányban áll.
Mahallede iki hamam bulunurken biri tamamen, diğeri kısmen yıkılmıştır.A második részben két autót használtak, az egyik viszonylag épségben maradt, a másik teljesen tönkrement.
Erişim tarihi: 3 Kasım 2008. ^ "Biri çok komik diğeri romantik".Ájlávju...de jó vagy légy más!: Második nő, Vidám Színpad 2008.
Biri diğerine "Konalım mı?"Tom a "Többiekhez" tartozik.
Bu dönemde Osmanlılarda arazi biri "Öşriyye" diğeri de "Haraciyye" olmak üzere ikiye ayrılıyordu.Az egyik dalnál a zenekart kellett "felhozni", a másiknál a vokált.
"Hiçbir kadına yalan söylemedim hepsi diğerini biliyordu".De soha nem akartam egyiküket sem utánozni.”
Yani biri için, diğerinde olmayan eleman bulunmamaktadır.Például egy bizonyos embernek semmi ellentéte sincs.
Diğeri de etrafımda gerçekten sevdiğim ve beni seven insanlar olması.Azt hiszem, csak azért, mert túlságosan szeretem és sajnálom az embereket.
Yedi tekneden dördü battı ve bir diğeri ağır hasar gördü.Négy nehézcirkálójuk elsüllyedt, egy pedig súlyosan megsérült.
Gözlemcilerden birinin diğerinden daha yukarıda olduğunu varsayalım.Tételezzük fel, hogy a küldők (adók) közül az egyik magasabb szinten ad, mint a másik.
Bu durumda, en azından bir taraf diğeri hakkında anlamlı bilgiler edinebilecektir.Ebben az esetben legalább az egyik partner hasznos információkhoz juthat a szóváltás során.
Diğeri Cumhuriyetçi Parti'dir.Toinen on republikaaninen puolue.
Evet, eğer bu olacaksa, diğeri olmaz.Jos tämä onnistuu, toinen jää.
Bu yöntemde, 2 ingot kullanılır ve biri metal, diğeri karbon içindir.Pyritään käyttämään vain kahta väriä, joista toisen on oltava metalli.
Bunlardan biri ABD için yapılmış olan versiyondur, diğeri ise Avrupa ülkeleri için yapılmış olan versiyondur.Toinen on kansainvälinen versio ja toinen taas Yhdysvaltoihin suunnattu versio.
1979), diğeri kız (d.1979) ja tytär (s.
Dük, bir evden diğerine taşınıyordu.Hovi kierteli ympäriinsä kaupungista toiseen.
Biri Yalıncak Sultan Dergahı, diğeri de Ağuiçen Dergahı.Inkki sininen aave ja toiseksi vanhin.
Aslında, bu aleti ikiye ayırabiliriz; biri ağır sıvılar için, diğeri ise hafif sıvılar için.Siihen laskee kaksi ojaa, joista toinen tuo Vipusuon vedet ja toinen peltojen pintavesiä.
Bu durumda, en azından bir taraf diğeri hakkında anlamlı bilgiler edinebilecektir.Sen jälkeen mitataan vähintään yksi suunta toiselle tunnetulle pisteelle.
Kromozomların biri anneden, diğeri babadan gelir.Toinen vastinkromosomeista on aina peritty äidiltä ja toinen isältä.
Bir tanesi İngiltere'de, bir diğeri de İtalya'dadır.Toisena on Yhdysvallat ja kolmantena Italia.
Biri okudu, diğeri yazdı.Toinen vastaa kirjallisesti ja toinen suullisesti.
Birinden diğerine hareket etmek için öncelikle ayrılış noktasındaki şömine yakılmalıdır.Matkustaakseen toisesta tulisijasta toiseen lähtöpaikan tuli täytyy aluksi sytyttää.
Biri kuzeybatıda, diğeri ise güneybatıda daha küçük boyutlu iki kapı daha vardır.Luoteispuolella oli pääportti ja toinen pienempi portti oli koillispuolella joenpuolella.
"Hiçbir kadına yalan söylemedim hepsi diğerini biliyordu".Minä en ollut hänen ainoa uhrinsa eivätkä kaikki uhrit olleet tyttöjä."
Laurence Olivier gibi biri Danimarka ve diğeri Britanya olmak üzere iki şövalyelik unvanı tutmaktadır.Kuten Laurence Olivierilla, hänelläkin on ritarinarvot sekä Tanskassa että Britanniassa.
Yani hem o, hem diğeridir.Ensiksikin ja toiseksi.
