Ana içeriğe geç
Sözlük

diğeri ile cümle

diğeri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Diğeri de etrafımda gerçekten sevdiğim ve beni seven insanlar olması.Так, я оздоблюю тих, хто навколо мене, навіть тих, які мене найбільше люблять.
Biri okudu, diğeri yazdı.Грамотні читали, інші слухали.
Bir nişan yüzüğü, diğerine evlilik vaadi sembolize eder.Подружжя носить обручку як знак вірності один одному.
Biri diğerinin elinde ölecek.Загинає один за іншим пальці.
Diğerinde (nr.Над другою частиною (нім.
Kitabı resmen içtim ve diğerine tamamen hazırım.Я взяв найкращу у світі книгу й повністю її зіпсував.
Birlikte bu etkiler bir galaksinin bittiği ve diğerinin bağladığı yerin görünmesini zorlaştırır.В таких випадках важко сказати де завершується одна галактика, а починається інша.
Bunlardan biri uyartım devresi diğeri kontak devresidir.Одна з таких частин утворює рухомий контакт, інша — нерухомий контакт.
Sırayla ilk yarıyı taraflardan biri, ikinci yarıyı diğeri oynuyor.У другій половині півциклу вона повторює попередні рухи іншої ноги.
Birisi Roma Hukuku, diğeri İslâm Hukuku (Fıkıh) idi.На одній стороні було своєрідність Кельтської Церкви, на інший — римська прихильність закону.
Tam heterokromide, bir irisin rengi diğerininkinden farklıdır.За повної гетерохромії колір однієї райдужки відрізняється від кольору іншої.
İki kardeşi doktor, diğeri öğretmen oldu.Всі четверо його синів здобули освіту, двоє стали лікарями.
Biri Nadu, diğeri Tower (kule).Один знаходився в Пнівне, другий — в Тоболах.
Viril esnasında bir kanat diğerinden daha fazla kaldırma yaratır.Вважається, що саме цей вулкан викидає лаву довше за інших.
Yani biri için, diğerinde olmayan eleman bulunmamaktadır.Хоча б одна функція, що не зберігає одиницю.
Isı, bir akışkandan diğerine transfer olur.Так би мовити, перероджується з одного стану в інший.
Biri Panama'da, diğeri Chicago'da olmak üzere iki ana hikâyesi vardır.П'єса має чотири дії, перша з яких відбувається в Чикаго, решта — в Нью-Йорку.
Böyle bir takım kazanıyor, diğeri kaybediyor.При грі на одному можна виграти, на іншому — програти.
Taarruz, biri içte diğeri dışta iki katman halinde kuşatmayı öngörmektedir.Дехто гадає, що при цьому певна частина Na2O привнос. ззовні.
Herhangi biri de diğerini mağlup edemeyecekti.Він не може пробачити собі втрату друга.
Biri S ve diğeri S' .Прохасько Т. Одної і тої самої.
Bunlardan biri Şer'î Vergiler, diğeri de Örfî vergilerdir.В одному з сейфів — гроші, в іншому — кокаїн.
Diğer iki familyanın birisi Orta- ve Güney Afrika'da diğeri Güney- ve Güneydoğu Asya'da yaşar.Двоє інших зустрічаються в центральній і південній Африці, а також в Південно-східній Азії.
Savunanlara bir evi terketmeleri halinde diğerinde savaşma olanağı verir.Адже звільнивши одного, треба обирати іншого.
Uygulamalar bir fiziksel sunucudan diğerine kolayca transfer edilebilmektedir.За необхідності віртуальна машина може бути легко переміщені з одного фізичного комп'ютера на інший.
Bunlar Belçika'daki iki ana etnik gruptan biridir, diğeri Fransızca konuşan Valonlar'dır.Одна з двох основних етнічних груп Бельгії, поряд із франкомовними валлонцями.
Bir diğeri enflasyonun sonunu tetikler.Нарешті, останній член містить добутки флуктуацій.
Kaçış sırasında generallerden biri ölür ama diğeri kaçmayı başarır.Під час пограбування одного з нападників убивають, а решті вдається втікти на вертольоті.
Vulcano, Aeolia adalarının diğeri, en son patlama 1888-1890 yılları arasındaydı.Останнє виверження на Вулькано відбулося в 1888-1890 роках.
Birinin diğerine oranı genellikle ikiden azdır.У неволі зазвичай розміри удвічі менші.
Bir bileşeni anakolda, diğeri ise evrimleşmiş bir altdev veya devdir.Proto se snaží zaujmout něčím jiným (např. zlobením či roztomilostí).
Hurûfîliğin nazariyesine göre insan gözünün biri Cebrâil diğeri de Azrâil’dir.Při pohledu na ně člověk zkamení, přinejmenším tedy při pohledu na Medúsu, která z nich jediná byla smrtelná.
Kaçan köleler rota boyunca bir yön istasyonundan diğerine, kuzeye doğru hareket etmekteydi.Uprchlí otroci se pohybovali po této trase od jedné stanice ke druhé a propracovávali se tak na sever.
İkisinden birisi diğerini unutacaktır.Přitom ovšem jedni i druzí na něco zapomínají.
Silahlarından biri siyah, diğeri beyazdır.Jeden z týmu má bílé figury, druhý černé.
İçlerinden biri Albert Einstein olduğunu, diğeri ise Isaac Newton olduğunu iddia eder.Jeden předstírá, že je Einstein a druhý Newton.
Biri kuzeye, diğeri güneye devam eder.Jeden na severu a druhý na jihu.
Biri olmadan bir diğeri olmaz.Jedno nemůže existovat bez druhého.
Leo Joe'nun öbür limuzine binmesini söyler Vito ile kendisi de diğerine biner.Vito nastoupí k němu do auta, Joe nastoupí do druhého.
Birinin diğerinden büyük olduğu anlamına gelmez.Neznamená to pouze to, že je větší než ostatní.
Havada yakıt ikmali, uçuş sırasında uçak yakıtını bir askerî uçaktan (tanker) diğerine aktarılması işlemidir.Přehrát média Tankování za letu je proces přečerpání paliva z jednoho letadla (tanker) do druhého během letu.
Bu sayede bir ağdan diğerine yöneltilebilir.Jedno ucho tedy mluví k druhému.
Bunlardan biri sınırlı edisyon ve diğeri de orijinal versiyonudur.Existuje pouze jediný originální exemplář, ostatní jsou repliky.
Biri sürekli sıcak, diğeri de sürekli soğuk tutulacaktı.Jeden je teplý a druhý studený.
İlaçlardan birinin zararsız, diğerinin zehirli olduğunu söyler.Jedna z nich je neškodná, druhá otrávená.
Biri diğerinin elinde ölecek.Oba dva zemřeli tomu druhému v náručí.
Çoğu yılanın sadece sağ akciğeri gelişmiş, diğeri adeta kaybolmuştur.U cecílie kroužkované je ovšem vyvinuta pouze pravá plíce, druhá je nefunkční.
Diğeri daha ağırbaşlı, oturaklıdır.Jedno lehčí, druhé těžší.
Birini ne kadar iyi bilirseniz diğeri hakkında o kadar az bilginiz olur.Čím více ze světa totiž poznáte, tím větší toleranci vůči jiným máte.
Aynı anda, biri Roma'da ve diğeri Avignon'da olmak üzere iki tane papa ortaya çıkmış oldu.I po jejich smrti trvale zůstávali dva papežové, jeden v Římě a druhý v Avignonu.
Sırayla ilk yarıyı taraflardan biri, ikinci yarıyı diğeri oynuyor.V první polovině třetí řady oba trpí ze ztráty toho druhého.
Biri mavi diğeri sarı renklidir.Jedna dvojice má modrou a červenou, druhá žlutou a zelenou.
Dük, bir evden diğerine taşınıyordu.Show křižuje po USA od jednoho města k druhému.
Biri negatif diğeriyse pozitif.Jeden konec se nabíjí kladně a druhý záporně.
Birlikte bu etkiler bir galaksinin bittiği ve diğerinin bağladığı yerin görünmesini zorlaştırır.V takových případech je obtížné určit, kde jedna galaxie končí a druhá začíná.
Savunanlara bir evi terketmeleri halinde diğerinde savaşma olanağı verir.Jakmile je dobyt bojuje se o jiný.
Diğeriyse bağlantı-durum (link-state) protokolüdür.Jedním z link-state protokolů je OSPF.
İstek karşılanana dek zincir üzerinde bir nesneden diğerine aktarılır.Zřetězte příjemce a přeposílejte požadavek po řetězu, dokud nebude vyřešen.
Isı, bir akışkandan diğerine transfer olur.Přenáší zodpovědnost ze sebe na druhé.
Bu kez diğeri yerini almak için geri dönmeye çalışır.Pak se namontuje zpět na místo.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod