Ana içeriğe geç
Sözlük

diğeri ile cümle

diğeri kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Konulardan biri diğerini takip edecek biçimde düzenli bir sıraya sokulmuşlardır.Entrambe legano una generazione alla seguente in modo sistematico.
Gözler bağımsız hareket eder, biri yukarı bakarken diğeri aşağıya bakabilir.Gli occhi sono indipendenti tra loro: può guardare in alto e in basso nello stesso momento.
Biri olmadan bir diğeri olmaz.Non c'è due senza te.
Diğerinde ise agresiftir ve onu sevmiyordur.Tra i singoli Don't Be Aggressive e I Need Love.
Bu dört ödülün yanı sıra Pulitzer ödülüne de sahip olan iki kişiden biridir (diğeri Richard Rodgers).Cercherà di qualificarsi in altri 4 Gran Premi (uno con al volante Larry Perkins).
Biri okudu, diğeri yazdı.L'una era fatta da rappresentarsi, l'altra da leggersi.
Aslında, bu aleti ikiye ayırabiliriz; biri ağır sıvılar için, diğeri ise hafif sıvılar için.Il sistema era diviso in due parti, una per l'acqua leggera e una per l'acqua pesante.
Her ikisi de bir diğeri üzerine etki eder.I piedi di entrambi saranno orientati verso l'altro.
Robertsonian translokasyonlarda, bütün bir kromozom diğerinin sentromerine birleşir.Nella traslocazione robertsoniana invece un intero cromosoma si attacca ad un altro a livello del centromero.
Birincisi uygunluk koşulu, diğeri de türevlenebilirlik koşuludur.Uno rappresenta il pericolo e l'altro rappresenta l'opportunità.
Biri S ve diğeri S' .Lato A E tu...
Etkileyecek olan bakışlarını diğeri üzerinde sabitleştirir, onu etkilemek üzere niyetlerine konsantre olur.Qualcosa stava contenendo i suoi poteri, focalizzandoli su qualcos'altro.
Diğeri Messier 4'tür.Ben il comico 4.
Birinin bittiği yerde konuyu diğeri devralır.Quando tutto sarà finito hai un'ultima cosa da fare.
Enerji sadece bir şekilden diğerine dönüşür.La trasformazione da una forma all'altra è automatica.
Sırayla ilk yarıyı taraflardan biri, ikinci yarıyı diğeri oynuyor.Rimane in piedi un intero lato, con metà del secondo.
Biri sinirli gözükür, biri ağlar diğeri ise güler.Uno di questi è confuso dalla domanda, mentre l'altro ride ai suoi piedi.
Bir DMA transferi esas olarak, bir bellek bloğunu bir cihazdan diğerine kopyalar.Essenzialmente, in un trasferimento DMA un blocco di memoria viene copiato da una periferica a un'altra.
Silahlarından biri siyah, diğeri beyazdır.Un giocatore ha tutte pedine nere e l'altro bianche.
Öyle ki, iki dilden birini bilen diğerini anlayabilir.Riesce a parlare solo con gli ultimi due amanti che conoscono la sua lingua.
Biri kuzeye, diğeri güneye devam eder.Un tunnel doveva dirigersi verso sud e l'altro verso nord.
Birine hoş gelen diğerine iğrenç gelebilir.Il soggetto che ha voluto il male ad un altro può esserne così sconvolto.
Çünkü biri yaşarken diğeri varlığını sürdüremez. "In breve, l'una ha una forma, l'altra no».
Diğeri ise, neredeyse yuvarlak bir profile sahiptir.Infine Just a little while ha un clip coloratissimo.
Karşılaşmalarda yalnızca iki kural vardı; biri ısırmamak diğeri gözlere zarar vermemekti.Le uniche regole alle origini erano di non mordere e di non colpire gli occhi.
Diğeri ise 2000 yılında Belçika ile Hollanda ortaklığında düzenlenen turnuvaydı.Totti prese parte all'Europeo 2000 svoltosi nei Paesi Bassi e in Belgio.
Diğeri ise, vesayeti düzenliyordu.Diverso invece fu il destino dei Qurayza.
Diğeri ise polarizasyon durumlarının bir karışımını içerir.Inoltre fra loro esiste un'altra competizione riguardante la figura di Polaris.
Diğeri ise Rusya'nın da barış görüşmelerine katılması talebi idi.In Russia si preferì negoziare una pace che permettesse di concentrarsi sulle questioni interne.
Bunların her biri diğerinden farklı bir fazdadır.Esse infatti appariranno come una traccia diversa da tutte le altre.
Kromozomların biri anneden, diğeri babadan gelir.In ciascuna coppia un cromosoma è di origine materna e l'altro è di origine paterna.
Onlardan biri Hazar Denizi'ne, diğeri ise karaya açılır.Uno a San Giuliano Mare, l'altro a Igea Marina.
İkisinden birisi diğerini unutacaktır.Entrambi imparano l'uno dall'altro.
Bunlardan biri sınırlı edisyon ve diğeri de orijinal versiyonudur.Un box è una versione regolare, e l'altro un'"edizione limitata".
Biri diğerinin ölümünü yaşar, diğeri de ötekinin yaşamını ölür."La vita dell'uno dipende dalla morte dell'altro.
Birinin üstü açıktır, diğerinde kapalıdır.Essi sono quasi identici, ma uno ha la bocca aperta e l'altro chiusa.
Evet, eğer bu olacaksa, diğeri olmaz.Senza l'ultimo, non ci sarebbe stato il primo.
Bir gün geçti. Sonra diğeri.Прошел день. Потом другой.
İkizler o kadar benziyorlar ki birini diğerinden ayırt edemiyorum.Близнецы настолько похожи, что я не могу отличить одного от другого.
Telaffuzu zor olan iki dilden biri Arapça, diğeri Almancadır.Одним из двух наиболее труднопроизносимых языков является арабский, другой - немецкий.
(Diğeri Ostrogotlar’dır.)Noein: К иному тебе (яп.
Diğeri denge duyusu olup, kılların (silialar) hareketi ile ortaya çıkar.А тот, кто услышит это предсказание и передаст другому — окаменеет.
En kalabalık Yahudi nüfusu barındıran iki Müslüman ülkeden biridir (diğeri Türkiye'dir).Мусульмане — вторая по численности группа верующих.
Bir kapı kaleye, diğeri kesinlikle ölüme açılır.Одна дверь ведёт к замку, вторая — к гибели.
Rickettsia'nin bir türü tifüse, bir diğeri ise Kayalık Dağlar benekli hummasına neden olur.Один вид риккетсий вызывает сыпной тиф, другой является возбудителем пятнистой лихорадки Скалистых гор.
Leo Joe'nun öbür limuzine binmesini söyler Vito ile kendisi de diğerine biner.Вито просят сесть в машину к Лео, а Джо садится в другую.
Sasani İmparatorluğu'nda tahta çıkan iki kadından biridir (diğeri kızkardeşi Azarmidokht).По мнению брата, один из тех двух, кто может его обогнать (другой — Такуми Фудзивара).
Herhangi biri de diğerini mağlup edemeyecekti.Но ни тот не другой не победили.
Bu şekilde Darwin tilkisinin birbirinden ayrılmış iki popülasyonu oluşur; biri adada diğeri ise kıtada.Вследствие этого возникли две разделённые популяции дарвиновской лисицы, одна на острове, другая на суше.
Bunlardan biri Prince'in yazdığı şarkılardan, diğeri de Elfman'ın bestelerinden oluşuyordu.В одной из них звучали композиции Принса, а в другой Эльфмана.
Sahibi/cansız nesne: taraflardan birisi cansız bir nesneymiş gibi, diğeri de onun sahibiymiş gibi davranır.Благом нельзя назвать то, что только приносит нам пользу, потому что это же самое может нанести вред другому.
Diğeri ise Use Your Illusion I'dır.Они были выпущены под названием Use Your Illusion I и Use Your Illusion II.
Birinin diğerinden büyük olduğu anlamına gelmez.Но не в том смысле, что одно должно быть важнее другого.
Cihaz GSM şebekelerinde, 900/1800 bantlarında bir bölgesel versiyonda, diğeri 850/1900'de çalışıyor.Аппарат функционирует в сетях GSM, одна региональная версия в диапазонах 900/1800, другая - в 850/1900.
İki nöbetçi ak gezenler tarafından öldürülür, diğeri, Will'i ise serbest bırakırlar.Чудовища убивают двух дозорных, но по какой-то причине оставляют Уилла в живых.
Hiçbir hece bir diğerine benzemez.Ни один его фасад не похож на другой.
Ancak diğeri atlamaktan korkmaktadır.О приемлющих попечение о спасении других.
Biri “er-Rûm” maddesi; diğeri ise “Rûmiye” maddesidir.Один из старейшин — сисё, остальные (если они есть) состоят при хэя.
Diğerinde (nr.אחר — другой).
Biri yerde diğeri gökte yaşar.У одного все на земле; у другого — на небесах.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod