deyi ile cümle

deyi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Diğer bir deyişle, çok kısa mesafe.Desuden er den fysiske afstand meget kort.
Status quo ante bellum, bir olgunun günümüzdeki durumunu belirten bir Latince deyiştir.Begrebet status quo ante bellum kommer fra latin og betyder bogstaveligt talt som tingene var før krigen.
Başka bir deyişle, birden fazla biçimin bulunması olarak da tanımlanabilir.Man kan også lave opgaver for at få en meget hurtigere form.
Benzeri bir anlam taşıyan bu deyim Türkçede de 'ekmek yemeye gitmek' olarak kullanılır.Det kan sammenlignes lidt med, at man på dansk siger "et par bukser".
Başka bir deyişle D-Pad, klavyedeki ok tuşları ile aynı işleve sahiptir.DTU: Sikkerheden vil blive lige så god i Lundtofte.
Sonra ben hain deyince kızıyorlar.De siger, jeg er en forræder,".
Bu deyimler tartışmalı konulara taze bakış açısıyla bakılmasına fırsat verebilir.Man taler om at se på tingene i et helhedsperspektiv.
"Uzun Bıçaklar Gecesi" deyimi Almanca'da katliamdan önce de kullanılıyor ve intikam gecesi anlamına geliyordu.Begrebet "De lange knives nat" er ældre end selve massakren og bruges i almindelighed om hævnaktioner.
"John Doe" kimliği belirlenemeyen veya adı olmayan erkekler için kullanılan bir deyimdir.John Doe er betegnelsen for en uidentificeret mandlig person i USA.
Bir başka deyişle, iniş disipliniyle büyük slalomun bir araya gelmiş hâlidir.I den sammenhæng er det relevant at kende hvilestrømmen gennem primærspolen.
Başka bir deyişle Sezar'ın son yıllarıdır.Kaisar – det sidste efter sin far.
Kendisinin de deyimiyle Türkiye'yi bu devirde hükümetsiz bırakmadı.Dette lod han endog med ord, der ikke var til at misforstå, udtale til selve den russiske regering.
Bu bölümde bu tür deyimlere dayalı mizahla alay edilmektedir.Vi har Storms hele karakter i disse ord.
Diğer bir deyişle, asla homoseksüel değildir .Han fastholder stadigvæk at han ikke er homoseksuel.
Diğer bir deyişle eğitici bir çizgi dizidir.Der er med andre ord tale om en dobbeltsidig dannelsesproces.
Eleştirmenlerden, özensiz deyişleri nedeniyle zaman zaman eleştiri aldı.Som kritiker var han berygtet på grund af en sønderlemmende kritik af bl.a.
SCREEN: Ekran deyimidir.DR 1988 "Slip skærmen løs".
Filmin uluslararası afişlerinden birinde de "Oryantal Western" deyimi kullanılmıştır.Dette kan blandt andet ses i den danske TV-serie "Ørnen".
Metal para bastırmak karşılığında kullanılan "sikke kestirmek" deyimi buradan gelmektedir.Ordet 'effektivt' betyder her op til polynomialtidsreduktioner.
1967'de Playboy dergisi "Sharon Tate'in yılı" deyimini kullanıyordu.Playboy annonserte i 1967 som «the year Sharon Tate happens».
Ad fontes, "kaynaklara" veya "kaynaklara doğru" anlamına gelen Latince bir deyiştir.Ad fontes er et latinsk uttrykk som betyr «til kildene» (eller «til utspringene»).
Onun en bilinen deyişi ; "Hi, I'm Troy McClure.Han sa, "Min favoritt fans er Troy McClure fans.
"Futbol Tenisi deyip geçmeyin".«Orket ikke tanken på landslagsfotball».
Hamur ürünü olarak yine yöre halkının deyimiyle Sermeç denilen ekmek çeşidi bol miktarda tüketilmektedir.Ellers kan den ligne på noen arter i familien grasmøll (Elachistidae).
Ünlü gemileri yakmak deyimi buradan gelir.Man valgte å taue det brennende skipet ut av havnen.
2011), 1995 Deyimlerimizin Dili, (yardımcı ders kitabı, 2. bas.(2009): Språk: En grunnbok, Universitetsforlaget.
Bir başka deyişle, Betelgeuse'ün yoğunluğu Güneş'in yoğunluğundan çok daha azdır.Betelgeuse har imidlertid en lavere tetthet enn solen.
Bir başka deyişle endüktif ve kapasitif reaktanslar birbirini götürmüş demektir.Reaktansen utgjør induktansen og kapasitansen tilsammen.
Diğer bir deyişle, çok kısa mesafe.Relativt kort rekkevidde.
Sonra ben hain deyince kızıyorlar.De ble ansett som forrædere.
Başka bir deyişle, dün, bugün ve yarın fiziksel olarak farksızdır.Fremtiden er dermed det motsatte av både fortid og nåtid.
Latince dil bilgisi Latince okunuş kuralları Latin alfabesi Latince deyişler listesiListe over latinske uttrykk brukt i norsk Det latinske alfabet Latinsk litteratur
Status quo yahut Statüko bir olgunun günümüzdeki durumunu belirten bir Latince deyiştir.Status quo er et latinsk uttrykk som betyr nåværende eller eksisterende tilstand.
Enürezis ve inkontinans deyimleri sıklıkla birbirinin yerine ve yanlış olarak kullanılmaktadır.Begrepene brukes ofte upresist og om hverandre.
