Ana içeriğe geç
Sözlük

diğeri ile cümle

diğeri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Diğer bir deyişle birinde diğerinde olmayan hiç öge olmaması gerekir.Het zou met andere woorden dan niet mogelijk zijn dat het een zonder het ander voorkomt.
Diğeri hayalet imgesidir.Een ander verschijnsel is het fantoomledemaat.
Silahlarından biri siyah, diğeri beyazdır.De ene boskat is zwart en de andere wit.
İkisinden birisi diğerini unutacaktır.Van het een komt het ander.
Bunlardan birincisi ağ kimliği diğeri de makine kimliğidir.Eén voor haarzelf en één voor de conducteur.
Diğeri ise kendini suçlu hissetmiş ve kısa süre sonra da o da ölmüş.De een is dood en de ander krijgt kort daarna een aanval en is ook dood.
Genellikle biri büyük, diğeri küçük iki kamçı bulundururlar.Meestal is een van de twee goed- en de andere kwaadaardig.
Ama bunlardan biri diğerinden fazla üretilirse az üretilen kıymetli hale gelir.Als er meer van een bepaald product gemaakt wordt dan zullen de productiekosten van dat product lager zijn.
Bir oğlum ve bir kızım var. Biri New York'ta, diğeri Londra'da.Ik heb een zoon en een dochter. De ene is in New York, en de andere in Londen.
Google Çeviri bir dilden diğerine geçmez (L1 → L2).Tłumacz Google nie tłumaczy bezpośrednio z jednego języka na inny (L1 → L2).
Diğeri ise, halk arasında yaygın olan Gülmet'dir.Wśród ludzi (ros.
Diğeri ise şimdiki (Ankara) dır.En Annan (U) (ang.).
Kromozomların biri anneden, diğeri babadan gelir.Jeden chromosom w parze pochodzi od ojca, a drugi od matki.
Bunlardan birisi Açık Anahtar (Public Key) diğeri ise Özel Anahtar (Private Key) dır.Jeden z nich nazywany jest kluczem publicznym, drugi – prywatnym.
Bunlardan ilki Duvar ve diğeri de İsyandır.Składa się ona z grudek chłonnych pierwotnych oraz wtórnych.
Gözler bağımsız hareket eder, biri yukarı bakarken diğeri aşağıya bakabilir.Oczy poruszają się niezależnie od siebie, tak że każde może patrzeć w inną stronę.
Diğerinde (nr.VI tomu drugiego).
Sanki her biri, diğerinin o anda ne yaptığını bilmektedir.Każdy z nich stara się dowiedzieć, jakiego podarunku oczekuje ten drugi.
Biri Müşfika, diğeri Fatma hanım idi.Jedna z nich została służącą, a druga panią.
Öyle olsaydı her tanrı kendi yarattıklarını yanına alır ve onlardan biri diğerine üstün gelmeye çalışırdı.Bóg wyznaczył każdemu człowiekowi nagrodę i karę podług zasług i przewinień jego.
Biri yerde diğeri gökte yaşar.Pozostali mają żyć w raju na ziemi.
Ancak, değişkenlerden birinin değiştirimi diğerini değiştirmez.Nie jest możliwa zmiana jednego z nich bez wpływu na pozostałe.
Diğeri ise boynunun arkasında kalmıştır.Znajduje się na tylnej stronie gardła.
Yarıştan önce, biri cuma sabahı, diğeri cumartesi sabahı olmak üzere iki alıştırma seansı gerçekleştirildi.Przed wyścigiem odbyły się trzy sesje treningowe; dwie w piątek i jedna w sobotę rano.
Diğeri ise Uganda'nın Bwindi Impenetrable Ulusal Park'ndadır.Druga zamieszkuje Nieprzenikniony Las Bwindi w Ugandzie.
Bu belgesel diğerinden birkaç gün sonra yayınlandı.Raport ze śledztwa został opublikowany kilka dni później.
Biri olmadan bir diğeri olmaz.Jedno bez drugiego nie może istnieć.
Diğeri ise kanlı bir nehir hakkındaki şarkıdır.Jest nim Pieśń o Czerwonym Krzyżu.
Biri S ve diğeri S' .II Za i przeciw.
Biri batıda, diğeri doğuda ölmüştür."Jeden znajduje się na południu, drugi na zachodzie wyspy.
Silahlarından biri siyah, diğeri beyazdır.Zastanawiał się, dlaczego jedna jest biała a druga czarna.
Birinin diğerinden büyük olduğu anlamına gelmez.Nie ma powodu, by uznawać, że jedno jest ważniejsze od drugiego.
Bir tanesi İngiltere'de, bir diğeri de İtalya'dadır.Jeden znajduje się w Wielkiej Brytanii, a jeden w Australii.
Diğeri de kapıdan içeriye bakar.Do środka wjeżdżało się przez wrota.
Biri sürekli sıcak, diğeri de sürekli soğuk tutulacaktı.Jedna jej strona jest bardzo gorąca, a druga bardzo zimna.
Biri kuzeye, diğeri güneye devam eder.Jedna z nich odprowadza wody na północ, a druga na południe.
Örneğin önceden bulunan iki örneklemeden birine bir özdeş ikiz ve diğerine öbür ikiz tahsis edilmiştir.Dawniej podzielona na dwie odrębne wsie i dwa różne majątki - Słupia Wielka i Mała.
Şarkı, her iki sanatçının da diğerinin sesini duymaktan duygularını anlattığı şarkının gücüyle ilgileniyor.Tekst piosenki dotyczy tęsknoty, jaką oboje odczuwają.
Yani biri için, diğerinde olmayan eleman bulunmamaktadır.Podkreślają, że żaden człowiek nie może posiadać drugiego.
Diğeri Kalchas'tır.Następny ma być Woods.
Böyle bir takım kazanıyor, diğeri kaybediyor.Wiadomo było, że jedna ze stron zyska, a inna straci.
Artık iki Yusuf bir dolmuşun içindedir ve biri can almaya çalışırken diğeri can kurtarmak için çabalayacaktır.Żydzi mieszkający w getcie byli podzieleni na dwie grupy: w getcie A mieszkali ci, którzy mieli przeżyć.
Isı, bir akışkandan diğerine transfer olur.Interwał oznaczał przejście od jednego ruchu do drugiego.
Askerlerden biri diğerine fraktallara dikkat etmesi gerektiğini söylemiştir.Ojciec mówił mu, że powinien dbać o najsłabszych.
Kaçış sırasında generallerden biri ölür ama diğeri kaçmayı başarır.W wyniku walki Trzynastka zabija jednego z nich, ale drugiemu udaje się uciec.
Diğeri de etrafımda gerçekten sevdiğim ve beni seven insanlar olması.Dążymy do dotykania tylko tych osób, które bardzo lubimy i którym ufamy.
Biri sinirli gözükür, biri ağlar diğeri ise güler.Głupiec będzie się z was śmiał, ale mądry człowiek zrozumie.
Ardından biri yuvarlağın ortasında, diğeri başın yan tarafında olmak üzere gözler kabaca çizildi.Każda z nich spogląda w inną stronę, głowy zachodzą na siebie.
Diğeri ise 7 Ocak 1945’te gerçekleşti.I nadszedł upragniony dzień 7 stycznia 1945 r .
Diğeri Büyük Vahşi Kaz Pagodasıdır.Trzecim jest rekin wielkogębowy.
Diğeri patlamadı ve Garden Adasının altına doğru yüzdü.Ten popłynął z prądem i utknął na mieliźnie w jednej z zatoczek.
İçlerinden biri Albert Einstein olduğunu, diğeri ise Isaac Newton olduğunu iddia eder.Dwóch z nich podaje się za Alberta Einsteina i Isaaca Newtona.
Bunlardan biri, ilk evliliğinden III. Konstantinos; diğeri ise ikinci evliliğinden Heraklonas idi.Z pierwszą żoną miał syna – Konstantyna III, a z drugą – Herakleonasa.
Türkiye’ye gelen prototiplerin biri beyaz, diğeri de mavi renkliydi.Pierwszy numer posiadał okładkę w kolorze zielonym, natomiast drugi w niebieskim.
Büyük karelerden biri oyuncunun kendi savaş alanını, diğeri rakibinin savaş alanını temsil eder.Jeden z meczów jest rozgrywany na macierzystym boisku mistrza kraju, a drugi na boisku zdobywcy pucharu.
Böylece ses dalgası bir kulağa çarptıktan sonra diğerine gelir.Po wykonaniu badania dla jednego ucha, jest ono powtarzane dla ucha przeciwnego.
Albümde bulunan ilk şarkı 3 dakika 45 saniye diğeri 2 dakika 34 saniye sürer.Na pierwszej z nich utwór trwa 3 minuty i 38 sekund, natomiast na drugiej trwa 3 minuty i 45 sekund.
Ölenlerden birinin Türk, diğerinin İsveçli olduğu açıklandı.Jeden dla Szwedów, a drugi dla Słowaków.
Diğeri ise 2000 yılında Belçika ile Hollanda ortaklığında düzenlenen turnuvaydı.W 2000 roku wraz z reprezentacją wystąpił w mistrzostwach Europy w Belgii i Holandii.
Dük, bir evden diğerine taşınıyordu.Hertigen flyttade från ett hus till ett annat.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod