Bir başka deyişle sabit hızlı hareket.一定の速度でだ。
Bir başka deyişle, sahip oldukları farklılıklar, ortak insanlıklarından önce geliyordu.Anders gezegd, zij dachten dat hun verschillen belangrijker waren dan hun gedeelde menselijkheid.
Bir başka deyişle, sahip oldukları farklılıklar, ortak insanlıklarından önce geliyordu.Autrement dit, ils croyaient que leurs différences étaient plus importantes que leur humanité commune.
Bir başka deyişle, sahip oldukları farklılıklar, ortak insanlıklarından önce geliyordu.Cu alte cuvinte, ei au considerat diferenţele dintre ei mai importante decât omenia lor comună.
Bir başka deyişle, sahip oldukları farklılıklar, ortak insanlıklarından önce geliyordu.En otras palabras, consideraron que sus diferencias eran más importantes que el hecho de ser seres humanos.
Bir başka deyişle, sahip oldukları farklılıklar, ortak insanlıklarından önce geliyordu.Họ xem sự khác biệt giữa họ với những người khác quan trọng hơn cả nhân loại.
Bir başka deyişle, sahip oldukları farklılıklar, ortak insanlıklarından önce geliyordu.In altre parole, pensavano che le loro differenze fossero più importanti della loro umanità comune.
Bir başka deyişle, sahip oldukları farklılıklar, ortak insanlıklarından önce geliyordu.Innymi słowy byli oni przekonani, iż ich różnice są ważniejsze niż człowieczeństwo.
Bir başka deyişle, sahip oldukları farklılıklar, ortak insanlıklarından önce geliyordu.즉, 그들은 그들의 차이점들이 그들 공통적 인간성보다 더 중요했다는 거지요.
Bir başka deyişle, sahip oldukları farklılıklar, ortak insanlıklarından önce geliyordu.Mit anderen Worten, sie glaubten, dass ihre Unterschiede wichtiger waren als ihre gemeinsame Menschlichkeit.
Bir başka deyişle, sahip oldukları farklılıklar, ortak insanlıklarından önce geliyordu.Με άλλα λόγια, είδαν ότι οι διαφορές τους ήταν πιο σημαντικές από την κοινή ανθρωπιά τους.
Bir başka deyişle, sahip oldukları farklılıklar, ortak insanlıklarından önce geliyordu.Иначе говоря, они посчитали свои отличия более весомыми, чем их общечеловеческие качества.
Bir başka deyişle, sahip oldukları farklılıklar, ortak insanlıklarından önce geliyordu.Іншими словами, вони вважали, що відмінності між ними важливіші за людську спільноту.
Bir başka deyişle, sahip oldukları farklılıklar, ortak insanlıklarından önce geliyordu.С други думи, те мислеха, че различията им са по-важни от общата им човечност.
Bir başka deyişle, sahip oldukları farklılıklar, ortak insanlıklarından önce geliyordu.במילים אחרות, הם חשבו שההבדלים חשובים יותר מאשר מהאנושיות.
Bir başka deyişle, sahip oldukları farklılıklar, ortak insanlıklarından önce geliyordu.بكلمات أخرى، لقد أعتقدوا أن إختلافاتهم ستكون أكثر أهمية من إنسانيتهم المشتركة.
Bir başka deyişle, sahip oldukları farklılıklar, ortak insanlıklarından önce geliyordu.共通する人間性よりも大切だと考えたのです これは21世紀における人類の支配的な心理的病いです
Bir başka deyişle, şimdi olduğu gibi her gün yeni 1000 arabayı yollara koyarsanız,다른 말로 하자면, 도로에 매일 1000대의 새로운 차가 나온다는 것이지요. 통계적으로
Bir başka deyişle, şimdi olduğu gibi her gün yeni 1000 arabayı yollara koyarsanız,Με άλλα λόγια, αν βάλουμε στους δρόμους, όπως συμβαίνει σήμερα, 1.000 νέα αυτοκίνητα κάθε μέρα
Bir başka deyişle, şimdi olduğu gibi her gün yeni 1000 arabayı yollara koyarsanız,כלומר, אם מעלים על הכביש, כפי שזה היום, 1,000 מכוניות חדשות מידי יום--
Bir başka deyişle, şimdi olduğu gibi her gün yeni 1000 arabayı yollara koyarsanız,بعبارة أخرى، إذا وضعت في هذه الطرق، كما يحدث في الوقت الحالي، فهناك 1.000 سيارة جديدة كل يوم --
Bir başka deyişle, şimdi olduğu gibi her gün yeni 1000 arabayı yollara koyarsanız,これは実際に起きていることで 統計を見ても 世界で最も成長中の 自動車マーケットです--
Bir başka deyişle, su can damarımızdır.En otras palabras, el agua es el alma.
Bir başka deyişle, su can damarımızdır.어디에 있느냐에 따라
Bir başka deyişle, su can damarımızdır.Met andere woorden: water is het levensbloed.
Bir başka deyişle, su can damarımızdır.Por outras palavras, a água é o sangue da vida.
Bir başka deyişle, su can damarımızdır.Wielkiego Kanału, poprawiającego turystykę, warunki siedliskowe, odsalanie, rolnictwo.
Bir başka deyişle, su can damarımızdır.Великого канала, в отношении туристов, поселений, опреснения, сельского хозяйства?
Bir başka deyişle, su can damarımızdır.של הגראנד קנאל,
Bir başka deyişle, su can damarımızdır.في القناة الكبرى،
Bir başka deyişle, su can damarımızdır.どこに住む人にも価値を産むものだったらどうでしょう
Bir başka deyişle,üzerine etki eden kuvvetler dengelenmiş kuvvetler ise, o cisim yavaşlamaz.Een bewegend object hoeft niet te vertragen, tenzij er een resultante krach top werkt.
Bir başka deyişle,üzerine etki eden kuvvetler dengelenmiş kuvvetler ise, o cisim yavaşlamaz.Не е необходимо движещ се обект да забави скоростта си, освен ако върху него не действа неуравновесена сила.
Bir başka deyişle,üzerine etki eden kuvvetler dengelenmiş kuvvetler ise, o cisim yavaşlamaz.אלא אם יפעל עליו כוח לא מאוזן.
Bir başka deyişle,üzerine etki eden kuvvetler dengelenmiş kuvvetler ise, o cisim yavaşlamaz., مالم توثر عليه بقوة غير متزنه .
Bir deyiş şöyle diyor, 'Her erkeğin arkasında, mükemmel, ilham verici bir kadın bulunur.'Er is uitgevonden, wat zegt, achter ieder groots man staat een groots en inspirerende vrouw.
Bir deyiş şöyle diyor, 'Her erkeğin arkasında, mükemmel, ilham verici bir kadın bulunur.'Hay un proverbio que dice: 'Detrás de cada hombre, allí se encuentra una mujer grande e inspiradora'.
Bir deyiş şöyle diyor, 'Her erkeğin arkasında, mükemmel, ilham verici bir kadın bulunur.'Il y a un proverbe qui dit : 'Derrière chaque homme, se trouve une femme importante, source d'inspiration.'
Bir deyiş şöyle diyor, 'Her erkeğin arkasında, mükemmel, ilham verici bir kadın bulunur.'Je tu přísloví, které praví: "Za každým mužem stojí báječná, inspirující žena."
Bir deyiş şöyle diyor, 'Her erkeğin arkasında, mükemmel, ilham verici bir kadın bulunur.'Van egy közmondás, amely azt mondja, minden férfi mögött ott áll egy nagyszerű, inspiráló nő.
Bir deyiş var:C'e' un detto:
Bir deyiş var:Hay un dicho:
Bir deyiş var:Il y a un dicton :
Bir deyiş var:Van egy mondás:
Bir diğer deyişle, bunun bir sonraki nesil olduğunu düşünüyorum.Cela signifie -- en d'autres termes, la prochaine génération.
Bir diğer deyişle, bunun bir sonraki nesil olduğunu düşünüyorum.E io credo che quella sia, in altre parole, la prossima generazione.
Bir diğer deyişle, bunun bir sonraki nesil olduğunu düşünüyorum.Myślę, ujmując innymi słowami, o całej generacji.
Bir diğer deyişle, bunun bir sonraki nesil olduğunu düşünüyorum.Y creo que eso es -- en otras palabras, la próxima generación.
Bir diğer deyişle, bunun bir sonraki nesil olduğunu düşünüyorum.С други думи, това е следващото поколение.
Bir diğer deyişle, bunun bir sonraki nesil olduğunu düşünüyorum.おそらく皆さんも同意見でしょう
Bir diğer deyişle, bunun kısa yolu,그러면 저는 그저 앞의... 음...
Bir diğer deyişle, bunun kısa yolu, "n" faktöriyelin, ilk "k" adet çarpanını hesaplamaktır.A když už je tady jedna věc, pak zbývají 4 možnosti a pak zbývají 3 možnosti. -
Bir diğer deyişle, bunun kısa yolu, "n" faktöriyelin, ilk "k" adet çarpanını hesaplamaktır.A maneira que eu penso nisso eu levo os primeiros k termos do n fatorial.
Bir diğer deyişle, bunun kısa yolu, "n" faktöriyelin, ilk "k" adet çarpanını hesaplamaktır.Staram się myśleć o tym jako o braniu pierwszych k czynników z n silnia.
Bir diğer deyişle, bunun kısa yolu, "n" faktöriyelin, ilk "k" adet çarpanını hesaplamaktır.И я вычисляю таким способом: беру первые k элементов от n факториала.
Bir diğer deyişle, bu veriler bu organizmaları evcilleştirebileceğimizi gösteriyor.Cu alte cuvinte, aceasta sugereaza ca am putea domestici aceste organisme
Bir diğer deyişle, bu veriler bu organizmaları evcilleştirebileceğimizi gösteriyor.En d'autres termes, cela suggère que nous pourrions domestiquer ces organismes.
Bir diğer deyişle, bu veriler bu organizmaları evcilleştirebileceğimizi gösteriyor.En otras palabras, esto sugiere que podríamos domesticar a estos organismos.
Bir diğer deyişle, bu veriler bu organizmaları evcilleştirebileceğimizi gösteriyor.In altre parole suggerisce che potremmo addomesticare questi organismi.
Bir diğer deyişle, bu veriler bu organizmaları evcilleştirebileceğimizi gösteriyor.Innymi słowy, to sugeruje, że możemy udomowić te organizmy.