Bir diğer deyişle, üçgenlerimizin alt kenarları benzerdir.In altre parole, il lato inferiore di ciascuno dei nostri triangoli è congruente.
Bir diğer deyişle, üçgenlerimizin alt kenarları benzerdir.다시 말해서, 이 삼각형들의 밑변들은 합동입니다.
Bir diğer deyişle, üçgenlerimizin alt kenarları benzerdir.С други думи, долните страни на всеки един от нашите триъгълници са еднакви.
Bir diğer deyişle, üçgenlerimizin alt kenarları benzerdir.במילים אחרות, הצלעות התחתונות של שני המשולשים שלנו חופפות.
Bir diğer deyişle, üçgenlerimizin alt kenarları benzerdir.بمعنى أخر, فإن الضلع الاسفل في كلا المثلثين متطابق
Biri daha gidince, geriye 3 olasılık kalır. Bir diğer deyişle, bunun kısa yolu,Hoe ik het onthoud is dat als je de eerste k termen
Biriyle birlikte olma ihtiyacı... Şöyle bir söz var, bir deyiş. İnsanlar diyor ki:la necesidad de estar con alguien, solemos decir que, hay un dicho, la gente dice,
Biz büyürken, bir tür - bilmiyorum öyle mi - deyiş vardı; büyüdüğüm yerde.Cuando estábamos creciendo, era un poco como, no sé si es... un dicho, de donde yo crecí.
Biz büyürken, bir tür - bilmiyorum öyle mi - deyiş vardı; büyüdüğüm yerde.Když jsme vyrůstali, bylo to něco jako, nevím jestli je to... rčení, tam, kde jsem vyrostl.
Borcum yok, öz kaynak, başka bir deyişe özsermaye ise 250,000 $.A řeknu, že mám jen vlastní jmění, mám 250 000 dolarů.
Borcum yok, öz kaynak, başka bir deyişe özsermaye ise 250,000 $.Et je vais juste dire j'ai l'équité, j'ai 250 000 $.
Borcum yok, öz kaynak, başka bir deyişe özsermaye ise 250,000 $.I mam sam kapitał własny, mam $250 000.
Borcum yok, öz kaynak, başka bir deyişe özsermaye ise 250,000 $.Ja sanonpa ainoastaan että onhan minulla omaa pääomaa, minulla on 250.000 dollaria.
Borcum yok, öz kaynak, başka bir deyişe özsermaye ise 250,000 $.Απλά θα πω ότι έχω ιδία κεφάλαια $250,000.
Borcum yok, öz kaynak, başka bir deyişe özsermaye ise 250,000 $.Я сказав, що маю капітал, я маю 250,000 доларів.
Borcum yok, öz kaynak, başka bir deyişe özsermaye ise 250,000 $.今、資本は、今あなたに多くの意味を持たない場合もあります。
Böylece 1000'in %60'ı çarpı 0.6 başka bir deyişle 600'ün %60'ı bu da, 360 dolar eder.그 금액은 이 금액의(1000*60%)의 60%가 될거구요 소수로 하죠, 0.6 곱하기 이건데 이것은 0.6 곱하기
Bu birim matris ya da diğer bir deyişle azaltılmış satır basamak formu oldu.Esto se convirtió en la matriz identidad, o en forma escalonada reducida.
Bu birim matris ya da diğer bir deyişle azaltılmış satır basamak formu oldu.지금까지 왼손 편의 많은 연산을 했습니다.
Bu birim matris ya da diğer bir deyişle azaltılmış satır basamak formu oldu.Tutaj otrzymaliśmy macierz jednostkową, albo macierz schodkową zredukowaną.
Bu birim matris ya da diğer bir deyişle azaltılmış satır basamak formu oldu.هذه تصبح مصفوفة الوحدة، او صورة درجة الصف المنخفض
Bu dediğimiz şey elektrik potansiyeli, ya da başka bir deyişle elektrik gerilimi.A elektrický potenciál je pouze dalším způsobem, jak pojmenovat napětí.
Bu dediğimiz şey elektrik potansiyeli, ya da başka bir deyişle elektrik gerilimi.그리고 이 전위는 결국 전압을 말하는 다른 방법이고, 단위는 volt 이므로-
Bu dediğimiz şey elektrik potansiyeli, ya da başka bir deyişle elektrik gerilimi.ההפרש בפוטנציל החשמלי בין שתי נקודות, נקרא מתח, ויחידת המטח היא הוולט.
Bu erkeklerin gerçek olup olmadığını tekrar seviyorum bu deyişleri biridir.Detta är en av de uttalanden som män älskar att upprepa om de är sanna eller inte.
Bu erkeklerin gerçek olup olmadığını tekrar seviyorum bu deyişleri biridir.Dette er en af disse ordsprog, som mænd elsker at gentage, om de er sande eller ej.
Bu erkeklerin gerçek olup olmadığını tekrar seviyorum bu deyişleri biridir.Dies ist eines jener Worte, die Männer lieben es, zu wiederholen, ob sie wahr sind oder nicht.
Bu erkeklerin gerçek olup olmadığını tekrar seviyorum bu deyişleri biridir.이것은 남자들이 사실 여부 반복 사랑하는 사람 sayings 중 하나입니다.
Bu erkeklerin gerçek olup olmadığını tekrar seviyorum bu deyişleri biridir.Tämä on yksi niistä sanontoja, jotka rakastavat toistaa ovatko ne totta vai ei.
Bu erkeklerin gerçek olup olmadığını tekrar seviyorum bu deyişleri biridir.To je jeden z těch výroků, které lidé rádi opakují, zda jsou pravdivé nebo ne.
Bu erkeklerin gerçek olup olmadığını tekrar seviyorum bu deyişleri biridir.To je jeden z tých výrokov, ktoré ľudia radi opakujú, či sú pravdivé alebo nie.
Bu erkeklerin gerçek olup olmadığını tekrar seviyorum bu deyişleri biridir.Αυτό είναι ένα από αυτά τα λόγια που οι άνδρες αγαπούν να επαναλάβετε το αν είναι αλήθεια ή όχι.
Bu erkeklerin gerçek olup olmadığını tekrar seviyorum bu deyişleri biridir.זו אחת מאותן אמרות אשר גברים אוהבים לחזור אם הם נכונים או לא.
Bu erkeklerin gerçek olup olmadığını tekrar seviyorum bu deyişleri biridir.هذا هو واحد من تلك الأقوال فيها الرجال يحبون أن أكرر ما إذا كانت صحيحة أم لا.
Bu erkeklerin gerçek olup olmadığını tekrar seviyorum bu deyişleri biridir.このようなことわざは、それ自体は難しく成長し、加齢に伴って、よりしっかりと付着し、そしてそれはでしょう
Bu iste -- baska bir deyisle, biz hic O-H kullanmadik-- hic onu S-H sanmadik, tamam mi?Asta este - cu alte cuvinte, niciodată O-H -- nu îl confundăm niciodată cu S-H, ok?
Bu iste -- baska bir deyisle, biz hic O-H kullanmadik-- hic onu S-H sanmadik, tamam mi?Das heißt -- mit anderen Worten, wir bekommen nie O-H -- wir verwechseln es nie mit einer S-H-Verbindung, OK?
Bu iste -- baska bir deyisle, biz hic O-H kullanmadik-- hic onu S-H sanmadik, tamam mi?Ecco perché in altra parole, non abbiamo mai l'O-H -- non lo confondiamo mai con un S-H, d'accordo?
Bu iste -- baska bir deyisle, biz hic O-H kullanmadik-- hic onu S-H sanmadik, tamam mi?En d'autre termes, on n'obtient jamais le O-H, on ne le méprend jamais pour un S-H.
Bu iste -- baska bir deyisle, biz hic O-H kullanmadik-- hic onu S-H sanmadik, tamam mi?Esto es --en otras palabras, nunca pensamos que el O-H -- nunca lo confundimos con un S-H, ¿de acuerdo?
Bu iste -- baska bir deyisle, biz hic O-H kullanmadik-- hic onu S-H sanmadik, tamam mi?Innymi słowy, grupy O-H nie da się pomylić z grupą S-H.
Bu iste -- baska bir deyisle, biz hic O-H kullanmadik-- hic onu S-H sanmadik, tamam mi?Más szóval, nem érezzük az O-H szagát, de sosem tévesztenénk össze az S-H-val.