Diğer deyişle, insanların, hayvanların ve bitkilerin, tek bir var oluşun unsurları olduğu kabul ediliyordu.Således ble mennesker, dyr og planter forstått som andeler av et enkeltstående helhet.
Hakuna Matata "Hiç üzülme" ve "Hiç sorun yok" anlamlarına gelen Svahili dilindeki bir deyimdir.Hakuna matata er swahili og betyr «Det er ingen bekymringer» eller «Det er intet problem».
Başka bir deyişle kendimize ve başkalarına sorduğumuz sorulara cevap verebilmeye çalışmaktır.Det er i naturen hun kan søke svar på sine lengsler og spørsmål.
"Demir leblebi (Başa çıkılması güç kimse)" deyişi. ^For elva se Vytegra (elv).
Aynı dildeki deyimler, farklı bölgelerde farklı sözcüklerle söylenebilir.Nøkkelordene kan erstattes med tilsvarende i andre språk.
Ancak deyimler genelde atasözü olarak kullanılmazlar.I instruksjoner bruker en vanligvis ikke utropstegn.
Sık sık ikilemeler, atasözleri ve deyimler kullanılmıştır.Den er snarere basert på konvensjoner og talemåter.
Hatim: "Evet" deyince, Resulullah: "İşte böylece onlara ibadet ediyorlar." buyurdu.Bagi yang buruk, mereka akan menyeru: "Wahai Muhammad!"
Tecavüze karşı savaş deyimi Sovyetler Birliğinden önce ABD ve Japonya tarafından kullanıldı.Istilah "perang melawan agresi" digunakan Uni Soviet sebelum Amerika Serikat dan Jepang terlibat.
(Diğer bir deyişle onlara özgü hareketli çerçevelerinde genişler. )Hal itu dilakukan dengan maksud menyambung keturunan mereka kelak di alam baka.
Atanasius contra mundum (Atanasius dünyaya karşı) şeklindeki latince bir deyim bu durumu anlatır.Ia terkenal dengan julukan "Athanasius Contra Mundum" (frasa Latin yang berarti Athanasius Melawan Dunia).
(Allah ona) “İnanmıyor musun?” deyince, “Hayır (inandım) ancak kalbimin tatmin olması için” demişti.Isa menjawab, "Maha Suci Engkau, tidaklah patut bagiku mengatakan apa yang bukan hakku (mengatakannya).
Türkçedeki deyimlerle ilgili bilgi almak için, Türkçede deyim maddesine bakınız.Untuk keterangan umum, silakan baca Bahasa di Skotlandia.
Bir başka deyişle, Betelgeuse'ün yoğunluğu Güneş'in yoğunluğundan çok daha azdır.Namun Betelgeuse memiliki kepadatan yang jauh lebih rendah dari matahari.
QED – "Quod erat demonstrandum", kesin bir kanıt sonunda kullanılan latince bir deyim.QED adalah singkatan dari "Quod Erat Demonstrandum", kata Latin untuk "itulah yang ditunjukkan".
Başka bir deyişle, fetal iyi beslenememe, hayat boyu süren bağışıklık sistemi zayıflığına neden olabilir.Demikian juga, kekurangan gizi pada janin dapat menyebabkan kerusakan sistem kekebalan seumur hidup.
Başka bir deyişle bireysel atomlar enerjiyi az ya da çok teslim edebilir ancak onların frekansına bağlıdır.Dengan kata lain, foton dapat menghasilkan cahaya lebih banyak atau lebih sedikit tergantung frekuensinya.
Bana İsmail Deyin, Yavuz Ekinci'nin Doğan Kitap'tan çıkardığı öykü kitabıdır.Menurut Islam, Injil adalah kitab yang diturunkan kepada Nabi Isa a.s.
Başka bir deyişle Sezar'ın son yıllarıdır.Ini adalah kata-kata terakhir Kaisar Agustus.
Nil satis nisi optimum (Latince: "Sadece en iyi yeterince iyidir") Latince bir deyiştir.Nil satis nisi optimum adalah sebuah frasa Latin yang berarti tidak ada yang lebih baik dari yang terbaik.
O'Shea kardeşlerin -kendi deyimiyle- yakışıklı olanıdır.Mereka dikenal sebagai Qiao Bersaudara yang sangat terkenal akan kecantikannya.
Bir rivayete göre Muhammed âmin konusunda şunu söylemiştir: "İmam 'âmin' deyince, sizde 'âmin' deyin.Begitu menyaksikan itu Ikrimah bersaksia atas kerasulannya, nabi berkata kepadanya, "Ini cukup bagimu."
Başka bir deyişle kendimize ve başkalarına sorduğumuz sorulara cevap verebilmeye çalışmaktır.Jadi dicoba untuk menjawab pertanyaan-pertanyaan seperti kebutuhan apa yang dicoba dipuaskan oleh seseorang?
Deyişin kaynağı kesin olarak tespit edilememiştir.Tidak ada berkas mengenai asal-usulnya secara pasti.
Eserde 500 kadar atasözü ve deyime yer verilmiştir.Mereka dibantu oleh kurang lebih 500 ekstra dan figuran.
(Örneğin, "tabanları yağladık" şeklindeki deyimler.)Contoh paling jelas adalah saat mereka mengucapkan kenape/kenapa'' (mengapa).

İlgili Sayfalar