deyi ile cümle

deyi kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
4
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Mart 1989’da Exxon Valdez kazası ya da diğer bir deyişle petrol felaketi yaşandı.1989. március 24.: az Exxon Valdez katasztrófája.
Alevîlik’te duaz ve deyişlerde kullanılan dil Türkçe’dir.Lásd Igeragozás és igehasználat a román nyelvben, Igenemek.
İkili söyledikleri deyişlerle birbirlerini tanırlar.Egymást szavát, vajon hogyan értik meg?
Diğer bir deyişle, tüm noktalar haricinde tek bir nokta seçilebilir.A legfeljebb egyetlen pont kivételével kitétel szükséges.
Artık 2007'deyiz ve bence insanlar bugünde yaşamlı.2007-ben Bezdánba költöznek, jelenleg is ott élnek.
Başka bir deyişle Sezar'ın son yıllarıdır.Mozart utolsó éve.
Bu deyişle ilintili farklı bir kavram olan status quo ante "olguların geçmişteki durumunu" belirtir.A hasonló kifejezés status quo ante azt jelenti: „a dolgok állása, ahogy eddig volt”.
16 -18. yüzyıllarda ise retorik yalnızca deyişe indirgenmiştir.A 18–19. század fordulóján továbbra is meghatározó volt az egyszólamúság.
Sözcüklerin, tamlamaların, deyimlerin ve kısaltmaların anlamını açıklamak.Jellemző rá a hivatkozások, rövidítések használata.
2. Aytışmak: Karşılıklı konuşmak, deyişmek (Ayıtmak/Aytmak: Konuşmak).Jelentéstartalom: reflexív (visszaható: királlyá teszi magát), reciprok (kölcsönös: beszélgetnek egymással).
Aynı zamanda adından türetilmiş olan Almanca bir deyim bulunmaktadır.Előzménye a szintén Jäschke nevéhez fűződő Tibeti-német szótár.
Diğer bir deyişle sistemin kararlılığını koruyarak kazancı 37.44'e kadar yükseltebiliriz.Később a stadion befogadóképességét 47 900-ra növelték.
Per capita, Latince deyiş.A "Szózat" latinul.
Kendi deyimiyle muhteşem bir çocukluk geçirmiştir.Saját bevallása szerint boldog gyerekkora volt.
Daha iyi bir deyişle, x'in çevresine bir koordinat sistemi döşenebilir.Ekkor megadható olyan x-et tartalmazó halmazok rendszere, amely approximálja x-et.
Bir başka deyişle, nesneler onun için zihinsel kalıcılık kazanır.Ezek közül az értelem az a pszichikum anyagi részei.
Genellikle deyimleri yanlış söyler.Rendszerint kijavítja a helytelen szóhasználatot.
Latince deyiş genellikle nosce te ipsum olarak çevrilir.A köznyelv gyakran sima rózsaszínként említi.
C. G. Jung'un deyimiyle: "Ben inanmıyorum, biliyorum."C. G. Jungin sanoin: ”Minä en usko, minä tiedän.”
Magnum opus (bazen opus magnum), Latince "büyük iş" anlamına gelen bir deyiştir.Magnum opus (joskus myös Opus magnum, monikossa magna opera) on latinaa ja tarkoittaa ”suuri teos”.
Ecce Homo - "İşte (bakın) İnsan" anlamına gelen Latince deyiş.Nimi ”Ecce homo” on latinaa ja tarkoittaa ’katso, ihminen’.
Diğer bir deyişle, tüm gezegeni.Sisältää koko maailmankaikkeuden.
Diğer bir deyişle, Deniz Ezgisi biri erkekler biri kadınlar olmak üzere paralel olarak iki kere söylendi.Toisin sanoen laulu merellä esitettiin kahdesti, miehille ja naisille.
Çünkü deyime özgü o anlam kaybedilir.Itse aihe menetti tavallaan merkityksensä.
Flora şu anlamlara gelebilir: Flora, bir bölgede yetişen bitkilerin ortak adı, diğer bir deyimle Bitki örtüsü.Kasvisto eli floora on käsite, joka tarkoittaa jonkin tietyn alueen kasveista koostuvaa elämää, kasvilajistoa.
Yerelnet mahallesimüz demogajılere layık deyıldır lütfen uyanık olalımVanhempien puolesta, isänmaan puolesta tehkäämme iloiten töitä, tehkäämme iloiten töitä!
Pedro Miguel Carreiro Resendes ya da lakabı ve genel deyişle Pauleta(d.Pedro Miguel Carreiro Resendes, pelaajanimeltään Pauleta, (s.
Robot deyince insan benzeri makineler akla gelse de robotların çok azı insana benzer.Robotit ovat niin ihmisen kaltaisia, että robotteja luullaan ihmisiksi ja ihmisiä roboteiksi.
Bu deyim imparatorluğun yıkılışına kadar devam etmiştir.Tämä taistelu aloitti Imperiumin luhistumisen.
Diğer bir deyişle, p ve E gibi.P niin kuin per... (engl.
Başka bir deyişle kendimize ve başkalarına sorduğumuz sorulara cevap verebilmeye çalışmaktır.Ystävälliset todistajat vastasivat itseään ja muita koskeviin kysymyksiin.
Bir başka deyişle, olmadan kullanmakta.Holopainen ellei toisin mainita.
Bir başka deyişle, A üzerinde ilerledikçe, A ve B arasındaki mesafe azalır ve sıfıra yaklaşır.Kun B:tä kuljetaan eteenpäin rajatta, etäisyys A:n ja B:n välillä kutistuu kohti nollaa.
Başka bir deyişle 1 googol, 1 rakamına yüz sıfır ekleyerek yazılır.Googol on luku 10100, jossa numeroa 1 seuraa sata nollaa.
Stockton kariyerinin 19 yılını bir başka deyişle tamamını Utah Jazz'de geçirdi.Stockton edusti koko uransa ajan Utah Jazzia.
Başka bir deyişle Sezar'ın son yıllarıdır.Kyseinen kausi jäi lopulta Césarin pelaajauran viimeiseksi.
Deyişlerinde toplumsal konulara da kayıtsız kalmaz.Hänen tuotantonsa ei sisällä yhteiskunnallisia näkemyksiä.
Başka bir deyişle, İsa başlangıcı olmayan, sonsuz ve her şeye gücü yeten gerçek tanrı değildir.Täten kristinuskon jumala on ikuinen, vailla alkua ja loppua.
Bazı deyişleri nedeniyle tutuklanmıştır.Osa pidätettiin mielipiteidensä vuoksi.
Football Club de Nantes ya da genel deyişle FC Nantes, 1943 yılında Fransa'nın Nantes şehrinde kuruldu.FC Nantes on Ranskan Nantesissa toimiva jalkapalloseura, joka on perustettu vuonna 1943.
Kinaye başka bir deyişle gerçeği mecaz yoluyla dolaylı olarak anlatmaktır.Muita merkityksiä on täsmennyssivulla Totuus.
Diğer bir deyişle, bileşenler esas değişikliği ile aynı dönüşüme göre farklılık gerekir.Lisäksi voidaan kysyä, miten alkuaineet säilyvät muuttumattomina yhdisteissä.
Zaman türevi sözde hidrodinamik türevdir, diğer bir deyişle akışkanla hareket ederken hızın artışıdır.Näin käy esimerkiksi ihmisen hyperventiloidessa eli hengittäessä liian nopeassa tahdissa.
Bu deyiş, dinsel bir tanım olmaktan ziyade etnik bir terimdir.Syyn tulee olla vähintään yhtä todellinen formaalisti kuin ajatuksen.
Başka bir deyişle, çevremizde birçok olay meydana gelir ve biz bunların sadece küçük bir kısmını algılarız.Με άλλα λόγια, πολλά συμβαίνουν γύρω μας και εμείς διαλέγουμε ένα μικρό κομμάτι από αυτά.
Havuç ve sopa, İngilizce deyim.Μιλά απταίστως σουαχίλι και αγγλικά.
Diğer bir deyişle, asla homoseksüel değildir .Τρίτον: Δεν είμαι ομοφυλόφιλος.
Diğer bir deyişle, iki boyutta dış çarpım bölgenin bir taban bağımsız formülasyonunu sağlar.Με άλλα λόγια, το εξωτερικό γινόμενο σε δύο διαστάσεις παρέχει μια ανεξάρτητη βάση διαμόρφωσης του εμβαδού.
Başka bir deyişle, z0 p(z) 'nin bir sıfırıdır.Με άλλα λόγια cj είναι μηδέν ρ (ζ).
Zaman türevi sözde hidrodinamik türevdir, diğer bir deyişle akışkanla hareket ederken hızın artışıdır.Κύκλοτρο ονομάζεται η συσκευή επιτάχυνσης φορτισμένων σωματιδίων, δηλαδή είναι επιταχυντής.
Kendi deyimiyle Malibu'dan "kaçtıktan" sonra uzun yıllar New Mexico'da yaşamıştır.Το παράξενο είναι ότι η Βραζιλία πριν να φθάσει στο Μεξικό, πέρασε από πολλές "αναταράξεις".
Ana liste için Latince deyişler listesine bakınız.Δείτε το πρωτότυπο στο The Latin Library.
Sonra ben hain deyince kızıyorlar.Σύμφωνα με άλλους ο Αδείμαντος γλίτωσε επειδή πρόδωσε.
Bir başka deyişle bir birey, bir seçeneği daha üste çıkarmak suretiyle aşağı çekemez.Ένα άτομο δεν θα πρέπει να είναι σε θέση να βλάψει μια επιλογή από την υψηλότερη κατάταξη.
Diğer bir deyişle henüz 10 yaşında 70 yaşındaki bir insan görünümüne sahiptir.Μπορείς να ζωγραφίσεις το Family Guy ακόμα και αν είσαι 10 χρονών.
"Sen de mi?" deyince "Benim adamım"" cevabını verdi.«Κι εγώ», απάντησε εκείνη, «πήγαινε εσύ για μένα».
Mayıs 2005'te The Economist, "Avrupa'nın gerçek hasta adamı" diyerek bu deyimi İtalya için kullanmıştır.I maj 2005 brugte The Economist betegnelsen om Italien og kaldte landet for "Europas rigtige syge mand".
"Bana kurban deyin"."Kald det kærlighed".
Quo vadis, Nereye gidiyorsun? anlamına gelen Latince bir deyiştir.Quo vadis, Domine er latin for “Hvor går du hen, Herre?”.
Çünkü deyime özgü o anlam kaybedilir.For her ender de begreber, der mister betydning.

İlgili Sayfalar