Bu iste -- baska bir deyisle, biz hic O-H kullanmadik-- hic onu S-H sanmadik, tamam mi?Nói cách khác, chúng ta không bao giờ có nhóm chức O-H chúng ta không bao giờ nhầm nó với S-H, đúng không?
Bu iste -- baska bir deyisle, biz hic O-H kullanmadik-- hic onu S-H sanmadik, tamam mi?화학의 용어로 설명하자면, 우리는 절대로 O-H 결합을, S-H 결합과 착각하지 않는다는거죠. 그렇죠?
Bu iste -- baska bir deyisle, biz hic O-H kullanmadik-- hic onu S-H sanmadik, tamam mi?We kunnen met andere woorden nooit de O-H per ongeluk voor een S-H aanzien.
Bu iste -- baska bir deyisle, biz hic O-H kullanmadik-- hic onu S-H sanmadik, tamam mi?Με άλλα λόγια, ποτέ δεν μπερδεύουμε την -όλη με τη -διόλη, εντάξει;
Bu iste -- baska bir deyisle, biz hic O-H kullanmadik-- hic onu S-H sanmadik, tamam mi?Другими словами, мы не имеем дело с O-H — мы не должны его путать S-H, согласны?
Bu iste -- baska bir deyisle, biz hic O-H kullanmadik-- hic onu S-H sanmadik, tamam mi?Това е... с други думи, никога не вземаме О-Н... никога не го бъркаме със S-H, нали?
Bu iste -- baska bir deyisle, biz hic O-H kullanmadik-- hic onu S-H sanmadik, tamam mi?זה -- במילים אחרות, אנחנו לא נחשוב שה O-H [חמצן-מימן]-- לעולם לא נבלבל בינו לבין S-H [גפרית-מימן], בסדר?
Bu iste -- baska bir deyisle, biz hic O-H kullanmadik-- hic onu S-H sanmadik, tamam mi?هذا -- بمعنى اخر ليس به جزيئ الهيدروكسد -- و نحن لا نضع مكانه ابدا جزيء كبريتيد، أوكي؟
Bu iste -- baska bir deyisle, biz hic O-H kullanmadik-- hic onu S-H sanmadik, tamam mi?あり得ないということです どのような濃度でも たとえ混じりけがなくても
Bu kenarlar birbirine dik, başka bir deyişle aralarındaki açı 90 derece, yani dik açı. .이 두 변은 수직이에요. 즉, 두 변 사이의 각도가 90도인 직각이라는 것이죠. 피타고라스의 정리는 우리가
Bu kenarlar birbirine dik, başka bir deyişle aralarındaki açı 90 derece, yani dik açı. .90°となり,直角となります。 ピタゴラスの定理は, 直角三角形において成り立ちます。ここにかきましょう。
Bu kenarlar birbirine dik, başka bir deyişle aralarındaki açı 90 derece, yani dik açı. .De 2 sider står vinkelret på hinanden, og vinklen mellem dem er 90 grader.
Bu kenarlar birbirine dik, başka bir deyişle aralarındaki açı 90 derece, yani dik açı. .To te proste są prostopadłe, a kąt między nimi ma 90 stopni, i jest to kąt prosty.
Bu kenarlar birbirine dik, başka bir deyişle aralarındaki açı 90 derece, yani dik açı. .Тези страни са перпендикулярни, тоест ъгълът между тях е 90 градуса - това е прав ъгъл.
Bu kenarlar birbirine dik, başka bir deyişle aralarındaki açı 90 derece, yani dik açı. .הצד הזה הוא מאונך, או הזווית ביניהם היא 90 מעלות , או שזה זווית ישרה. משפט פיתגורס אומר בעצם שכשאנחנו מתעסקים
Bu korkunç bir deyişle, onun gibi bal damlatılmaktadır.Aceste cuvinte înfricoşătoare se prelingea din miere place de ea.
Bu korkunç bir deyişle, onun gibi bal damlatılmaktadır.Ces mots affreux coula hors de son miel comme.
Bu korkunç bir deyişle, onun gibi bal damlatılmaktadır.Dessa hemska ord sipprade ut ur henne som honung.