Kazanan kişi diğerinin arabasını alacaktır.Voittajaksi selviytyy viimeinen liikkuva auto.
Bunlardan biri sınırlı edisyon ve diğeri de orijinal versiyonudur.Osa on vanhoista versioista ja yksi on uudesta.
Isı, bir akışkandan diğerine transfer olur.Hänen kauttaan siirrytään kohtauksesta toiseen.
Bu iki türden birinin etkisi bazı gruplarda diğerine göre daha fazla olabilmektedir.Yksilön itsetunto voi olla joillain osa-alueilla parempi kuin toisilla.
Bununda lezzeti diğerinden aşağı değildir.Kurttukaalin maku on miedompi kuin muiden kaalien.
Herhangi biri de diğerini mağlup edemeyecekti.Jumalaa ei kukaan voinut myöskään voittaa.
Bu kez diğeri yerini almak için geri dönmeye çalışır.Pian hän häipyy paikalta ja tilalle tulee toinen mies.
Kapıların hiç birisi bir diğerine benzememektedir.Mikään talo ei ole ollut aivan samanlainen kuin toinen.
Tabloların biri Viyana Sanat Tarihi Müzesi'nde, diğeri ise Rotterdam'daki Museum Boijmans Van Beuningen'dedir.Maalauksen pienempi versio on Rotterdamin Museum Boijmans Van Beuningen -museossa.
Örneğin diğerinden 1.000.000 kere daha büyük olan bir güç desibel olarak 60 dB olarak ifade edilir.Siten esimerkiksi 60 dB:n nousu merkitsee paineen tuhatkertaistumista.
Biri sinirli gözükür, biri ağlar diğeri ise güler.Yksi pieraisee ja kaikki nauravat.
Charles her seferinde aynı içtenlikle "bir duvarın diğerine ne dediğini" sorar.Varis on itse kertonut halunneensa kuvata ”yhtä naista eri kulmista”.
Ellington'ınki ise bir diğeridir.Klingenthalissa hän oli toinen.
Ailenin küçük iki oğlu da sorguya çekilir; biri işkence görür, diğeri Almanya’ya kaçmak zorunda kalır.Perheen kaksi muuta poikaa säilyi hengissä, toinen oli jäänyt Suomeen ja toinen pääsi palaamaan sinne.
Biri Beyazıt Camii'nin hemen dibinde yer alırken diğeri Kapalıçarşı'ya çıkan yola açılır.Kun yhden talon kimchi on valmis, siirrytään seuraavaan taloon.
Erkek gametlerden biri yumurta hücresi ile birleşir, diğeri karın kanal hücresi ile birleşir.Niistä toinen sulautuu yhteen munasolun ja toinen keskussolun tuman kanssa.
Geniş zaman aralıkları içinde, kültür önderliği birinden diğerine geçmiştir.Sitä ennen historia oli siirtynyt sukupolvelta toiselle suullisesti.
Devam eden örnekte iki oyuncu vardır; biri bir satırı seçer, diğeri sütunu.Esimerkin matriisissa on kaksi pelaajaa, joista toinen valitsee rivin ja toinen sarakkeen.
Bunlardan biri Karaçay-Çerkesya’da, diğeri Dağıstan’da basılıyordu.Yksi niistä sijaitsi Säpilän ja toinen Haistilan kylässä.
İçlerinden biri Albert Einstein olduğunu, diğeri ise Isaac Newton olduğunu iddia eder.Toinen kutsuu itseään Newtoniksi, toinen Einsteiniksi.
Öküzgözü bir diğeridir.Silloin Immonen oli toinen.
Her iki adam da diğerinin hayatının bağışlanması için yalvarır.Molemmat haluaisivat kuitenkin pyytää toisiltaan anteeksi.
Bunlardan biri kalıp silindiri, diğeri baskı silindiridir.Muista pidätetyistä yksi on sotilas ja toinen entinen sotilas.
Eserde iki mekan resmedilmiştir, biri cennet, diğeri yeryüzü.Yhdestä osasta tuli taivas, toisesta maa.
Birinin haklı diğerinin hatalı olduğunu gerçekten söyleyebileceğimizi sanmıyorum.En usko, että voimme oikeastaan sanoa toisen olleen oikeassa ja toisen väärässä.
Gözlemcilerden birinin diğerinden daha yukarıda olduğunu varsayalım.Ας υποθέσουμε ότι ένας από τους παρατηρητές είναι "πιο ψηλά" από τον άλλο.
Diğeri Sovyet Hava Savunma Kuvvetleri'dir.Η άλλη ήταν οι Σοβιετικές Δυνάμεις Αεράμυνας.