Onlara şunu deyin: "İşte ürünü bu kişi için yapıyorsunuz".大都市に住む21~30歳の 若い専門家のデイブかもしれません
Orada bulunan hastaları iyileştirin ve kendilerine, ‹Tanrının Egemenliği size yaklaştı› deyin.ורפאו את החולים אשר בקרבה ואמרו להם קרבה אליכם מלכות האלהים׃
Orada bulunan hastaları iyileştirin ve kendilerine, ‹Tanrının Egemenliği size yaklaştı› deyin.A uzdravujte nemocné, kteříž by v něm byli, a rcete jim: Přiblížiloť se k vám království Boží.
Orada bulunan hastaları iyileştirin ve kendilerine, ‹Tanrının Egemenliği size yaklaştı› deyin.a uzdravujte nemocných, ktorí sú v ňom, a hovorte im: Priblížilo sa k vám kráľovstvo Božie.
Orada bulunan hastaları iyileştirin ve kendilerine, ‹Tanrının Egemenliği size yaklaştı› deyin.Curai os enfermos que nela houver, e dizer-lhes: É chegado a vós o reino de Deus.
Orada bulunan hastaları iyileştirin ve kendilerine, ‹Tanrının Egemenliği size yaklaştı› deyin.curate i malati che vi si trovano, e dite loro: Si è avvicinato a voi il regno di Dio
Orada bulunan hastaları iyileştirin ve kendilerine, ‹Tanrının Egemenliği size yaklaştı› deyin.És gyógyítsátok a betegeket, a kik ott lesznek, és mondjátok nékik: Elközelített hozzátok az Isten országa.
Orada bulunan hastaları iyileştirin ve kendilerine, ‹Tanrının Egemenliği size yaklaştı› deyin.Genees de zieken. En zeg tegen de mensen dat het Koninkrijk van God heel dichtbij is gekomen.
Orada bulunan hastaları iyileştirin ve kendilerine, ‹Tanrının Egemenliği size yaklaştı› deyin.guérissez les malades qui s`y trouveront, et dites-leur: Le royaume de Dieu s`est approché de vous.
Orada bulunan hastaları iyileştirin ve kendilerine, ‹Tanrının Egemenliği size yaklaştı› deyin.Hãy chữa kẻ bịnh ở đó , và nói với họ rằng : Nước_Ðức_Chúa_Trời đến gần các ngươi .
Orada bulunan hastaları iyileştirin ve kendilerine, ‹Tanrının Egemenliği size yaklaştı› deyin.Hãy chữa kẻ bịnh ở đó, và nói với họ rằng: Nước Ðức Chúa Trời đến gần các ngươi.
Orada bulunan hastaları iyileştirin ve kendilerine, ‹Tanrının Egemenliği size yaklaştı› deyin.in ozdravljajte bolnike, ki so v njem, in jim pravite: Približalo se je k vam kraljestvo Božje.
Orada bulunan hastaları iyileştirin ve kendilerine, ‹Tanrının Egemenliği size yaklaştı› deyin.I uzdrawiajcie niemocnych, którzy by w niem byli, a mówcie im: Przybliżyło się do was królestwo Boże.
Orada bulunan hastaları iyileştirin ve kendilerine, ‹Tanrının Egemenliği size yaklaştı› deyin.ja parantakaa sairaat siellä ja sanokaa heille: `Jumalan valtakunta on tullut teitä lähelle`.
Orada bulunan hastaları iyileştirin ve kendilerine, ‹Tanrının Egemenliği size yaklaştı› deyin.거기 있는 병자들을 고치고 또 말하기를 하나님의 나라가 너희에게 가까이 왔다 하라
Orada bulunan hastaları iyileştirin ve kendilerine, ‹Tanrının Egemenliği size yaklaştı› deyin.och boten de sjuka som finnas där, och sägen till dem: 'Guds rike är eder nära.'
Orada bulunan hastaları iyileştirin ve kendilerine, ‹Tanrının Egemenliği size yaklaştı› deyin.og helbred de syke som er der, og si til dem: Guds rike er kommet nær til eder!
Orada bulunan hastaları iyileştirin ve kendilerine, ‹Tanrının Egemenliği size yaklaştı› deyin.og Helbreder de syge, som ere der, og siger dem: Guds Rige er kommet nær til eder.
Orada bulunan hastaları iyileştirin ve kendilerine, ‹Tanrının Egemenliği size yaklaştı› deyin.Sanad a los enfermos que haya allí y decidles: 'El reino de Dios se ha acercado a vosotros.
Orada bulunan hastaları iyileştirin ve kendilerine, ‹Tanrının Egemenliği size yaklaştı› deyin.să vindecaţi pe bolnavii cari vor fi acolo, şi să le ziceţi: ,,Împărăţia lui Dumnezeu s'a apropiat de voi.``
Orada bulunan hastaları iyileştirin ve kendilerine, ‹Tanrının Egemenliği size yaklaştı› deyin.und heilet die Kranken, die daselbst sind, und saget ihnen: Das Reich Gottes ist nahe zu euch gekommen.
Orada bulunan hastaları iyileştirin ve kendilerine, ‹Tanrının Egemenliği size yaklaştı› deyin.και θεραπευετε τους εν αυτη ασθενεις και λεγετε προς αυτους Επλησιασεν εις εσας η βασιλεια του Θεου.
Orada bulunan hastaları iyileştirin ve kendilerine, ‹Tanrının Egemenliği size yaklaştı› deyin.и изцелявайте болните в него, и казвайте им: Божието царство е наближило до вас.
Orada bulunan hastaları iyileştirin ve kendilerine, ‹Tanrının Egemenliği size yaklaştı› deyin.и исцеляйте находящихся в нем больных, и говорите им: приблизилось к вам Царствие Божие.
Orada bulunan hastaları iyileştirin ve kendilerine, ‹Tanrının Egemenliği size yaklaştı› deyin.і сцїляйте в ньому недужих, і кажіть ім: Наближилось до вас царство Боже.
Orada bulunan hastaları iyileştirin ve kendilerine, ‹Tanrının Egemenliği size yaklaştı› deyin.واشفوا المرضى الذين فيها وقولوا لهم قد اقترب منكم ملكوت الله.
Orada bulunan hastaları iyileştirin ve kendilerine, ‹Tanrının Egemenliği size yaklaştı› deyin.要 醫 治 那 城 裡 的 病 人 、 對 他 們 說 、 神 的 國 臨 近 你 們 了
Orada bulunan hastaları iyileştirin ve kendilerine, ‹Tanrının Egemenliği size yaklaştı› deyin.要 醫治 那 城裡 的 病人 、 對 他 們說 、 神 的 國臨 近 你 們了
Oralarda gizli birisi bazı ipleri çekiyor, ister İlluminati deyin ister Bilderbergers.C'è qualcuno che di nascosto tira le fila, che si tratti degli Illuminati o del gruppo Bilderberg.
Oralarda gizli birisi bazı ipleri çekiyor, ister İlluminati deyin ister Bilderbergers.Có ai đó đứng đằng sau điều khiển mọi việc, bất kể đó là Illuminati hay Bilderbergers.
Oralarda gizli birisi bazı ipleri çekiyor, ister İlluminati deyin ister Bilderbergers.Da ist jemand, der im Verborgenen die Fäden zieht. Egal, ob es die Illuminati sind oder die Bilderberg-Gruppe.
Oralarda gizli birisi bazı ipleri çekiyor, ister İlluminati deyin ister Bilderbergers.Dat er iemand in het verborgene aan de touwtjes trekt, of het nu de Illuminati of de Bilderbergers zijn.
Oralarda gizli birisi bazı ipleri çekiyor, ister İlluminati deyin ister Bilderbergers.Det finns någon där bakom som drar i alla tåtar. antingen det är Illuminati eller Bilderberggruppen.
Oralarda gizli birisi bazı ipleri çekiyor, ister İlluminati deyin ister Bilderbergers.Existe alguien escondido que maneja los hilos, ya sean los Illuminati o los Bilderbergers.
Oralarda gizli birisi bazı ipleri çekiyor, ister İlluminati deyin ister Bilderbergers.Há lá alguém escondido nas traseiras, a manipular os fios, quer sejam os Illuminati ou os Bilderbergers.
Oralarda gizli birisi bazı ipleri çekiyor, ister İlluminati deyin ister Bilderbergers.Joku piileskelee verhojen takana nyörejä vetelemässä. Milloin Illuminati, milloin Bilderberg-ryhmä.
Oralarda gizli birisi bazı ipleri çekiyor, ister İlluminati deyin ister Bilderbergers.일루미나티가 됐든 아니면 빌더버그그룹이 됐든 누군가가 뒤에 숨어 조종하고 있다는 생각 말이죠.
Oralarda gizli birisi bazı ipleri çekiyor, ister İlluminati deyin ister Bilderbergers.Někdo se tam vzadu schovává a tahá za nitky, ať už to jsou Ilumináti nebo klub Bilderberg.
Oralarda gizli birisi bazı ipleri çekiyor, ister İlluminati deyin ister Bilderbergers.Niekto sa skrýva v pozadí a ťahá za nitky, či už sú to Ilumináti alebo Bilderbergovci.
Oralarda gizli birisi bazı ipleri çekiyor, ister İlluminati deyin ister Bilderbergers.Има някой скрит отзад, който дърпа конците, без значение дали са Илюминатите или Билдербергерите.
Oralarda gizli birisi bazı ipleri çekiyor, ister İlluminati deyin ister Bilderbergers.Что кто-то невидимый дергает за струны будь то Иллюминати или члены Билдербергской группы.
Oralarda gizli birisi bazı ipleri çekiyor, ister İlluminati deyin ister Bilderbergers.מישהו שם מתחבא ומושך בחוטים, אם זה האילומינטי או הבילדרברגרים.
Oralarda gizli birisi bazı ipleri çekiyor, ister İlluminati deyin ister Bilderbergers.ان هنالك شخص ما يختبئ في الخلف يحرك الخيوط سواء ان كانو مجموعة المتنورين ام مجموعة بيلدربيرجر.
Oralarda gizli birisi bazı ipleri çekiyor, ister İlluminati deyin ister Bilderbergers.イルミナティだとか ビルダーバーグなのです これはパターン認識の問題でしょう
Pekala. Üç deyince.Bij drie.
Pekala. Üç deyince..טוב, בשלוש
Pekala. Üç deyince.حسنا . العد للثلاثة
RCA hayır deyince, Freeman'ın çalıştığıAls die RCA ablehnte, entschieden sie, sie in Princton zu bauen, dort, wo Freeman am Institut arbeitete.
RCA hayır deyince, Freeman'ın çalıştığıCând RCA a refuzat, atunci au decis să-l construiască la Princeton, unde Freeman lucra la Institut.
RCA hayır deyince, Freeman'ın çalıştığıDat is waar ik ben opgegroeid als kind.
RCA hayır deyince, Freeman'ın çalıştığıGdy RCA odmówiło, postanowili zbudować to w Princeton, gdzie Freeman [Dyson] pracuje w Instytucie.
RCA hayır deyince, Freeman'ın çalıştığıIl ne cherchait qu'un endroit où construire leur machine.
RCA hayır deyince, Freeman'ın çalıştığıKhi Tập đoàn RCA từ chối, họ đã quyết định chế tạo nó ở Princeton, ở viện nghiên cứu mà Freeman đang làm việc.
RCA hayır deyince, Freeman'ın çalıştığı Princeton'da yapmaya karar verdiler, benim çocukluğumun geçtiği yerde.Cuando RCA dijo que no, decidieron hacerlo en Princeton, donde Freeman trabajaba en el Instituto.
RCA hayır deyince, Freeman'ın çalıştığıQuando l'RCA disse di no, decisero di costruirla a Princeton, dove Freeman lavorava all'Institute.
RCA hayır deyince, Freeman'ın çalıştığıRCA 가 장소 제공을 거부해서 이것을 프린스턴에서 만들기로 했습니다.
RCA hayır deyince, Freeman'ın çalıştığıΌταν η RCA αρνήθηκε, αποφάσισαν να το φτιάξουν στο Πρίνστον, όπου ο Φρίμαν δούλευε στο Ινστιτούτο.
RCA hayır deyince, Freeman'ın çalıştığıКогда RCA отказала, вот тогда они и решили собрать его в Принстоне, где Фриман работал в Институте.
RCA hayır deyince, Freeman'ın çalıştığıКоли RCA відмовила, ось тоді вони й вирішили зібрати його в Прінстоні, де Фріман працював в Інституті.
RCA hayır deyince, Freeman'ın çalıştığı,כש-RCA אמרו "לא", הם החליטו לבנות זאת בפרינסטון