Ana içeriğe geç
Sözlük

deyin ile cümle

deyin kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
8
ORT. KELİME
"Bunlar da iyi çalışanlar" deyin.Και πείτε επίσης "Αυτοί εκεί είναι καλοί υπάλληλοι".
"Bunlar da iyi çalışanlar" deyin.И говорите: "Эти ребята - хорошие работники."
"Bunlar da iyi çalışanlar" deyin.И кажете: "Тези са добри."
"Bunlar da iyi çalışanlar" deyin.Й скажіть: "А ті - хороші".
"Bunlar da iyi çalışanlar" deyin.ותאמרו "ואלה הם עובדים טובים"
Clive deyin lütfenŘíkejte mi Clive.
Clive deyin lütfenTom Taylor.
Dae-jin Han Eun-soo merhaba deyin.Dae-jin, dis bonjour à Han Eun-soo.
Dae-jin Han Eun-soo merhaba deyin.Dae-jin dizer Olá para Han Eun-soo.
Dae-jin Han Eun-soo merhaba deyin.Dae-jin nói lời chào với Han Eun-soo.
Dae-jin Han Eun-soo merhaba deyin.Dae-jin saludar a Han Eun-soo.
Dae-jin Han Eun-soo merhaba deyin.דיי-jin להגיד שלום ל האן יון סו.
Dae-jin Han Eun-soo merhaba deyin.داي جين أقول مرحبا لهان سو يون .
Dae-jin Han Eun-soo merhaba deyin.- 世界... _ - こんにちは。
Dedikleri gibi, insanlar sana minik deyince deliriyorsun.Du blir galen när man kallar dig liten som alla säger.
Dedikleri gibi, insanlar sana minik deyince deliriyorsun.Du bliver gal, når man kalder dig lille, som alle siger.
Dedikleri gibi, insanlar sana minik deyince deliriyorsun.È proprio come dicono. Ti arrabbi da morire quando ti chiamano piccolo.
Dedikleri gibi, insanlar sana minik deyince deliriyorsun.Hermostut, kun sinua sanotaan pieneksi.
Dedikleri gibi, insanlar sana minik deyince deliriyorsun.Passas-te quanto dizem que és pequeno, ouvi dizer.
Dedikleri gibi, insanlar sana minik deyince deliriyorsun.Te enfadas cuando te llaman canijo como dice todo el mundo.
Dedikleri gibi, insanlar sana minik deyince deliriyorsun.Wściekasz się, kiedy cię nazywają małym - tak jak słyszałem.
Dedikleri gibi, insanlar sana minik deyince deliriyorsun.Τρελαίνεστε όταν σας λένε κοντό, όπως λένε οι φήμες.
Dedikleri gibi, insanlar sana minik deyince deliriyorsun.И вы злитесь, если вас называют маленьким, как все и говорят.
Deyin ki; geçtiğimiz yıl bu çocukların %48'i geçer not aldı.제게 작년에는 이 아이들 중 48퍼센트가 제 학년의 학업 수준을 보였다고 얘기해주는 겁니다.
Deyin ki; geçtiğimiz yıl bu çocukların %48'i geçer not aldı.Als je me vertelt dat 48% van de leerlingen op niveau x zijn, zeg ik:
Deyin ki; geçtiğimiz yıl bu çocukların %48'i geçer not aldı.Bạn nói với tôi rằng năm ngoái 48 % trẻ em ở đây được đi học.
Deyin ki; geçtiğimiz yıl bu çocukların %48'i geçer not aldı.E dizem-me que no ano passado 48% destes miúdos estavam neste nível de ensino.
Deyin ki; geçtiğimiz yıl bu çocukların %48'i geçer not aldı.És azt mondod, múlt évben a gyerekek 48%-a érte el az elvárt szintet.
Deyin ki; geçtiğimiz yıl bu çocukların %48'i geçer not aldı.Et vous me dites que l'année dernière 48% de ces enfants avaient la moyenne.
Deyin ki; geçtiğimiz yıl bu çocukların %48'i geçer not aldı.Mi dite che l'anno scorso 48% di quei ragazzi avevano la sufficienza.
Deyin ki; geçtiğimiz yıl bu çocukların %48'i geçer not aldı.Och förra året låg 48 procent av de barnen på en nivå som uppfyllde målen.
Deyin ki; geçtiğimiz yıl bu çocukların %48'i geçer not aldı.Og man fortæller mig at sidste år var der 48 procent af de unger der var på et bestået niveau.
Deyin ki; geçtiğimiz yıl bu çocukların %48'i geçer not aldı.Powiesz mi, że w ostatnim roku 48 procent tych dzieci były na poziomie klasy.
Deyin ki; geçtiğimiz yıl bu çocukların %48'i geçer not aldı.Sie sagen mir, dass letztes Jahr 48% dieser Kinder das der Klassenstufe entsprechende Niveau hatten.
Deyin ki; geçtiğimiz yıl bu çocukların %48'i geçer not aldı.Şi îmi spuneţi că 48% din copiii aceia au luat testele cu nota minimă.
Deyin ki; geçtiğimiz yıl bu çocukların %48'i geçer not aldı.Stačí, ak mi poviete, že v minulom roku dosiahlo požadované výsledky 48% detí.
Deyin ki; geçtiğimiz yıl bu çocukların %48'i geçer not aldı.Μου λέτε πως πέρσι 48% αυτών των παιδιών ήταν στο αντίστοιχο επίπεδο ανάπτυξης.
Deyin ki; geçtiğimiz yıl bu çocukların %48'i geçer not aldı.Ви скажете, що торік 48% тих дітей були на рівні свого класу. І я запитаю:
Deyin ki; geçtiğimiz yıl bu çocukların %48'i geçer not aldı.Вы мне скажете, что в прошлом году 48% этих детей соответствовали уровню своего класса.
Deyin ki; geçtiğimiz yıl bu çocukların %48'i geçer not aldı.И ми казвате, че миналата година 48 процента от тези деца са били на нивото на класа си.
Deyin ki; geçtiğimiz yıl bu çocukların %48'i geçer not aldı.ואתה אומר לי ששנה שעברה 48% מהתלמידים הללו היו ברמת הכיתה.
Deyin ki; geçtiğimiz yıl bu çocukların %48'i geçer not aldı.وتخبرني أنّ 48% من هؤلاء الأطفال كانوا في مستوى الصف السنة الفارطة.
Deyin ki; geçtiğimiz yıl bu çocukların %48'i geçer not aldı.你同我講舊年 48% 嘅學生 會達到年級水準
Deyin ki; geçtiğimiz yıl bu çocukların %48'i geçer not aldı.学年相応のレベルだったとします 「では 何をする予定ですか? 昨年から今年にかけて -
Dürüst olun, iyi ya da kötü? "Ben.", deyin.Eerlijk, beter of slechter?
Dürüst olun, iyi ya da kötü? "Ben.", deyin.Honestamente, ¿para mejor o para peor? digan "Yo"
Dürüst olun, iyi ya da kötü? "Ben.", deyin.솔직히 더 좋았을까요? 나빴을까요? '네'라고 해주세요
Dürüst olun, iyi ya da kötü? "Ben.", deyin. Seyirciler:(観衆) はい
Dürüst olun, iyi ya da kötü? "Ben.", deyin.Ειλικρινά, για καλό ή για κακό; Πείτε:
Dürüst olun, iyi ya da kötü? "Ben.", deyin.בכנות, לטוב או לרע? תגידו, "אני".
Dürüst olun, iyi ya da kötü? "Ben.", deyin.بصراحة, مختلفة للأفضل أم الأسوأ؟ قولوا ,"نعم."
GREGORY daha iyi deyin; burada benim ana akrabaları gelir.GREGOR Sig bedre, her kommer en af min Herres frænder.
GREGORY daha iyi deyin; burada benim ana akrabaları gelir.GREGORY Diciamo meglio, ecco che arriva uno dei fratelli del mio padrone.
GREGORY daha iyi deyin; burada benim ana akrabaları gelir.GREGORY Diga mejor, aquí viene uno de los parientes de mi amo.
GREGORY daha iyi deyin; burada benim ana akrabaları gelir.Gregory Katakanlah yang lebih baik, di sini datang salah satu saudara tuanku.
GREGORY daha iyi deyin; burada benim ana akrabaları gelir.GREGORY mieux dire; voici l'un des frères de mon maître.
GREGORY daha iyi deyin; burada benim ana akrabaları gelir.Gregory Mondja jobb, itt jön az egyik mester rokonai.
GREGORY daha iyi deyin; burada benim ana akrabaları gelir.Gregory nói tốt hơn, ở đây có một kinsmen chủ của tôi.
GREGORY daha iyi deyin; burada benim ana akrabaları gelir.GREGORY Povedzte lepšie, tu je jeden z mojich magisterských príbuzných.
GREGORY daha iyi deyin; burada benim ana akrabaları gelir.GREGORY Řekněte lépe, zde je jeden z mých magisterských příbuzných.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod